İsviçre ile özdeşleşmiş ve bugüne kadar birçok hayat kurtaran St. Bernard cinsinin hikayesi

Yazar: Selin Gürkaş - İstanbul Teknik Üniversitesi

Çoğu kişinin boynunda taşıdığı fıçısı ile tanıdığı St. Bernard köpekleri, kökeni İsviçre olan bir köpek cinsi. Tarihi boyunca ölümcül dağ koşullarında birçok insanın hayatını kurtaran bu cins, yardımseverliği ve yetenekleriyle Napolyon da dahil birçok kişiyi etkiledi. Adına bir dernek kurulan St. Bernard cinsi, uzun yıllar resmi bir soy ve cins tanımına sahip değildi.

St. Bernard Cinsinin İlk Yılları

St. Bernard’ın bilinen en eski hikayesi, 11. yüzyıla dayanıyor. İsviçre Alpleri’nde bulunan Büyük St. Bernard geçidi oldukça sık kullanılan İtalya ve İsviçre sınırında bulunan zorlu bir geçitti. Önemli bir yol olarak kullanılan geçidin tarihi Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Roma İmparatoru olan Augustus ve Claudius geçişi kolaylaştırmak için iyileştirmeler yapsa da bunlar ilerleyen yıllarda yeterli olmadı. 2469 metre yükseklikte bulunan geçidi geçmeye çalışan birçok yolcu, ya haydut saldırılarına uğruyor ya da zorlu coğrafyadan dolayı kaza yapıyordu. Geçit çok tehlikeli olmasıyla ün kazandı. O yörede yaşayan din adamı, Başdiyakoz Bernard de Menthon bu olaylara son vermek için geçidi daha güvenli bir yer haline getirmeye karar verdi. Bunun üzerine 1123 yılında, geçit üzerine kendi adını verdiği Great St. Bernard Misafirhanesi’ni inşa etti. Gezginlere oldukça kullanışlı bir sığınak olan bu binanın içinde ibadet alanı olarak bir kilise de bulunuyordu.  

Bernard de Menthon ve St. Bernard cinsi köpeğine ait bir çizim

Misafirhane, uzun yıllar boyunca verdiği hizmetten sonra 1660 ve 1670 yılları dolaylarında çeşitli işlerde kullanılmak üzere köpek beslemeye başladı. Misafirhanedeki kesişlerin bekçi ve yol arkadaşı olarak aldığı bu köpekler Romalılar tarafından yetiştirilen Mastiff Asya köpeklerinin torunları yani St. Bernards’tı. Bu cinsin bilinen en eski çizimi ise 1695’te İtalyan Ressam Salvatore Rosa tarafından çizildi. Bu çizime göre o dönemki St. Bernard köpekleri günümüzdekilere göre daha küçük, daha kısa tüylü ve daha uzun kuyrukluydu.

Kurtarma Çalışmalarında St. Bernard

1700’lü yılların başında, bölgedeki belediye tarafından, St. Bernard geçidini geçen gezginlere eşlik etmesi için marronier adı verilen hizmetkarlar atandı. 1750 yılına kadar köpekler bu hizmetkarlara yol temizleme ve daha birçok konuda yardımcı oldular. Köpeklerle uzun süre beraber olan marronierler, çok geçmeden St. Bernard cinsinin ileri koku alma duyusu ve karda derinlere gömülmüş insanları bulma yeteneğini keşfettiler. Bu yeteneklerinin anlaşılmasından sonra St. Bernard arama ve kurtarma çalışmalarında oldukça yardım olan bir canlı oldu.

İlerleyen yıllarda kar ve hava konusunda daha da etkin bir hale gelen köpekler, sis ve fırtınada yön bulma, yaklaşmakta olan çığ konusunda uyarma gibi birçok özellikleriyle vazgeçilmez bir hale geldiler. Kar fırtınaları ve çığ sonrası köpekler, ikili veya üçlü halde bölgeye arama çalışmalarına gönderiliyordu. Bir ya da iki tanesi bulunan insanlarla kalıp onları sıcak ve bilinçli tutmaya çalışırken diğeri kurtarma ekibine haber veriyordu. Bu sistematik çalışmalarının da etkisiyle, bundan sonraki 200 yılda, St. Bernard köpeklerinin, geçidi kullanan 2000 kişiyi kurtardığı düşünülüyor. St. Bernard cinsinin ününü arttıran başlıca olaylardan biri ise, Napolyon’un 250.000 askeriyle, köpeklerin yardımı sayesinde bir kişiyi bile kaybetmeden geçitten geçmesiydi.

St. Bernard cinsinin yardımıyla St. Bernard Geçidi’nden geçen, Napolyon ve askerlerine ait Edouard Castres tarafından çizilmiş bir resim

Barry, 1800 ve 1812 yılları arasında misafirhanede yaşayan en ünlü St. Bernard. Kısa hayatında 40’tan fazla insanın hayatını kurtaran Barry’nin başarıları onu dünyaca ünlü hale getirdi. Başarısıyla aynı zamanda bölgenin itibarını arttıran Barry’nin başarısını daha sonraki yıllarda hiçbir köpek yakalayamadı. Hayatının yorgun geçirdiği son yılında Barry, Bern’de bir hastaneye gönderildi ve ölümüne kadar iyi bakıldı. Günümüzde doldurulmuş bedeni, Bern’de bulunan Doğal Tarih Müzesi’nde sergileniyor. Ayrıca ilerleyen yıllarda adına bir Barry Vakfı kuruldu ve bu vakıf 2005’te St. Bernard üreme evlerini bölgede bulunan kesişlerden devraldı.

Doğal Tarih Müzesi’nde sergilenen Barry

St.Bernard’ın Soy Çalışmaları

1867 yılında İsviçreli Heinrich Schumacher, St. Bernard için ilk resmi soyağacını oluşturdu. Bu sırada birçok insan köpekleri gelişi güzel şekilde yetiştiriyordu ve cinsleri birbirinden çok ayırmıyordu. İnsanlar tarafından birçok şekilde anılan St. Bernard köpeklerinin henüz cinse ait bir adları yoktu. Daha sonra 1884’te ulusal bir köpek sicili olan Livre Suisse des Origines (LOS) ortaya çıkarıldı. Bu kayıtta yer alan ilk köpek, Leon adında bir St. Bernard ırkı bir köpekti. Sonraki birçok kayıt da aynı şekilde St. Bernard’tı. Çok kısa bir süre sonra Basel şehrinde İsviçre St. Bernard Kulübü kuruldu. 1887 yılında Uluslararası Köpek Bilimi Kongresi’nde St. Bernard, bir İsviçre köpek ırkı olarak kabul edildi ve St. Bernard için zorunlu standartlar belirlendi.

St. Bernard Fıçısının Hikayesi

Birçok çizim, fotoğraf hatta çizgi filmlerde dahi görülen boynunda fıçı asılı olan St. Bernard görüntüsünün nereden geldiğiyle ilgili birçok soru işareti var. Sir Edwin Henry Landseer tarafından çizilen, St. Bernard köpeklerinin boynunda fıçıya benzer bir şey taşırkenki hali bu düşünceyi başlatan sebeplerden biri. Köpeklerin böyle bir fıçı taşıdığı kesin olarak bilinmese de fıçı hakkında söylenen birçok düşünce var. Bazı araştırmacılar bu fıçının, kurtarma görevlerinde yardım amaçlı alkol taşımak üzere kullanıldığını bazıları ise insanları iyileştirmek üzere hazırlanmış özel bir karışımı taşımak üzere kullanıldığını düşünüyor. Kesin gerçekliği ve içinde ne olduğu bilinmemesine rağmen bu fıçı St. Bernard’ın bugünkü ikonik görünümünün bir parçası haline geldi.

Günümüzde St. Bernard için konulan üreme standartlarının biraz dışına çıkılmış olması sebebiyle, cinsin genel görünümünde değişiklikler oldu. Ancak yine de karakteristik bir görünüme sahip olan bu cinsin özellikleri sıkı bir şekilde korunmaya çalışılıyor. Son yıllarda kurtarma amaçlı olarak eskisi kadar kullanılmayan bu cinse İsviçre tarafından oldukça sahip çıkılıyor. St. Bernard Geçidi’ni ziyarete gelenler için, Barry Vakfı tarafından kurulan bir müzede, St. Bernard cinsinin tarihi ve nasıl İsviçre’nin simgelerinden biri olduğu ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor.

Mickey Mouse çizgi serisinin St. Bernard'ın bulunduğu, Alpler'de geçen bölümü 

Bugs Bunny çizgi serisinde bulunan fıçılı St. Bernard karakteri

Kaynaklar:

http://www.stbernard.org.au/history-of-saint-bernards.html

https://houseofswitzerland.org/swissstories/history/st-bernard-making-alpine-legend

https://fondation-barry.ch/EN/history-1


İLGİLİ

Tarihteki Kahinler ve Kehanetleri

Geçmişten günümüze ilgi odağı olan kahinliği, kahinlerin hayatlarını ve kehanetlerini sizlerle paylaşıyoruz.

 Black Country: Yaşayan Müze

Peaky Blinders'ın çekim platosu, Sanayı Devrimi'nin başladığı şehir, yaşayan müze Black Country'nin hikayesi.


Paylaş