1940'lar ve 50'lerde Hollywood'un gözde türü; kasvetli aynı zamanda da sofistike filmler... Kara Film'in (Film Noir) kısa tarihi ve türsel kodları.

Kara Film hakkında da tıpkı suç türünde olduğu gibi, tür olup olmadığıyla ilgili tartışmalar vardır. Temeline suçu baz alan filmler, bazı araştırmacılar tarafından toplumsal bir fenomen olarak kabul edilmektedir.

Kara Film Nedir?

Kara film (Film Noir) 1940’lı yıllardan başlayarak günümüze kadar gelen ve kendisinden önceki birçok film akımından etkilenerek ortaya çıkan film türüdür. Gangster filmleri, Amerikan film sansür yasasının “Yapım Yönetmenliği”nin yürürlüğe girmesiyle birlikte yasaklanmıştır. Kara Film, Gangster filmlerinden etkilenmiş ve Alman Dışavurumcu sinema akımını kendisine örnek almıştır.

Kara Film'lerde Büyük Buhran’ın ardından ciddi bir ekonomik kriz içinde olan Amerikan toplumunun sosyolojik ve psikolojik yapısı ele alınır. Aynı zamanda bu filmler, iktidarın işleme biçiminin bozulması ve baskın ideolojinin altında ezilen insanların kaçış aramalarının bir simgesi haline gelmiştir. Kara Filmler, aynı zamanda kadın karakterin erkek egemenliği altında alınmasıyla kadının cinsel bir obje haline gelmesine neden olmuştur. Seyirci, ilk kez bu filmlerle ortaya çıkan yuva yıkıcı, erkekleri baştan çıkaran Femme Fatale kadın tipiyle karşılamıştır.

Faalleşen insanın yaşamdaki fantezi ve arzularının sebep olduğu yıkımları da işleyen filmlerde klasik Hollywood muhafazakâr ve baskıcı yapısı göz önünde tutulur. Bu yapı seyirciyi filmlerin sonunda sürekli başarısızlığa ulaşan karakterlerle karşı karşıya bırakır. Bizlerin, filmlerdeki arzu objelerinin geçici olgular oluşunu ve bu objelerin yaşamımızdaki etkilerini tartışmamıza neden olur. Karanlık atmosfere sahip olan filmlerde kötülük kavramına çok sık rastlanmakta ve karakterlerin birçoğu üzerinde kesin hükümlere varılamamaktadır. 

Kara Filmin Tarihi

Kara Film’in tür olarak kabul edilmesi 1946 yılında Fransız eleştirmenler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu eleştirmenler, Kara Film’in 1940’lı yıllarda Amerika’da ortaya çıktığını ve tıpa tıp benzer özellikleri karşılayan birkaç filmin birleşmesinden oluştuğu görüşünü savunmaktadırlar. Kara film hakkında pek fazla eleştirmen, bu türün içinde çeşitli birleşitirici faktörler bulmuştur. Karakterizasyon ve ikonografi üzerinde McArthur, görsel stil üzerine Peterson ve Place, sanatsal, kültürel etmenler ve sosyal altyapı üzerine Schrader, ‘hard boiled’ geleneği ile Gregory, temsil ve ideoloji ile Kaplan, uzman olay örgüsü paradigmasıyla Damico'nun çalışmaları en bilinen çalışmalardır (Walker, 1944: 8). 

Kara film birçok eleştirmen ve kuramcı tarafından farklı tanımlanmış, hatta sınıflandırılmıştır. Frank Kruntnik’in yorumu ise, Kara Film’in bir fenomen olmasıyla ilişkilidir.

“Higham ve Greenberg ile Paul Kerr kara filmi bir tür olarak ele almış: Raymond Durgnat ve Paul Schrader daha çok bir ‘ruh hali’ ve ‘ton’ olarak görmüş; Joney Place ve Robert Porfirio bir ‘akım’ olarak tanımlamıştır. Belki de en kafa karıştırıcısı ise Jon Tuska’nın kara filmi ‘hem bir görüntü stili hem de insan varoluşunu ve toplum üzerine bir perspektif’ olarak konumlandırması olmuştur." (Kruntnik'den aktaran: Onat, 2012). 

Tüm bunların yanında Kara Film’in Gangster filmlerinin devamı olduğu iddia edenler de vardır. Kara Film’in kesin bir tür olarak kabul görmesi ve diğer türlerden koparılarak, kendisine ait türsel kodları olduğunun kesinleşmesi ise Paul Schrader’ın 1972 tarihinde yazdığı Kara Film Üzerine Notlar isimli yazı olmuştur. “Kentin gece hayatını konu alan bir filmin ‘kara film’ olması gerekmediği gibi, bir ‘kara film’in suç ve yozlaşmayla ilgili olması da gerekmez. Kara film türden çok tarzla tanımlandığı için eleştirmenin tanımlayıcı tarifini bir başkasınınkiyle karşılaştırmak neredeyse imkansızdır” (Schrader, 1972: 15).  Schrader’in Kara Film yorumu her ne kadar türden ziyade tarzla ilgili olsa da Kara Film’i tür sinemasına dahil etmiştir. 

Kara Film'in Türsel Kodları

Kara Film’de öne çıkan bir başka unsur ise karakterlerdir. Filmlerde femme fatale kadın karakter kullanımı, bu filmlerin ayırt edici temel özelliklerindendir. “ ‘Fatal’ Latince kökenli bir sözcük olup, “Fati kader, fatal kaderle ilgili demektir. Ama bu kader, Fransızca dili içerisinde ölümcül, kötü, sonu belli olmayan, önemli gibi göndermeleri de içerisinde barındırır” (Şendur, 2005, s.153) Femme fatale kadınlar, Kara filmlerde erkekleri baştan çıkaran ve onları kötü yola sürükleyen obje halinde kullanılmışlardır. Aynı zamanda baştan çıkarıcı kadın tiplemesi olan femme fatale kara filmin belirleyici kodlarından birisidir.

1930’lu yıllarda Amerika’da gerçekleşen sosyal ekonomik krizin etkileri film üretimine de yansımıştır. O dönemde ortaya çıkan filmler, genelde iki kategoriye ayrılır. Bunlardan ilki toplumu sorunlarından uzaklaştırmak için güldürü ve melodramlardır. 

Diğeri ise toplumun sorunlarına daha yakın denilebilecek kötümser ve suçlarla örülmüş, karanlık atmosferli filmlerdir. 1930’lardan önce Gangster ve Western filmleri popülerken, 1930’lardan sonra diğerleriyle aynı tarzda olan Kara Filmler popüler olmuştur. 1930’lu yıllarda bu filmlerin örnekleri az olsa da 40’lı yıllarda daha çok kendisini göstermiştir. Bunun sebebi olarak 40’lı yıllarda toplumda artan suçlarla toplumun kendisini daha güvensiz hissetmesi gösterilmektedir.  Kara Filmlerde melodram suçları ve toplumsal problemler, yeraltını  daha gerçekçi anlatan unsurlara rastlanır.

Kara Filmleri ayırt eden bir başka türsel kod ise görüntü yapısı olarak diğer türlerden farklı yapılaşmasıdır. Bu filmlerde görsel de içeriğe uyum sağlar şekildedir. İçeriğin kasvetli ve karanlık havası görsel olarak da filmlere yansımıştır. Gri tonlar, derin odaklamalar, net kontrastlar, karanlık ve yoğunlaştırılmış gölgeler bu filmlerin ortak görsel yapısını oluşturur. “…anlatım aracı olarak ışıklandırmanın sinema tarihindeki zirve noktalarından biri, hiç kuşkusuz Kara Film çağıdır” (Döşer, 2013: 46).

Kara Filmlerin görsel üslubu, içerik kadar etkili kullanılmıştır. Özellikle loş aydınlatmalar bu türün en belirleyici etmenlerinden birisidir. Kara Film’de kullanılan aydınlatma yöntemi, Alman Dışavurumcu Sineması’nın etkisindedir. Kara Filmler’in diğer türlerde olduğu gibi ışıkla oyuncuyu ön plana çıkarma derdi yoktur. Bunun aksine bu filmlere oyuncuların mekanlarda dahi gölgede kaldıkları karanlık atmosfer hakîmdir. 

Kara Filmlerde sürekli bir aksiyon söz konusu değildir. Olay örgüsündeki gerilim,  aksiyona kıyasla daha çok tercih edilir. Filmlerde kullanılan sokaklar genelde yağmurlu ve karanlıktır. Tıpkı öykülerin kasvetli havası gibi geniş alanlardan ziyade dar sokaklar kullanılır. Sokakların yanında kullanılan merdivenler de kadrajı bölen niteliktedir.  

Kara Filmlerde öne çıkan bazı nesneler vardır. Bunlardan en sık kullanılanları araba ve sigaradır. Sigaraya yüklenen anlamlar karakterlere göre değişkenlik gösterir. Femme fatale kadının ellerinde gösterilen sigara erilliği temsil ederken kurbanın ya da dedektifin elinde gösterilen sigara da çaresizliği sembolize eder. Arabaların kullanımı ise ana karakterle özdeşleştirilmiş olmasıdır. Genellikle Amerikan büyük araçları tercih edilir. Bu arabalar ise göz alıcıdır. Arabalar bir karakter gibi işlevlerinden ziyade markalarıyla, isimlerine göre nitelendirilir.

Her ne kadar Kara Film’in çıkış noktası olarak 1946 yılı gösterilse de bu türün kökeni aslında daha eski tarihlere dayanır. İlk örneklerini Amerikan Sineması içinde veren türün ilk örneği araştırmacılar tarafından 1941 yılında çekilen “Malta Şahini” (The Maltese Falcon) filmi olarak gösterilmektedir. Uyarlama bir film olan Malta Şahini’nden de anlaşılacağı üzere Kara Film tür olarak ortaya çıkması, aslında çoğu tür gibi ilk olarak edebiyatta ortaya çıkmış olmasıdır. "Biçimsel özellikleri ise 1910-1920 yılları arasında çıkan Alman Dışavurumcu akımından gelmektedir. Bazı uzmanlar Kara Film’in Alman Dışavurumculuğunun devamı olduğu beyan ederler fakat bu doğru değildir. Alman Dışavurumculuğunun karanlık atmosferinden oldukça etkilenen Kara Film kendine has anlatı formlarıyla bir akımın devamı olmaktan kurtulur ve kendi kodlarını üretir" (Döşer, 2013: 21).  

Klasik Kara Film türünün Hollywood’da net tarihler olamamakla birlikte 1941 yılında Malta Şahini ile başladığı ve 1958 yılında Bitmeyen Balayı filmi ile sona erdiği bilinmektedir. 1950’li yıllarda film stüdyoları daha çok renkli film üretimine yoğunlaşmış ve farklı türler üzerine düşmüşlerdir. O dönemde artan genç nüfusun ise daha çok bilim kurgu ve korku filmlerine rağbet ettiği bilinmektedir. 1960’lara gelindiğinde ise televizyonun ortaya çıkışıyla Kara Film üretimi giderek en alt düzeye inmiştir. Klasik Kara Film’in bitişi olarak 1958 yılı gösterilmiş olsa da bu tür daha sonraki türler içinde kendisini var etmeye devam etmiştir.

1960’lı yılların sonuna gelindiğinde Amerika’da stüdyoların gücü azalmış ve o dönemde Avrupa sinema akımlarından etkilenmiş auteur yönetmenlerin özelliklerini gösteren genç sinemacılar boy göstermeye başlamıştır. Bu genç sinemacılar yeni Kara Film’in özelliklerini ortaya koymada etki göstermişlerdir. 1960’lı ve 70’li yıllarda üretilen Kara Filmlerde modernist etki görülürken, 1980 sonrası değişen sinema anlayışıyla birlikte Kara Filmlerde postmodernist etkiler görülmeye başlanmıştır.

Suç Türü ve Kara Film'in Benzer Özellikleri

Kara Film ve Suç türünün benzer özellikleri oldukça fazladır. Kara Film’in Suç türüne göre daha belirleyici kodları bulunmaktadır. Her iki tür içinde geçerli olan gerçek ise iki türün de içeriklerini suç ve suçluların oluşturmasıdır. Bazı eleştirmenler 'suç’un bir tür olduğunu kabul etmemektedir. Bunun temel sebebi ise klasik yapı dahilinde her türün kendisine ait kodları olmasıdır. Suç türünün belirleyici bir kodu olmasa da onu tür yapan unsur; içeriğini suçun oluşturmasıdır.

Bazı eleştirmenlere göre ise Suç, kapsayıcı büyük üç kodun arasına girer ve Kara Film gibi suç içeren türler onun alt türü olur. Bu konular her ne kadar tartışmaya açık ve kesin sonuçlara ulaşmamış olsa da her iki tür de kendisini tür olarak klasik yapı dahilinde var eder. 

İki tür için de aynı özellikteki filmler örnek gösterilebilir. Özellikle de Yeni Kara Film, Suç türüyle daha çok benzer özellikler göstermektedir. Klasik Kara Film örneklerinde keskin belirleyici özellikler olsa da Yeni Kara Film örnekleri, Suç türü filmlerinden ayırt edilemeyecek düzeydedir.

Örneğin; 1970’li yılların genç yönetmenleri yeni kara film örnekleri vermişlerdir. Amerikan sinemasında Francis Ford Coppola, Martin Scorsese, Paul Schrader ve Roman Polanski gibi genç yönetmenlerden oluşan yeni bir kuşak ortaya çıkmıştır. Bu kuşak Konuşma, Taksi şoförü, Çin Mahallesi (Chinatown, Roman Polanski, 1974), Uzun Veda (The Long Goodbye, Robert Altman 1973), Bizim gibi Hırsızlar (Thieves like us, Robert Altman, 1974) gibi yeni kara filmleri üretmişlerdir.

Örnek gösterilen filmlerin her biri suç türü için de örnek gösterilmektedir. Çünkü  bu filmlerin her birinin içeriğini suç ve suçlular oluşturmaktadır. İki tür içinde de dedektifler, suçlular, adaleti sağlamaya çalışan kahramanlar ve sorgulanan ceza kavramları vardır. Kara Film’i doğuran şey suçtur. Suç filmleri ise tamamen 'suç' odaklıdır. Bu sebeple Kara Film için suç filmleri diyebiliriz fakat aynı kanı suç filmleri için geçerli değildir. Çünkü özellikle de Klasik Kara Film’in daha önce de belirttiğimiz gibi belirleyici unsurları vardır.

Alman Dışavurumcu akımdan gelen biçimsel özelllikler, femme fatale kadın karakterler, üzerine anlamlar yüklenmiş araba ve sigara nesneleri, Kara Film’i belirleyen kodlardır. Suç türü ise daha çok kapsayıcı bir yapıya sahiptir.  Onu belirli kılan tek kod içeriğinin suç olmasıdır.

Sonuç Yerine

Fransız eleştirmenler Kara Film hakkındaki tartışmalı konuya son vermişler ve Kara Film’in bir tür olduğunu kabul etmişlerdir. Araştırmacılar her ne kadar Kara Film’in tanımı üzerinde kesin kanılara varamamış olsa da Kara Film'in de diğer tür filmleri gibi belirleyici kodları olduğu konusunda uzlaşmışlardır. Kara Film örnekleri sadece klasik dönemle sınırlı kalmamıştır. Burada söz konusu olan Film Noir’den Neo-Noir’e geçiştir. Kara Film’e içerik oluşturacak olaylar toplum içinde sürekli yaşanmaktadır. İçerik bitmediği sürece bir türün yok oluşu söz konusu değildir. Bu sebeple Kara Film türü aslında hiç bitmemiş, sadece biçim değiştirmiş, değişen dönemin özelliklerine göre dönüşmüştür.

Klasik Kara Film, zamanla Yeni Kara Film olmuştur. Günümüzde bu tür hala içerik üretmektedir. Kara Film topluma bağlı bir şekilde dönüşmüştür. Suç türünde olduğu gibi bu türde de içerik toplum için o dönem ne suç olarak görülüyorsa ona göre değişmiştir. Buradan yola çıkacak olursak eğer, Kara Film’in hiçbir zaman son bulmayacağını, toplumda sorunların ve suçların devam  ettiği sürece kendisini bir ayna gibi seyirciye tutacağını söyleyebiliriz.

KAYNAKÇA

Abisel, N. (1999). Popüler Sinema Ve Türler. İstanbul: Alan Yayıncılık.

Altman, R. (2003). Sinema ve Tür. (G. Norwell-Smith, Dü., & A. Fethi, Çev.) İstanbul: Kabalcı Yayınevi.

Bektaş, S. (2014). Türk Sinemasında Kara Film: Türsel Bir İnceleme Yüksek Lisans Tezi. Kayseri: Erciyes Üniversitesi.

Döşer, İ. R. (2013). Bir Tür Olarak Kara Film Ve Günümüz Sinemasına Etkileri. İstanbul : Haliç Üniversitesi.

Harvey, D. (2003). Postmodernliğin Durumu. (S. Savran, Çev.) İstanbul: Metis Yayıncılık.

Keesey, D. (2011). Neo-Noir Filmler. (S. Serezli, Çev.) İstanbul: Kalkedon Yayınları.

Kruntnik, F. (2010). In a Lonely Street-Film Noir Genre. New York: Routledge .

Maltby, R. (1944). The Politics of the Maladjusted Text. (C. I. Ian Cameron, Dü.) Londra: The Movie Book Of Film Noir.

Monaco, J. (2014). Bir Film Nasıl Okunur? (16 b.). (E. Yılmaz, Çev.) İstanbul: Oğlak Yayıncılık.

Mutluer, O. (2008). Yeni Yönelimler Çerçevesinde “Kara Film". Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon Ve Sinema Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi.

Onat, E. S. (2012). Amerikan Film Sansür Yasası Olarak Yapım Ve Yönetmelği'nin Doğuşu Ve 1948 Yılına Kadar Kara Film Üzerindeki Etkisi Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi-Güzel Sanatlar Fakültesi-Sinema Tv Anasanat Dalı.

Özdemir, S. T. (2011). Yeni Kara Filmler. İstanbul: Nirengi Kitap Yayınevi


BENZER YAZILAR

Marvel Sinematik Evreni Geri Döndü: Black Widow

2 yıllık bir aradan sonra Marvel Sinematik Evreni beyaz perdeye geri döndü. Scarlet Johansson’ın başrolünü oynadığı, Marvel’ın 4. fazını başlatan Black Widow filmi neyi anlatıyor ve tüm bunlar MCU’nun geleceği için ne anlam ifade ediyor?

İzlemeden Geçmemeniz Gereken 3 Animasyon Filmi-2

Birbirinden yaratıcı senaryolara ve muhteşem görsellere sahip 3 animasyon filmini daha sizler için derledik.


Paylaş