16. yüzyılın ressamlarından Bronzino’nun kültürlü, seçkin tabakaya hem ders hem de zevk vermek amacıyla yaptığı eserleri

Aşka keyif kadar kıskançlık ve aldatma da eşlik edebilir. Bu düşünceyle ortaya çıkan tablo, 16. yüzyılda Rönesans’ın sonlarında yapıldı. Yağlıboya ile yapılan tablo Agnolo Bronzino’nun en önemli eserlerindendir ve Maniyerist akımının özelliklerini yansıtmaktadır. Mitolojik kahramanları barındıran bu eseri yorumlamak oldukça zor. Fakat basitçe söylemek gerekirse esere üç ana konu hakim: Şehvet, haset ve aldatma.

Agnola Bronzino 1503 yılında Floransa’da dünyaya geldi. Asıl adı Agnolo di Cosimo’dur. Bronzino ona teninin esmerliğinden dolayı verilen bir lakap. Döneminin en başarılı ressamlarından biri olan Bronzino, seçkin ve kültürlü kesim için birçok tablo yaptı. Eserleri çok konuşuldu, tartışıldı ve okullarda derslere konu oldu. Tartışmasız en önemli eserlerinden biri Venüs ve Eros’la Alegori (An Allegory with Venus and Cupid)’dir.


Agnola Bronzino

Tabloya baktığımızda ilk olarak Pagan aşk tanrıçası Venüs’e, oğlu kanatlı Eros’un cinsellik çağrıştıran bir biçimde sarıldığını görürüz. Venüs’ün bedeninin dolgun hatlara ve porselen gibi bir cilde sahip olduğunu oğlunun ise genç ve taze olduğu görülür. Resimdeki cinsel çekim çok belirgin olsa da dikkat çeken bir yan daha vardır. Venüs Eros’un silahı yani okuna elini atmıştır. Birçok uzmana göre bu durum farklı yorumlansa da çoğunlukla Eros’un gevşeyen vücudunu fırsat bilip oku aldığı düşünülmektedir.


Eseri daha detaylı incelediğimizde Venüs’ün yanında elinde çiçek tutan, neşeli küçük bir çocuk görürüz. Bu kimi uzmanlara göre “hazzı” temsil etmektedir. Ayrıca çiçekleri Venüs ve Eros’a atar gibi yapması da aşka dair bir kutlama olduğunu bize göstermektedir. Çocuğun arkasında yeşiller içinde tuhaf görünümlü bir kız vardır. Kızın yalnızca yüzüne değil bedenine de baktığımızda gördüğümüz şey bizi hayret ettirecek cinstendir. Kızın bedeni bir canavar bedenidir. Kızın yüzünün güzelliği bir yana, elinde tuttuğu ve Venüs’le Eros’a uzattığı şeyin de bal olduğu söylenmektedir. Bu kız ilişkide belki de aşka sık sık eşlik eden “aldatmanın” bir sembolüdür. Üstten bakıldığında hoş görünse de derine inildiğinde tüm çirkinliği ortaya çıkmaktadır. Sağ altta bulunan iki maske ise büyük ihtimalle Venüs ve Eros'un bu aşkı yaşarken maskelerinden sıyrılıp tüm doğallıklarıyla birlikte olduklarını göstermektedir.

Resmin alt tarafına indiğimizde Venüs’ün elinde bir şey olduğu görülür. Bu altın bir elma olarak düşünülür. Bu da bize Adem ile Havva’nın cennetten kovulduğunu akıllara getirir. Oğlu ile ilişki yaşayan Venüs’ün elinde yasaklı meyveyi tutması da olası bir durumdur. Yine alt tarafta Eros’un ayağının altında beyaz bir kumru vardır. Bu kumru Venüs’ün atribüsüdür.

Sol taraftan biraz yukarı çıktığımızda çığlıklar atan yaşlı çirkin bir kadın görürüz. Bu saçlarını yolan çirkin kadın aşktaki “kıskançlığı” temsil eder. Kimi yorumculara göre Venüs ve Eros’un aşkını kıskananları kimi yorumculara göre ise ilişkide birbirlerini kıskanmalarıdır.


Resmin en üstüne baktığımızda ise sahneyi yani mavi örtüyü örten iki kişi görürüz. Adam Zaman Baba’dır, kanatları vardır ve omzunda sembolik bir kum saati taşır. Burda gösterilen aşkı, şehveti, kıskançlığı, aldatmayı her şeyi zaman ortaya çıkarır. Solda duran kadın ise doğruluktur; Venüs’ün armağanlarının ayrılmaz parçaları olan korku ve hazzın uyumsuz bileşiminin gerçek yüzünü gösterir.


Bu resmin amacı, okuma yazma bilmeyen kesime bir öykü yaratmak değildir; eğitimli ve bilgili olan bir kesimin merakını uyandırmak ve onları eğlendirmektir. Resim üzerine herkesin birçok farklı yorumu vardır. Ancak en genel en kabul görmüş yorumlar yukarıda bahsettiğimiz şekildedir. 

Kaynaklar

Ntv- Sanat

Susan Woodford-Resimleri Anlamak

Patrick De Rynck-Resim Nasıl Okunur


BENZER YAZILAR

Yaşamın Kısa Öyküsünden Geleceğe

Yaşadığımız Dünya’da sayamayacağımız kadar canlı türü yaşıyor. Her şeyin temeli olan yaşam nasıl başladı?


Paylaş