Hollanda’nın işgali sırasında Nazilerden saklanan Anne Frank’ın hayatı, iki yıl boyunca saklandığı evi ve günlükleri.

Yazar: Kader Gün - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Hayatı

Anne (Anneliese) Frank, 1929 yılında Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdu. Kendisinden üç yaş büyük bir kız kardeşe sahipti. Anne’in dünyaya geldiği dönemde Almanya'da işsizlik yüksekti ve yoksulluk ağırdı. Adolf Hitler’in destekçilerinin her geçen gün arttığı zamanlardı. Yahudilere duyulan nefret ve kötü ekonomik koşullardan dolayı Anne'in ebeveynleri Otto ve Edith Frank Hollanda'ya  taşınmaya karar verdi. Frank ailesi 1933 ve 1939 yılları arasında Almanya'dan kaçan 300.000 Yahudi’den yalnızca birkaçıydı. Orada baba Otto Frank, pektin (reçel yapmak için kullanılan kıvam artırıcı bir madde) ticareti yapan bir şirket kurdu ve böylece Amsterdam’a yerleştiler.

1930'lardan Amsterdam-Merwedeplein konutlarını gösteren kartpostal (Frank ailesinin yaşadığı yer koyu bir çizgi ile sağ tarafta gösteriliyor).

Anne çok geçmeden dil öğrendi, yeni arkadaşlar edindi ve evinin yakınındaki Hollanda okuluna gitti. 1 Eylül 1939'da, Anne 10 yaşında iken, İkinci Dünya Savaşı başladı. Hemen ardından 10 Mayıs 1940'ta Naziler Hollanda'yı işgal etti. Naziler Yahudilerin hayatını zorlaştıran yasa ve yönetmelikler getirdiler. Yahudiler parkları, sinemaları veya sahibi Yahudi olmayan dükkanları ziyaret edemiyorlardı. Onların artık kendi işlerini yürütmesine izin verilmediğinden Otto Frank şirketini kaybetti. Tüm Yahudi çocuklar gibi Anne de Yahudi okullarına gitmek zorunda kaldı.

Anne ilkokulunun son yılında, 1940.

Nazilerin baskıları arttığında, iş çağrısı adı altındaki “çalışma kampları” gündeme geldi. Anne’in kız kardeşi Margot da çalışma kamplarına çağrıldı.  Ailesi bu çağrının iş hakkında olmadığına emindi ve bundan dolayı saklanmaya karar verdiler. 1942 yılının Temmuz ayında Otto Frank, Prinsengracht kanalı üzerinde bir işyerinin ek binasında saklanma yeri düzenlemeye başlamıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında arkadaşları olan üç kişilik Van Pels ailesi ve Fritz Pfeffer ile birlikte ekte bulunan gizli evde kalmaya başladılar. Bu sekiz kişi iki yıldan fazla bir süre burada saklandı. Bu süre zarfında onlara dışarıdan yiyecek, giyecek, kitap, dergi ve gazete sağlayan yardımcıları bulunuyordu.

Saklanmaya başlamadan hemen önce doğum gününde ailesi Anne’e bir günlük hediye etmişti. Yaşadığı küçük ve kalabalık evin içindeki olayları, duygularını ve düşüncelerini bu günlüğe yazdı. Anne, yaşadıkları evi Het Achterhuis (Gizli Ek) olarak adlandırmaya başladı ve burada geçirdiği zaman hakkında bir kitap yayınlamayı, yazar ve gazeteci olmayı hayal etti. Fakat 4 Ağustos 1944 tarihinde, yazılarını tamamlayamadan saklandıkları yer polis memurları tarafından keşfedildi. Gizli Ev’de kalan sekiz kişi ile yardımcılarından iki tanesi tutuklandı. Polonya’daki Auschwitz-Birkenau toplama ve imha kampına nakledildiler. Doktorlar gelen insanları kontrol edip kimlerin çalışabileceğine karar veriyorlardı. Öyle ki, Anne'in nakliyesinden yaklaşık 350 kişi hemen gaz odalarına alındı ​​ve öldürüldü. Anne, kız kardeşi Margot ve anneleri Edith Frank, kadınlar için ayrılan çalışma kampına yollandı. Otto Frank ise erkekler için olan bir kampa gitti ve aile parçalanmaya başladı. 

Kasım 1944'ün başlarında Anne, Margot ile tekrar nakledilerek Almanya’daki Bergen-Belsen toplama kampına sürüldü. Aileleri Auschwitz'de kaldı. Bergen-Belsen'de yiyecek eksikliği vardı, soğuktu, ıslaktı ve bulaşıcı hastalıklar vardı. Kardeşi Margot ile birlikte tifüs hastalığına yakalandı. Tutuklandıktan sonra Anne altı ay daha yaşayabildi. Şubat 1945'te önce Margot ve üç gün sonra da 15 yaşındaki Anne hayata gözlerini yumdu. 

Eserleri 

Anne, ilk yazısını 14 Haziran 1942'de yazdı. Bu tarihten itibaren sürekli olarak yazdığı günlüğünde Gizli Ek’teki yaşamı, aile üyeleriyle ilişkilerini ve her birinin karakter özellikleri arasındaki farkları kaleme aldı. Yazılarında yaşanan olaylarla birlikte hislerini, inançlarını, hayallerini ve hedeflerini de aktardı. Anne günlüğünün yanı sıra okul hatıraları, Gizli Ek'te olanlar veya kendi hayal ettikleri hakkında 34 masal yazdı. “Güzel Cümle Kitabı” isimli bir çalışması da vardı. Güzel Cümle Kitabı, saklandığı yerde okuduğu kitaplardan kopyaladığı cümleleri ve pasajları not ettiği bir defterdi. “Cady'nin Hayatı” isimli bir roman da yazmaya çalıştı fakat birkaç bölümden sonra devam edemedi. 

Anne Frank'ın Masallar Kitabı.

1944'te İngiltere'ye kaçan bir bakan, Alman işgali sırasında Yahudilerin yaşadıklarının savaştan sonra kanıtlanabilmesi için insanlardan savaş günlükleri ve belgeleri tutulmalarını istedi. Böylece Anne 20 Mayıs 1944'te günlüğünü yeniden derlediği Het Achterhuis (Gizli Ek) isimli kitabını yazmaya başladı. İlk günlüğünün büyük bir bölümünü bu kitapta yeniden yazdı, bazı yeri atladı ve yenilerini ekleyerek düzenlemeler yaptı. 12 Haziran 1942'den 29 Mart 1944'e kadar olan dönemi bu çalışmasında anlattı. Birkaç ay içinde yaklaşık 50.000 kelime yazdı ve 215 sayfadan fazla kağıt doldurdu.

Anne'in günlüğünün yeniden yazılmış versiyonunun bir kısmı.

Anne günlüğünde Hollandaca yazdı. Bazen Almanca veya İngilizce kelimeler kullandı. Günlüğünü Kitty’e yazdığı mektuplar şeklinde düzenlemişti. Kitty, Anne'in tüm günlük ve mektuplarında hitap ettiği kurgusal bir karakterdi. Anne, günlüğünün sayfaları dolduğunda not defterlerine yazmaya devam etti. Bu defterleri kız kardeşi Margot ve yardımcılarından aldı. Anne'in son mektubu tutuklamadan üç gün öncesine ait ve 1 Ağustos 1944 tarihli.

Het Achterhuis’in (Gizli Ek) Kitap Oluşu 

Anne'in babası Otto Frank, savaşta birlikte saklanan sekiz kişi içerisinde hayatta kalan tek kişiydi. Ruslar tarafından Auschwitz'ten kurtarıldı ve Hollanda'ya geri döndü. Bu sırada karısı ve kızlarının artık hayatta olmadığını öğrendi. 

Saklanan sekiz kişinin tutuklanmasının ardından Otto Frank'ın yardımcılarından Miep Gies ve Bep Voskuijl, saklandıkları evde Anne'in çalışmalarının bir kısmını buldular. Miep, Anne'e geri verebileceğini umarak bunları sakladı. Anne'in Bergen-Belsen toplama kampında öldüğünü öğrendiğinde, tüm defterleri ve kağıtları Otto Frank'a verdi. Anne'in yazıları babası üzerinde derin bir etki bıraktı. Onun yazar ya da gazeteci olmak istediğini ve yaşam hakkındaki hikayelerini Gizli Ek kitabında yayınlamayı amaçladığını okudu. 

Arkadaşları Otto Frank'ı günlüğü yayınlamaya ikna etti ve Haziran 1947'de Het Achterhuis'in (Gizli Ek) ismi ile 3.000 kopyası basıldı. Otto Frank, kitabı Anne'in yeniden yazdığı versiyonundan, orijinal günlük metinlerinden ve bazı kısa öykülerinden yararlanarak yeniden derlemişti  Böylece ölümünden sonra Anne, saklanan Yahudi halkının yüzü ve sesi oldu. Kitap daha sonra yaklaşık 70 dile çevrildi günümüzde en çok okunan kurgu dışı kitap haline geldi.

Het Achterhuis (Gizli Ek) kitabının ilk baskısı

Prinsengracht’taki Gizli Ek

Savaş bittikten sonra, Prinsengracht’taki binanın yıkılma tehlikesi vardı, ancak Anne'in Gizli Ek'teki yaşam hikayesi gittikçe daha fazla insana ulaştı ve 1950'lerin ortalarında yıkım engellendi. Kısa bir süre sonra Anne Frank Evi Vakfı kuruldu. Bina restore edildi ve Anne Frank Evi 3 Mayıs 1960'ta bir müze olarak halka açıldı.

Amsterdam'daki Prinsengracht kanalındaki iş yerinde bulunan ek bina (ortada, uzun olan), 1954.

1980 yılında ölümüne kadar Otto Frank, Anne Frank Evi ile yakından ilgilenmeye devam etti. Daha sonra 1961 yılında, bu evin bitişiğindeki binada Anne Frank’ın ideallerini yaşatmak için Anne Frank Uluslararası Gençlik Merkezi açıldı.

Otto Frank, Anne Frank Evi'nin halka açıldığı tarihte Gizli Ek'in çatı katında. Fotoğraf: Arnold Newman.

Sahne ve Beyaz Perde

Het Achterhuis kitabı, hem tiyatro hem de sinema için uyarlandı. Böylece dünyanın dört bir yanındaki insanlar Anne'in hikayesiyle tanıştı. 

Kitap ilk kez “Anne Frank'in Günlüğü” ismiyle 5 Ekim 1955'te New York'taki Cort Theatre'da canlandırıldı. 717 performanstan sonra oyun diğer ABD şehirlerini gezmeye başladı. Anne Frank'ın Günlüğü, Pulitzer tiyatro ödülü, Tony Ödülü ve New York Drama Eleştirmenleri En İyi Oyun Ödülü’nü kazandı. 

Anne Frank filminin senaryosunu ise Goodrich ve Hackett yazdı. 1959 yılında George Stevens filmi yönetti. Film 3 dalda Oscar ödülü kazandı.

Millie Perkins (Anne Frank) ve Joseph Schildkraut (Otto Frank), Anne Frank'ın Günlüğü filmi. 


Daha sonra Anne Frank’ın günlüğü, videolar ile canlandırıldı ve on beş bölüm halinde YouTube'da yayınlandı. Bu videolar  29 Mart 1944'ten itibaren Anne Frank'ın bir günlük yerine bir kameraya sahip olsaydı göstereceği hayatı temsil ediyordu. Serideki tüm karakterler, yerler ve etkinlikler Anne Frank'ın günlük ve mektuplarına dayandırıldı. 

Bu video günlüklerde 14 yaşındaki Anne, ailesi ve diğer dört kişi ile birlikte iki yıldan fazla bir süre saklanıyor. Anne kendini ve Gizli Ek'teki olayları filme alıyor, saklanmadan önce geriye bakıyor, savaşı anlatıyor ve en derin düşüncelerini ve hislerini paylaşıyor. Video günlüğü, saklananların ve iki yardımcının tutuklandığı tarihte sona eriyor.

Aktivistler Anne'in hayatı ve yazılarından ilham aldılar. 15 yaşında ölmesi toplumsal adalet savunucusu olma potansiyelini kısaltmasına rağmen, bu durum Anne Frank'ı insan haklarının sembolik bir figürü haline getirdi. 

Anne Frank'ın dev grafiti portresi, Amsterdam'daki NSDM tersanesi. Sanatçı: Eduardo Kobra.

Ve eğer kitap ya da gazete makalesi yazacak kadar yetenekli değilsem de her zaman kendim için yazmaya devam edebilirim. Ama bundan daha fazlasını istiyorum. Annem, Bayan van Daan ve işlerini yapan ve unutulan diğer tüm kadınlar gibi olmayı hayal bile edemiyorum. Bir koca ve çocuklar dışında kendimi adayacağım bir şeye ihtiyacım var benim! ...”

Kaynaklar: 

https://www.annefrank.org/en/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Anne_Frank

 


İLGİLİ

Kafka'nın el yazmaları ve hikayesi

Bu sayfalar Franz Kafka’nın yakın dostu Max Brod’a yakılması için verdiği İbranice yazılmış el yazmaları. ⁠

Genco Erkal

Tiyatronun en büyük isimlerini saymak istesek birçoğumuz için şüphesiz en başta onun adı gelir. Bu paylaşımımızda, sahnede 50. yılını deviren büyük usta Genco Erkal’ı (1938) paylaşmak istedik.


Paylaş