Sizleri aşk ve müziğin büyülü evrenine davet ediyoruz.

Gözlerinizi kapatın ve romantik bir an düşünün. Bu romantik ana eşlik eden bir şarkı oldu değil mi? İşte La La Land aşkı müzikle birleştirerek sizi büyüleyebilecek bir film.

Gerçeğe En Yakın Müzikallerden Biri

La La Land için bunu demek mümkün gibi. Müzikaller insana hayal kurmanın güzelliğini hissettirir diyebilir miyiz? Bir müzikal izlerken ait olduğun dünyandan uzaklaşır, şarkıların içinde kaybolursun. Bir bulut üzerinde hayallerinin arasında gezerken ritimler etrafta uçuşur. Müzikalleri de güzel yapan bu değil midir? Anlaşılan La La Land için öyle değil.

Size büyülü bir dünya açıyor ama gerçekdışı bir dünya değil bu. Trafikte sıkışıp kalmışken, yolda yürürken veya bir sinema salonunda şarkı söyleyip dans eden insanlar görüyorsunuz.

Bu dünya seyirciye çok yakın, kendi dünyası. Her gün içinde koşturduğu, ayaklarını zeminine vura vura yürüdüğü, nefes aldığı, kendisine ait bir yer, her zamanki fantastik dünya değil. Bu yüzden de seyiricisini elinden tutup filmin içine çekiyor adeta.

La La Land Fragmanı

La La Land'ı Diğer Fimlerden Ayıran Nedir?

İnsanların içgüdülerinden, en güzel duygularından besleniyor olması. 'Ne olursa olsun hayallerinin peşinden koşmak' ve 'sırılsıklam aşık olmak'. Bu iki duygu öyle iyi yansıtılmış ki; Aşık olmuş, aşık olmayı hayal etmiş, hayalleri olan herkesin kendinden bir parça görmesi sağlanmış.

Müzikal, dans, idealleri olan iki karakter, LA'da geçen bir aşk hikayesi ve hollywood. Tüm bu kavramlar ilk bakışta çok klişe değil mi? Elinize bir kalem alın ve Aşıklar Şehri'yle tüm klişelerin, önyargıların üzerine çizik atın. Bizden söylemesi.

İzlerken istemsiz gülümsemenizi, içinizdeki tatlı heyecanı, gözlerinizdeki ışıltıyı kabullenin ve bu anların tadını çıkarın. Aşk sizi öyle bir yakalayacak ki bir büyü içinde ritimlerle dans ediyor gibi hissedeceksiniz.

La La Land'de Aşkın Samimiyeti

La La Land'ı akılda kalıcı şarkıları, kıyafetleri veya etkisinden çıkamadığınız dans sahneleriyle bir müzikale sığdırmak pek mümkün değil. La La Land aşkı öyle şeffaf öyle samimi işlemiş ki 'İşte bu herkesin başına gelebilecek bir şey' düşüncesini uyandırıyor. Aşkı sadece gerçekdışı bir mutluluk olarak göstermiyor. Bir ilişki içerisinde olan tüm inişleri, çıkışları, çatışmaları, ağlamaları ve gerçek mutluluğu gösteriyor. Bir aşkın içinde nasıl büyünür? Bu sorunun cevabını seyirciye göstermeyi başarıyor. Hem de öyle naif gösteriyor ki herkes kendi hayatından bir parçayı bu aşkın içinde bulabiliyor.

La La Land'in Çıkış Hikayesi ve Oscar Adaylığı

Fikrin ortaya çıkışı yönetmen Damien Chazelle ve besteci Justin Hurwitz'in okul yıllarına dayanıyor. Fikir ilk düşünüldüğünde Justin filmin bestelerini yapacak Damien ise bestelere göre diyalogları yazacaktı.

Ancak fikir bir türlü gerçeğe dönüşemiyordu. Gerçeğe dönüşemedikçe fikrin üzerine ekleniyor ve geliştiriliyordu. Geliştikçe filmin çekilmesi imkansızlaştı çünkü ne Justin'in ne de Damien'in filmi çekmek için yeterli bir bütçesi yoktu. Ancak Damien Chazelle'in La La Land'den bir önceki filmi Whisplash büyük bir başarı yakalıyor ve yatırımcıların La La Land için 30 Milyon Dolar vermesine sebep oluyor.

La La Land, 14 dalda oscar ödülü adayı olmayı başarıyor. Bu konudaki rekoru Titanic ve All About Eve filmleriyle paylaşıyor. La La Land 6 dalda ödüle uzanmayı başarıyor ancak 'En İyi Film Ödülünü' kazanamıyor ve maalesef bu üç film arasında en iyi film ödülünü kazanamayan tek yapım olarak tarihe adını yazdırıyor.

La La Land Karakterleri

Mia

Trafiğin sıkışık olduğu bir günde hayatının aşkıyla karşılaşır ve hikayesi burada başlar. Birbirinden farklı olan özellikleri onları mıktanıs gibi birbirine çeker. Emma Stone'un hayat verdiği Mia karakteri sadece kesintisiz bir oyunculuk seçmesinde şansını denemek ister.

Sebastian

Ryan Gosling'in canlandırdığı Sebatian 21. yüzyıl insanlarının geleneksel jazz müziği umursamasını sağlamak için bir çaba içerisindedir. Hayatının aşkıyla tanıştığında onun da jazz müzikten pek hoşlanmadığını öğrenir ve maceraları işte tam burada başlar. 

 


BENZER YAZILAR

Biohackers: Ya Gerçekse?

Bilim, aşk, arkadaşlık ve ürkütücü gerçeklerle dolu bir dizi

Unorthodox: Geleneksel Olmayan

Topluma hapsolmuş bir kadının kendini bulma hikayesi.


Paylaş