Serinin son bölümünde Can Yücel ve Edip Cansever, Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek arasındaki edebi tutum, fikir ve anlaşmazlıkları inceledik.

Can Yücel ve Edip Cansever

Aynı dönemin şairleri olan Can Yücel ve Edip Cansever, Can Yücel’in eşi Güler Hanım'a göre yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki çok yakın arkadaş hatta dostmuş. Yine Güler Hanımın dediğine göre, Can Yücel’in Edip Cansever ile ilginç anıları varmış. Edip Cansever evlerine sık sık gelir onlara yemekler hazırlarmış. Bu iki dost aynı masanın etrafında bazen yemeklerini paylaşır bazen de yeni kitapları için fikirlerini tartışırmış. Tabi bu her zaman iyi sonuçlar doğurmamış ve günlerden bir gün araları kısa süreliğine de olsa açılmış.

Tartışma Nasıl Başladı?

Bir gün Can Yücel evine dönmek isterken vapuru kaçırınca Edip Cansever’in Bebek'teki evinde geceyi geçiriyor. Bu sırada da Edip Cansever yeni kitabı Yerçekimli Karanfil'i tamamlamakla meşgul. Fikirlerini önemsediği yakın dostu Can Yücel’e kitabın ilk kopyasını gösteriyor. Can Yücel de kitabın orası fazla burası fazla diyerek kitabın tamamını çiziyor. Edip Cansever Can Yücel’in bu hareketini yersiz bulup sinirle onu evinden gönderiyor. Bir süre görüşmüyorlar.

Tartışma Nasıl Devam Etti?

Diğer şair atışmalarına nazaran bu ikili arasında birbirlerine laf atmalar, hakkında sözler yayınlamalar gibi durumlar olmamıştır. Güler Yücel anlatıyor ki, günlerden bir gün Beyoğlu'nda karşılaşıyorlar. Güler Hanım Edip Cansever’i masalarına davet ediyor. Edip Cansever halen kızgın olmalı ki “Ben o herifin yanında oturmam” diyerek çıkışıyor Can Yücel’i kastederek. Eşi Güler Hanım onların küslüğünü bitirmek için devreye giriyor ve ekliyor, “Sen kimseye kızamazsın, senin soyadın Cansever.” Deyince gülüp barışıyorlar, Böylece bu dostluk Edip Cansever’in ölümüne dek sürüyor. Güler Yücel’in bir diğer sözü de şu oluyor,Can bir Nazım ölünce sabaha kadar ağladı bir de Edip ölünce...”

Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek

Nazım Hikmet ve Necip Fazıl da diğer şairlerimizden ayrı tarafta değillerdir. Onların da arasındaki husumet öncesi dost olduklarını biliyoruz. Kendileri aynı okulda, aynı sıralarda okumuştur. O zamanlar da fikirleri birbirinden ayrı değildi. Ne de olsa aynı öğretmenlerden aynı dersleri görmüşlerdi. Dost diyebileceğimiz bu ikili ,Nazım Hikmet ilk kez parmaklıların ardına girdiğinde kendini gösterdi. Necip Fazıl Nazım Hikmet’i ziyarete geldi ve kavgasının arkasında durduğu için de kendisini takdir etmişti. Nazım Hikmet ile Necip Fazılın okul yıllarından gelen kıskançlığı ileride birbirlerine tahammül edemeyecek noktaya gelecektir. 

Tartışma Nasıl Başladı?

Necip Fazılın dine yönelimi ve mistik şiire artan ilgisini Nazım Hikmet’in pek hoş karşılamadığını söyleyebiliriz. Nazım Hikmet’in ilk atağı, Resimli Ay dergisinde başlattığı “Putları Yıkıyoruz” kampanyasında eski dostunu hedef almasıyla oldu. Nazım Hikmet, Necip Fazıl için “Sen, eskinin yenisisin ve en iyisin ama eskisin.” diyerek onu satırlarıyla vurunca, Necip Fazıl da onun için şunları demiştir. “Yeni olmayı, yeninin en gerisi olmayı, eskinin en iyisi olmaya tercih ederim.”

Tartışma Nasıl Devam Etti?

Necip Fazıl’ın Büyük Doğu Hareketi’nin önderlerinden biri olmasıyla yazdığı her şey büyük ilgi görüyordu. Tam bu dönemde Nazım Hikmet, Necip Fazıl’ı iktidar yalakası olmakla suçlayarak tartışmanın harlanmasına sebebiyet verdi. Onun için "Cebin para para olacaksa da ruhun pare pare olmasın." sözleriyle önce Nazım Hikmet’in Necip Fazıl'a iktidarla ilgili öğütlerin olduğu bir mektup yazması daha sonra da yazdığı en iyi şiirlerin Paris'te sarhoşken yazdığı şiirler olduğunu söylemesiyle tartışma ileri bir noktaya dayandı. Necip Fazıl’ın daha önceki yazılarına hakaret eden Nazım Hikmet bu mektubu o dönemin en çok satılan alınan ve okunan Varlık dergisinde yayınlatması Necip Fazıl’ı çileden çıkarmıştır. Necip Fazıl da öfkesini dile getirmek için rakibinin yöntemini kullanarak bir mektup kaleme alıyor.

Nazım Hikmet’in Necip Fazıl’a mektubu:

Sonuca doğru:

Can Yücel ve Edip Cansever arasındaki tatlı dost atışmasının yine dost masasında son bulmasından sonra okuduğunuz Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek kavgası Nazım Hikmet öldükten sonra da Necip Fazıl’ın Nazım Hikmet'i sık sık kötü andığı aleyhinde yazılar yazdığı ondan kıskançlık ve nefretle bahsettiğini söyleyebiliriz.

Şair atışmaları serimizin son yazısında toparlayacak olursak bu isimlerin edebiyatımız için ayrı ayrı değerli isimler olduğunu ve bir karşılaştırmanın mümkün olmayacağını söyleyebiliriz. Her biri kendi aralarında kutuplaşmaya uğramadan değerlendirilmeli ve okunmalıdır.

Necip Fazıl’ın Nazım Hikmet'ecevap verdiği mektubun bir kısmı:

Kaynakça:

https://www.insanokur.org/can-yucelin-esi-can-bir-nazim-olunce-sabaha-kadar-agladi-bir-de-edip-olunce/

https://www.mektup.gen.tr/iki-unlu-sairin-kavgasi-nazim-hikmet-ve-necip-fazil/


BENZER YAZILAR

Honoré de Balzac: Avrupa Edebiyatı'nın Realizm Kurucusu

Akli dengesini kaybetme noktasından, bir dünya klasiği yazarı haline gelen dahi yazar Balzac ve taşradan Paris'e uzanan biyografisi.


Paylaş