Balıyla ünlü olan Anzer Yaylası ve kaplıcalarıyla ünlü Ayder Yaylası hakkında bilmeniz gerekenleri bu yazımızda derledik.

Rize’nin yemyeşil güzelliği içinde zirvelere kadar çıkmayı planlıyorsanız, bu iki yaylaya mutlaka gitmelisiniz. Birinde daha canlı bir atmosferde, diğerinde yaylanın sessizliği içinde buz gibi yayla havasını deneyimleyebilirsiniz. İki yayla da doğası açısından dudak uçuklatacak güzellikte bir örtüye sahip. Bu seyahatinizde, yayla yeşilliği ve kültürü içinde muhlamanızı, hamsinizi ve Laz böreğinizi yiyebilir ya da şimdiye kadarki doğa yürüyüşlerinin en güzelini yapabilirsiniz. Bu iki yaylayı biraz daha yakından inceleyelim.

Anzer Yaylası

Anzer Yaylası, Karadenizin en meşhur yaylalarından biri. İkizdere ilçesinden 2105 metre yükseklikte bulunuyor. Yayla, Aşağı Anzer (Çiçekliköy) ve Yukarı Anzer (Ballıköy) olmak üzere ikiye ayrılıyor. Kırklardağı eteklerinde yer alan bu yayla, 430’a yakın endemik çiçek türüne ev sahipliği yapıyor.

Meşhur Anzer balı da buradaki çiçeklerin yetiştiği, 3 bine yakın kovanı bulunan yayladan geliyor. Anzer Balı’nın ilaç gibi bir etkisi olduğu ve bir kaşıktan fazla yenmemesi gerektiği söyleniyor. Fakat Anzer Balı’nın sahteciliği oldukça yaygın. Gerçek Anzer Balı sadece bu yaylada üretilen bala deniyor ve sadece buradan çıkan ballar bu onayı alabiliyor. Zor bulunması sebebiyle de oldukça pahalıya satılıyor.

Anzer, 1991 yılında turizm merkezi ilan edilmiş olsa da Anzer kalabalıktan ve şehir yaşamından oldukça uzak. Konaklama gibi ihtiyaçlar açısından oldukça sınırlı olan Anzer’de genelde yerlilerden başkasını görmek zor.

Ayder Yaylası

Rize’nin en popular yaylası olan Ayder, Çamlıhemşin’e 19 kilometre uzaklıkta bulunuyor. 1218 metre yükseklikte bulunan yayla aynı zamanda Kaçkar Dağları tırmanışlarının kuzey yönündeki başlangıç rotasına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, Anzer’in olduğu gibi, Ayder’in de kendine özgü bir balı var. Ayder kelimesi Ermenice’de tarlalar anlamına gelse de Ayder'de hiç tarla bulunmuyor.

Yaylaya çıkarken Fırtına Deresi’ni takip eden yol kullanılıyor. Bu dere rafting gibi sporlar için oldukça tercih edilen bir dere ve görmeye değer. Gürgendibi ve Gelintülü isimli iki güzel şelale de Ayder’i gezerken görülebilir.

Ayder 1987 yılında turizm merkezi ve 1994 yılında da milli park ilan edilmiş. Burada konaklama ve yemek imkanları oldukça fazla. Turistik aktivitelere de oldukça sıcak bakılıyor. Mesela özel olarak ayrılmış kamp alanlarında Ayder’de gençler rahatlıkla kamp yapabiliyor.

Ayder’de bulunan kaplıcanın şifalı bir etkisi olduğuna inanılıyor. Bu kaplıca Osmanlı döneminden beri birçok sağlık sebebiyle tercih edilen bir yer haline gelmiş. Kaplıca suyu 260 metre derinlikten geliyor ve 55 derece sıcaklığa kadar ulaşıyor. Şifa getirdiği düşüncesiyle çok fazla ziyaretçi ağırlasa da kaplıca suyundan yararlanmadan önce uzman doktorlara başvurulması ve bir günde en fazla bir kere girilmesi öneriliyor. Zaten Kaplıca girişinde hazırda bir doktor bekliyor. Kaplıcaya çok fazla kez giren bazı insanlarda Kaplıca Krizi denilen bir rahatsızlık ortaya çıkabildiği söyleniyor.

Ayder’in bir diğer meşhur özelliği de şenlikleri. Düzenlenen iki şenlikten biri, ocak ayının sonunda düzenlenen Ayder Kardan Adam Şenlikleri. Bu şenlik daha çok kış turizminin arttırılması amacıyla düzenleniyor. Kardan adam yarışması dışında, kayak ve snowboard gibi sporlar da destekleniyor bu şenlikte.

Diğer şenlik ise haziran ayının ortalarında düzenlenen Ayder Kültür, Sanat ve Doğa Festivali. Hem turistlerin hem de yerlilerin bolca horon oynadığı bu şenlikte, ortaya bir de ateş yakılıyor. İki şenlik de hafta sonuna denk getiriliyor ve ikişer gün sürüyor.

Ayder 13. yüzyılda Halalılar tarafından kurulmuş bir dinlenme yeriymiş. Ayder’in kaplcaları Halalıların göç ederken uğradıkları bir rahatlama yeri haline gelmiş. Zamanla bu uğrak noktayı yayla olarak da kullanmaya başlamışlar. Eskiden Halalıların burada türküler söyleyerek çayırlıkları biçtikleri döneme Hodoç günleri adı veriliyormuş. Günümüz Ayderlileri de Hodoç günlerini biliyor fakat artık bu güne özel bir şey yapılmıyor.

Kaynaklar:

http://www.rize.gov.tr/yaylalar

https://www.anzerbali.com.tr/anzer.shtm

 


BENZER YAZILAR

Bu fotoğrafları Mardinli bir fotoğrafçı çekti: Yusuf Karş

Bu fotoğraflardan en az bir tanesini mutlaka biliyorsunuzdur ya da 5 Pound'un üzerindeki Winston Churchill fotoğrafını görmüşsünüzdür.

Baharat Denince Akıllara Gelen İlk Mutfak : Hint Mutfağı

Baharatın bolca kullanıldığı Hint mutfağının en popüler baharatları, özel çeşnilerle hazırlanmış yemekleri


Paylaş