Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında. Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar. Ben yaşarken koptu tufan, ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat.

Diyerek “Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar” şiirinde son büyük çınarlarımızdan Özel bizlere kendini tanıtır. Henüz 9 yaşında bir çocukken şiirin elinden tutmuş ve her biri özenle incelenmesi gereken dizelerini biz okurlarıyla paylaşmıştır. Fakat o, dizelerinden çok daha fazlasıdır. Hayatı boyunca yaşadığı ideolojik değişimleri ve keskin söylemleriyle çoğu zaman ilgiyi üzerine toplamış ve tartışmalara yol açmıştır.

Bu yazımızda,

İsmet Özel’in hayatını kısaca inceledikten sonra onun gözünden kendi hayatının en soğuk kışını, 40 yılını anlattığı Erbain kitabına, genel bağlamda en çok ses getirmiş şiirlerine ve şiirlerindeki ideoloji değişimleri hakkında şairin bize anlatmak istediklerine değineceğiz.

İsmet Özel Kimdir, Hayatı

İsmet Özel 19 Eylül 1944 yılında Kayseri’de dünyaya gelmiştir. Memur bir babanın oğlu olmasından kaynaklı çocukluğunda birçok şehirde bulundu. Bu yaşantısı onun ileriki yıllarda edebi düşüncelerine de yansıyacaktı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne başladı. Fakat yaşanan siyasal olaylar onun o kadar ilgisini çekiyordu ki derslerine odaklanma sorunu yaşadı ve fakülteden ayrıldı. 6 yıl sonra Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne başladı. Okuduğu bölümün de etkisinde kalmasıyla edebi dilinde Fransız etkisi oldukça yoğun görülür. Mezun olmasının ardından Özel’in yazılarını Yeni Devir gazetesinde görmeye başlarız. “Konuşmak” adlı yazıları onun yayınlanan ilk yazıları olsa bile yazarın bu zamana kadar biriktiği pek çok yazısı vardır. 1974 yılındayken kendi hayatının devrimini gerçekleştirir ve ideolojik açıdan değişime gider. O zamandan sonra karşımızda İslam’a yönelmiş ve o yıla kadar savunduklarından, inandıklarından, yazdıklarından çok daha başka bir İsmet Özel görmeye başlarız. Şair hala 2007 yılında kurduğu İstiklal Marşı Derneği’nin başkanlığını yürütmekte ve bu kapsamda söyleşiler paneller düzenlemektedir.

Erbain, Kırk Yılın Şiirleri

Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?

Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?

-Yaşama!

-Ya bileydim?

Yazar: Mıydım

Hiç: Şiir.”

(Kitabın giriş dizleri.)

Erbain, 22 Aralık’tan 31 Ocak gününe kadar süren kışın en soğuk 40 günü demektir. Ayrıca bazı dervişlerin kendilerini 40 gün boyunca bir yere kapanıp dış dünya ile ilişiğe geçmeden Allah’a yakınlaşma amacıyla yaptıkları ibadete de Erbain adı verilir. Bu kavram çerçevesinde İsmet Özel’in hayatının 40 yılını anlattığı kendi hayatının soğuk kışına yakından bakalım.

İsmet Özel şiirle dokuz yaşındayken tanışmış ve kitabının da giriş şiiri olarak karşımıza çıkan “Kış” şiirini yazmıştır.

“Yaz gitti, güz gitti.

Yine geldi kış baba.”

Onun kendi kaleminden şiirlerini ilk olarak üniversite hayatının ilk yıllarında Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisiyken yayınlamaya başladığını görürüz. Bu yıllarda tanışıp diyalog kurduğu 2.yeni şairlerinin sanat anlayışını benimsese de bu çok uzun sürmemiştir. İsmet Özel yaşantısı boyunca kendine has bir anlayış geliştirme ve yazdıklarını da bu anlayışın çevresinde şekillendirme çabası içinde bulunmuştur. Öyle ki Özel’in şiirleri gerçek manada kendisine hastır. Onun yazdıklarını ancak o öldükten sonra anlayacağımıza dair bir iddiası vardır.

Hayatının ilk 40 yılını nispeten inançsız ve sosyalist bir çizgide götürür ve biz Erbain’de onun sosyalist anlayışla yazdığı şiirlerine tanıklık ederiz. Sosyalizm hakkında kendisi bir röportajında:

“Eğer bir insan komünist olmadan Müslüman olursa bu insanın Ümmet-i Muhammet için yapmayacağı kötülük yoktur.” (*)

Tarzında bir yargıya varmıştır fakat bu Özel’in ideolojisinde yaşadığı karmaşaların başlangıcı bile sayılmaz.

Komünist olarak ilerlediği çizgisini 1974 yılında Amentü şiiriyle geride bıraktığını bizlere bir nevi haykırır.

“İnsan,

Eşref-i mahlukattı derdi babam

Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı

Ama bir Eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman

Bu söz asıl anlamını kavradı.”

Bu şiirde bahsettiği üzere kestiği gerçek bilek damarları değildir. İsmet Özel, bir Eylül günü komünist benliğinin bileklerini kesmiş ve İslam’la bir bütün olma yoluna gitmiştir. Bu değişimi hissedebilmek için Partizan (1965) şiirine bakmamız önemlidir. Onun şiirinde Partizan nasıl ki bir devrin başlangıcı sayılabilecekse Amentü de o devri kapatıp yeni bir devir açmıştır. Ama İsmet Özel Amentü öncesinde düşündüğü her bir şeye küsmüş, onları sadece bugün İslam’a yaklaşmasında bir aracı saymıştır. Halbuki Özel’in 1974 yılına kadar yazdığı her bir dize de en az 74 sonrası kadar değerlidir.

İsmet Özel Şiirleri ve İdeolojisi Üzerine

“Hepimiz ölecek yaştayız!”

İsmet Özel yaşantısı boyunca içinde bulunan huzursuzluktan kurtulamamış ve bunu şiirleri aracılığıyla dışarı yansıtmaya çalışmıştır. O hep kendi içinde kendisine dair bir arayış içinde olmuştur.  Onun için aşk bile bir kavgadır. İçinde daimî bir karmaşa olduğunu çok kez hissettiğimiz şair yazarlığı bıraktığını açıkladığı güne kadar şiirlerinde bizlere bu karmaşayı anlatmaya çalışmıştır. Onun şiirleri genel olarak ilk okunmada özümsenmeyecek fakat iki ve üçüncü okumalarda okuyana sanki tüm ömrünü bu dizelerde geçirmiş hissi verecek şekilde yazılmıştır. Yaşadığı ideolojik değişimlerden sonra verdiği bir röportajda “Müslüman olmayanlar Türk değildir.” Tarzında söylemleriyle okurlarının tepkisi çekse bile o her zaman ideolojisi ve sanatı açısından iki farklı kutupta değerlendirildi.

Servet-i Fünun dönemi boyunca Tevfik Fikret de ideolojik değişimler yaşamış ve birçok tepki toplamıştır. Onun da bir döneminde padişahı övecek yazılar yazdığını fakat sonrasında tamamen bir isyan içerisine girdiğini ve yalnızca lanet kustuğunu görürüz. Bu nedenle Tevfik Fikret’in de seveni olduğu kadar sevmeyeni de vardır. Onun vatanperver olmadığı, onun asi olduğunu söyleyen pek çok insan yine de onun şiirinin kusursuzluğunu asla reddetmemişlerdir. Benzer bir yaşantıyı 20.yy’da İsmet Özel ile izliyoruz. Bu nedenle iki ismi özdeşleştirmek mümkün.

“Ölüyoruz demek ki yaşanılacak!”

Kitabında 74’e kadar yazdıkları ve 74 sonrası yazdıkları olarak iki ayrı inceleme yapmaya çalışsak dahi onun şiirleri birbirlerinden ayrı bütünler gibidir. 1963 tarihi altındaki şiirlerinden olan “Waterloo’da Bir Dişi Kedi” şiirinde

“Çünkü umulmadık bir şey oluyor artık insan.

Bir şey, bir kahkaha sabahın karşısında

Ve yüzüm, o deşilmiş, o iğrenç yara

Artık kendine yürüyor kalkıp onlardan.”

Diyerek insanlara karşı olan umutsuzluğunu ilk etapta bizlerle paylaşmıştır fakat bu umutsuzluk 1963’te kalmayacaktır. İki sene sonra Partizan ile gırtlağında bir harf büyüdüğünü ve dişlerinin yıldızlardan kamaştığına dair endişelerini bizimle paylaşır. Onun melankolisi bile bizi büyüleyecek cinstendir. 1967 yılında “Evet, İsyan” diyerek hepimizin kalbinde taht kurmayı başarmıştır ve bu Özel’in en tanınan şiirlerinden biridir.

“Gövdemi alemlere zerkederek

Varoldum kayrasıyla varedenin

Eşref-i mahlukat

Nedir bildim.”

Amentü (1974) onun kendi değişiminin manifestosudur. En uzun şiirlerinden biri olarak yine içinde pek çok etkileyici dize bulunduran şiiri “Of Not Being a Jew” şiirini de 2008-2010 yıllarında yayımlamıştır.

“Harfe bak, harfe dokun, harfin içinde eri

Harf ol harfle birlikte kıyam et

Harf of harfler ummanına bat”

Dediği şiiri Özel’in son uzun şiirlerinden birisidir. “Kimi öptüm de kurtuldu çarmıha çakılmaktan?” diyerek şiirini bitirir.

“Toparlanın, gitmiyoruz!” diyerek bizleri bir arada tutmak isteyen şair İsmet Özel son dönemlerde yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen hala etkinliklerine devam etmektedir. Yaşayan son büyük şairlerimizden olan Özel’i şiirlerini ilk yayınladığı günlerden bugüne ve yarınlarımızda her zaman büyük bir edebi şahsiyet olmasıyla anacak ve edebiyatımıza olan katkılarından dolayı minnettar kalacağız, var olsun!

Kaynaklar:

TÜZER, İbrahim, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, “İsmet Özel”, 11.11.2019 http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ozel-ismet

ÖZEL, İsmet, Erbain Kırk Yılın Şiirleri, Tiyo Yayın Evi, 40. Baskı

“Eğer bir insan komünist olmadan Müslüman olursa bu insanın Ümmet-i Muhammet için yapmayacağı kötülük yoktur.”  Sözlerini Memleket Dergi Haber Koordinatörü M. Emin Yumuşak ile yaptığı röportajda söylemiştir. https://t24.com.tr/haber/sair-ismet-ozel-insan-komunist-olmadan-musluman-olursa-yapmayacagi-kotuluk-yoktur,214079


BENZER YAZILAR

Şair Atışmaları: Bölüm 3

Serinin son bölümünde Can Yücel ve Edip Cansever, Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek arasındaki edebi tutum, fikir ve anlaşmazlıkları inceledik.

Bir Yaradılış Efsanesi: Lilith

Kimilerine göre ilk feminist, kimilerine göre ilk cadı. Adem’den bir parça olarak değil, Adem'le yaratılan kadın olduğuna inanılan Lilith’in hikayesi.


Paylaş