7,5 milyar yaşındaki yıldız tozu Dünya'daki en eski maddesi.

Yazar: Fatma Yazıcı- İstanbul Teknik Üniversitesi

2020 başlarında bilim insanları fazlasıyla ilgi çeken bir çalışmaya imza attı. Şu ana kadar bulunmuş dünyanın en eski maddesini keşfettiler. Bizler de birçok çalışmaya yön verecek bu keşfi sizlerle paylaşacağız.

Yıldızların Ölümü

Yıldızlar da, insanlar gibi bir yaşam döngüsüne sahip. Evet doğru duydunuz yıldızlar da ölebiliyor. Hatta milyonlarca yıl yandıktan sonra ve öldüklerinde oluşan parçacıkları uzaya fırlatıyorlar. Bu yıldız tozları da göktaşları ile birleşip yeni yıldızları meydana getiriyor. Bilim dünyası 1969 yılında Avustralya’ya düşen Murchison adlı meteoru incelediğinde 7,5 milyar yaşında bir yıldız tozuna rastladılar. Buldukları bu parçacık Dünya’nın en eski maddesi olarak bilim tarihinde yerini almış oldu.

Güneş'in 4,6 milyar yaşında olmasından dolayı bilim insanları Dünya’nın en eski katı maddesini "Güneş öncesi parçacık" olarak adlandırdılar. Yaş tespitini yaparken yıldız tozunun  uzay boşluğundaki kozmik ışınlara maruz kalma süresini incelediler.

En eski maddenin kokusu neyi andırıyordu peki?

Meteor 50 yıldır Field Museum’da izole ediliyor. Field Museum ve Chicago Üniversitesi ile birlikte yürütülen çalışmanın ortak yazarı Jennika Greer yaptığı açıklamada; meteor parçalarını toz haline getirerek işe başladıklarını, bütün parçalar ayrıldıktan sonra ortaya çıkan macunumsu yapının çürümüş fıstık ezmesi gibi koktuğunu söyledi. Bu kokulu macunu daha sonra asit içinde çözdüklerinde geriye yıldız tozu kaldığını sözlerine ekledi. Ayrıca gökbilimciler bu çalışmaların galaksilere ve zaman çizelgelerine de fazlaca ışık tutacağını belirtiyorlar.

Yıldız oluşum oranı sabit midir?

Bu çalışmalarla birlikte bilim insanları ikiye ayrıldı. Bir kısmı yıldız oluşum oranının sabit olduğuna, diğer bir kısım ise hız grafiğinde yükseliş ve azalışların olduğuna inanıyordu. Araştırmaların beraberinde 7 milyar yıl önce daha fazla yıldız oluşmaya başladığını gördüler.

Bu konu hakkındaki makalenin baş yazarı Chicago Üniversitesi’nden Philipp Heck,  bulunan bu maddeyle birlikte vücudumuzdaki oksijen ve karbonun kökeni hakkında bilgi edinebilecekleri fikrini öne sürdü. Dünya’da bulunan meteorların %5 gibi bir oranı bu tarz maddeleri barındırdığı için keşifleri oldukça nadirdir ve 2020 yılında da bu ilginç çalışmayla birlikte de Dünya üzerindeki en eski katı madde kayıtlarda yerini bulmuş oldu.

 

Kaynak: https://www.bbc.com/news , https://www.sciencedaily.com/

 


İLGİLİ

Beacon: Konum Tabanlı Etkileşim Teknolojisi

Dijital dünya ile fiziksel dünyanın kesişim noktasında bulunan; farklı alanlarda hizmet veren şirketlerin pazarlama stratejilerine dahil ettiği teknoloji beacon nedir?

Vanilyanın Tüm Dünyayı Dolaşan Tarihi

Dünyanın en pahalı ikinci baharatı olan vanilyanın, bir bitkiden sofralara uzanan yüzyıllardır süren hikayesi


Paylaş