Keyifle izleyeceğinizi düşündüğümüz 5 Gain içerik önerisi.

1- İstanbul Hesabı

Ahmet Mümtaz Taylan’ın İstanbul’un dört bir yanını dolaştığı İstanbul Hesabı bir Gain Medya özel içeriği. Programın konsepti kısıtlı bütçeyle İstanbul gezisinden maksimum verimi alabilmek. 15-20 dakikalık her bir bölümde Ahmet Mümtaz Taylan yalnızca 50 TL ile İstanbul’un farklı semtlerine konuk oluyor, mahalle esnafıyla sohbet ediyor. Gittiği yerlerdeki popüler mekanların aksine en yerel lezzetleri tadıyor. Biz de aslında bunların “en lezzetli” olduğunu hatırlıyoruz.

İlk bölüm 27 Aralık 2020’de yayınlandı. Son bölüm ise 15 Nisan 2021’de yayına girdi. Bu tarih itibariyle de programa ait 15 bölüm bulunuyor. Taylan şu ana kadar; Arnavutköy, Cihangir- Şişhane, Kilyol, Kuzguncuk, Balat, Moda, Samatya, Karaköy, Kireçburnu, Eminönü, Çengelköy, Yeldeğirmeni, Galata, Caddebostan ve Sarıyer’i gezdi. O gezdikçe pandemiyle birlikte çok özlediğimiz güzergahlara hasretimiz bir nebze de olsa azaldı. Bize az bütçenin güzel hatıralar yaratmaya ve yeni yerler keşfetmeye engel olmadığını, yayan gezmenin özgürlüğünü, gözümüzün önündeki tarihi, cevheri tekrar tekrar hatırlattı.

Taylan bir bölümde Beşiktaş’tan vapura atlıyor karşı kıyıya, Üsküdar’a geçiyor. Üsküdar’dan Kuzguncuk’a gitmek için hangi otobüse binmemiz gerektiğini söylüyor. Sonra atlıyor bir otobüse ve bizi Kuzguncuk’un rengarenk sokaklarına ışınlıyor. Bir başka videoda Cihangir’de sık sık kahvaltısını yaptığı pastaneyi tanıtıyor.


Programın yapımcılığını BBO Yapım Mahperi Uçar ve Şafak Bakkalbaşıoğlu üstlenmiş. İstanbul’u bu kadar özlemişken ve her gün geçtiğimiz yollarda bile hala keşfedilmemiş onca şey varken bundan daha güzel bir konsept ve zamanlama olamazdı diye düşünüyoruz.

2- Metot

Tiyatro severler Metot’u hatırlayacaktır. Oyunu İspanyol Jordi Galceran’ın 2003’de kaleme aldı. Yakın zamanda 200. kez sahnelenen oyun Semaver Kumpanya topluluğu tarafından kapalı gişe oynanıyor. Gain’de yayınlanan 4 bölümlük mini dizi ise tiyatro oyununun dizi formatına getirilmiş versiyonu. Dizi oyuncuları tiyatro kadrosuyla aynı. Başrolde Mustafa Kırantepe, Sarp Aydınoğlu, Serkan Keskin, Şebnem Hassanisoughi yer alıyor. Dizi aynı zamanda Serkan Keskin’in yönetmeliğinde çekiliyor. Bu Keskin’in ilk dizi yönetmenliği.

Dizinin psikolojik gerilim türünde ve bu tarz içerikleri sevenleri asla pişman etmeyecek bir konusu var. Dizi bir şirketin toplantı odasında geçiyor. Popüler bir firmada bir yönetici pozisyonu için bir dizi mülakata girmiş dört aday, İnsan Kaynakları ile yapacakları son mülakat aşamasında karşılaşırlar. İşe alınmak için kıyasıya bir rekabete girişen bu dört aday zorlu bir sınavdan geçerler. Hırsla bezenmiş insan psikolojisinin derinliklerini gün yüzüne çıkartıyor ve kurumsal hayatın zorluklarına değiniyor.

3- İstanbul Apartmanları

19. yüzyılda ahşap, az katlı İstanbul evlerinin yerini çok katlı, Batılı stilde inşa edilmiş apartmanlar almaya başladı. Bu apartmanlar aynı zamanda Batılı ve modern yaşam stilinin bir göstergesiydi. İstanbul Apartmanları Gain belgeseli İstanbul’un eski yerleşim yerleri olan Galata, Beyoğlu, Şişli ve Kadıköy’de 1800’lü yıllarda inşa edilmeye başlanan apartmanların ve ev sahiplerinin hikayelerini konu alıyor. Belgeselde şu ana kadar; St Antuan Kilisesi, Barnathan, Cordova, Gümüşsu Palas, Yeni Hayat, Hamson, Camondo, Papadopulos, Narmanlı, Deniz Palas, Apelyan ve Mısır Apartmanları işlendi.

Belgeselin yapımcılığını ve proje yürütücülüğünü Gazeteci-Yapımcı Rabia Çelik, danışmanlığı Mimar Seda Özen Bilgili yapıyor. Seda Özen Bilgili’yi bir çoğumuz Twitter hesabından attığı, rölöve/restorasyon projelerini hazırladığı Arifpaşa, Teşvikiye Narmanlı, Zenovitch, Bava, Papazyan, Barnathan, Yeni Hayat ve Doğan Apartmanı ile ilgili bilgilendirici tweet’leriyle tanıyoruz. Bu proje sırasında topladığı bilgiler ışığında bu belgesel ortaya çıkmış. Tahmin ediyoruz ki Seda Özen Bilgili’nin rölöve ve restorasyon projelerini hazırladığı ve henüz belgeselde yayınlanmayan apartmanlar gelecek bölümlere konu olacak.

4- Vedat Milor ile En İyisi

Vedat Milor’un Twitter hesabından yayınladığı anketlerini heyecanla merak ediyoruz. Hatta çoğu zaman zor sorular karşısında kendimizi kararsız hissediyoruz. 29 Aralık 2020’de Vedat Milor "Coğrafyadan coğrafyaya; nesilden nesile aktarılan ve yemek kültürümüzün en önemli hazinelerinden biri: Pastırma. Peki bugün gelinen noktada yaptıkları pastırmaların lezzetiyle sizce hangi ilimiz diğerine kıyasla daha öne çıkıyor?" notuyla yine Twitter hesabından bir anket yayınladı. Anket Kayseri ve Kastamonu pastırmaları arasında bir tercih yapmamızı istiyordu. Anketi % 54.8 oyla Kayseri pastırması kazandı. Ancak bu anketin diğerlerinden farklı bir özelliği vardı. Çünkü bu Gain’de yayınlanan Vedat Milor ile En İyisi programının habercisiydi.

31 Aralık 2020’de ilk bölümü yayınlanan programda da Milor’un pastırma anketi işlenmişti. 10-15 dakikalık mini videolarla yayınlanan programın konsepti Vedat Milor’un anketlerinden esinlenerek hazırlanmış. Her bir bölümün konusu yine gastronomi tutkunlarını ikiye bölecek nitelikte. Konular arasında Çaykahve mi? Sütlaç mı baklava mı? Pide mi pizza mı? Burgerdöner mi? gibi tercih gerektiren öznel sorular ele alınmış. Öncesinde Vedat Milor Twitter’dan gelecek bölümün konusunu anket olarak yayınlıyor. Sonrasında videoda işin ehli ustalar/şefler kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili yorumlar yapıp bilgi veriyorlar. Bölümlerin sonunda da Vedat Milor’un Twitter’dan yayınladığı anketlerin sonucu paylaşılıyor ve Milor da sorduğu soruyla ilgili şahsi tercihini açıklıyor.

Fakat her zaman sosyal medyada ankete katılanlarla Milor’un tercihleri aynı olmuyor. Örneğin “Çay mı kahve mi?” adlı içerikte anket sonucunda çoğunluk tercihini çaydan yana kullansa da Milor kendini “kahveci” olarak adlandırıyor.

5- @Türkiye

Anadolu birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafya. Her bir şehir keşfedilmeyi bekleyen bir cevher ve gelecek nesillere aktarılacak birer miras. @Türkiye belgeseli bizi bu miraslarla buluşturuyor. Her bölümlerin konusunda Türkiye’nin doğal, kültürel, ve tarihi eserleri, arkeolojik bulguları var. Mini videolar şeklinde yayınlanıyor. Anadolu daha iyi anlamak, keşfetmek için çok güzel bir fırsat.


BENZER YAZILAR

Pandemi Sonrası Sinema Salonlarının Geleceği

Yaklaşık bir yıldır dünyanın pek çok yerinde sinema salonlarının kapalı olması, film festivallerinin iptal edilmesi, stüdyoların filmlerin yayın tarihlerini ertelemesi sinemayı nasıl etkiledi?

Oh Captain! My Captain! Dead Poets Society Film İncelemesi

Türkçeye "Ölü Ozanlar Derneği" olarak çevrilen, verdiği öğretiler ile eğitimin sadece akademik bilgilerden oluşmadığını gösteren ve kendi sesimizi bulmamızda yardımcı olacak filmin eleştirisi


Paylaş