Çağdaş Sanat'ın önemli ismi ve enstalasyon sanatçısı Serge Spitzer'in yaşamı ve Altın Halı adlı çalışması.

Serge Spitzer Kimdir?

29 Haziran 1951 tarihinde Romanya’da doğan Serge Spitzer, bölgeye özel yerleştirme, heykel, fotoğraf ve video çalışmaları ile tanınır. 1969-1972 yılları arasında Bükreş’te Sanat Akademisi’nde eğitim gören Spitzer’in çalışmaları birçok ülkede, içlerinde New York Modern Sanat Müzesi, Essen Folkwang Museum, Paris Palais de Tokyo ve Arter’in de bulunduğu sayısız müze ve sanat kurumunda sergilenmiştir. Ayrıca Spitzer; Sidney, Venedik, Gwangju, Lyon ve İstanbul Bienalleri gibi birçok sergide ve bienalde yer almıştır.

Spitzer’in İstanbul ile tanışıklığı 4. İstanbul Bienali’ne davet edilmesi üzerine Aya İrini’nin kubbe kasnağına gizlediği "Istanbul PropPiece" adlı yerleştirmesiyle başlar. Sanatçının ülkemizde yer almış olan başka bir yerleştirmesi Molecular (ISTANBUL) ise 7 Eylül 2009 tarihinde açıldı ve 2010 sonuna kadar Hasköy’deki Mayor Sinagog’unda sergilendi.

Serge Spitzer 9 Eylül 2012 tarihinde, 61 yaşındayken aramızdan ayrıldı.

Altın Halı (İstanbul Prop Piece)

Halı, açık vaziyette serildiğinde yerleşmeyi, mesken tutmayı çağrıştırır. Rulo halinde gördüğümüzde ise bize göçü ve taşınmayı anımsatabilir.

Sanatçı; sınırlandırılmış alan, yerinden edilme ve tarih üzerine düşünürken halıları çeşitli bağlamlarda kullanmaya çok daha önce başlamıştı. Ancak, bu eserde kullanılmış tek malzeme olan altın yaldızlı dokuma halı oldukça önemli. Eser, İstanbul’da üretilmiş bir iş olduğu için, halının yerel kültürde, gelenekte ve bu coğrafyanın tarihinde sahip olduğu rol sayesinde yeni bir anlam kazanıyor. Serge Spitzer, şu an Arter’de gördüğümüz halıyı 1995 yılında gerçekleşen 4. İstanbul Bienali kapsamında Aya İrini’nin kubbesinin kenarına yerleştirmişti. Spitzer’in daha önce Berlin ve Düsseldorf’ta sergilediği PropPiece serisinin devamı olarak nitelendirilebilecek yapıt burada da, aynı Arter’de olduğu gibi, halı nasıl altını gizliyorsa o şekilde gizlenmiş; adeta kazara görünecek bir hale gelmiştir.

Altın Halı – 1995 (Aya İrini)

Halı 2010 yılında Arter’in eski mekânında, İstiklal Caddesi’ne bakan vitrinin üzerinde, yüksek bir rafta sergilenmişti. Arter'de “Saat Kaç?” sergisi bağlamındaysa yeni binanın atrium galerisinde yüksek bir pencere pervazına yerleştirildi.

“Saat Kaç?” sergisi koleksiyonda yer alan; zaman, mekân ve bellek kavramıyla ilişkilenen yapıtları bir araya getiriyor. Ev, gündelik nesne, bireysel ve kolektif tarihler, kentsel ritim, sınırlar ve göç gibi temalar etrafında sanatsal üretimi sergilerken, bu yapıtların farklı bağlamlarda nasıl işlediklerine yer veriyor. “Saat Kaç?” mekânın mimari özelliklerinden faydalanarak izleyiciye hem yatayda hem de dikeyde işleyen bir sergi deneyimi sunuyor.

Mekân kavramına oldukça bağlı davranan Altın Halı, Ayşe Erkmen’in “Saat Kaç?” sergisinde atriumun cephelerinden birini kaplayacak şekilde gösterilen “Evde” eseriyle yakın yakına bulunmakta. Erkmen’in tek başlarına bırakıldıklarında tamamen yararsız, işlev kazanmak ve bir anlam ifade etmek için bir fiille bütünlenmeleri gereken son eklerle yaptığı bu iş, Altın Halı ile birleşerek iki eserin de ele alınış biçimini değiştirir bir görüş deneyimi sunuyor.

Ev ve gündelik nesne temalarını barındıran halı, rulo halinde iken nasıl bize taşınmayı ve henüz yerleşememiş olmayı anımsatıyorsa Erkmen’in kullandığı ekler de bize, eserin yerleştirildiği yer ve yerleştirilme biçimi açısından gösterildiği yere sıkı sıkıya bağlı dursa bile tamamlanamamış olmayı ve anlam kazanma bekleyişini ima eder. Rulo yapılmış halı da bir mekâna anlam katmayı, mekânı ısıtmayı ve tamamlamayı bekler aslında.

Ayşe Erkmen – Evde

Eğer Arter'e uğrarsanız, Altın Halı'nın yerleştiği pencereden görebileceğiniz mavi gökyüzü, uçan kuşlar ve geçen bir uçak durup izlemeye daha da teşvik edebilir.

IneigenerSache / MaterialienzurKunst

Halı önemlidir. Türkiye kültürünün önemli bir parçası olmasının yanı sıra hayatımızın da önemli bir parçasıdır. Üstünde önemli anlar yaşanır. Hatta üstüne önemli anlar işlenir. Dokunma şekline göre değeri artar ve bu ona bakış açımızı değiştirir. Soğuk zemin ile iletişimimizi keserek bulunduğumuz yeri daha sempatik bir hale getirir ve zeminin kusurlarını örter. Rulo halinde durduğu zamanlar genelde temizlik ya da taşınma söz konusudur. Her ikisi de ferah bir başlangıcı anımsatabilecek şeylerdir. Tıpkı eserin yerleştiği camdan tanıklık edebileceğimiz hava olayları ve mevsim şartları gibi halının bulunduğu yer, şekli ve üstünde yaşananlar halıyı bizim için değiştirir.

Index 1972-1992 (II) – (Düsseldorf)

Bu kadar gözlerden ırak bir yere yerleştirilmiş olmasının nedenlerinden biri de bazen halının sadece halı oluşudur. Halıdan özellikle bahsetmiyorsak halı düşüncemize pek sık uğramaz. Onu fark etmeyiz ve sadece üstüne basarız. Rulo halinde bir halıyı bir sergide görmemiz ise alışılmadık ve ilgi çekicidir. Bizi düşünmeye sevk eder ve günlük hayatımızda kullandığımız, bizim için anlamlı olan ya da olmayan her objenin üstüne düşündüğümüzde olduğu gibi birçok anlam çıkarırız.

Kaynaklar:

Skylife (2010, Şubat). SergeSpitzer’den İstanbul İçin. Erişim tarihi: 19.01.2020. https://www.skylife.com/tr/2010-02/serge-spitzer-den-istanbul-icin

SergeSpitzer Arşivi. Erişim tarihi: 19.01.2020. http://www.realitymodels.org/

Arter Resmi İnternet Sitesi. Erişim tarihi: 19.01.2020. https://www.arter.org.tr/

Arter “Saat Kaç?” Sergisi basılı rehber.

Artek “Saat Kaç?” Sergisi sesli rehber. Erişim tarihi: 18.01.2020.

SergeSpitzer. Vikipedi. Erişim tarihi: 19.01.2020. https://en.wikipedia.org/wiki/Serge_Spitzer

 

 


BENZER YAZILAR

Bu fotoğrafları Mardinli bir fotoğrafçı çekti: Yusuf Karş

Bu fotoğraflardan en az bir tanesini mutlaka biliyorsunuzdur ya da 5 Pound'un üzerindeki Winston Churchill fotoğrafını görmüşsünüzdür.

Geleceğin Pil Teknolojileri

Dünyanın geleceğine yön verecek yeni pil teknolojileri ve özellikleri


Paylaş