Gardner’in çoklu zeka kuramına örnek olabilecek bir yaşam öyküsüyle Christy Brown ve onun her şeyi olan sol ayağı.

Fiziksel durumunu bozan serebral palsi hastalığıyla doğan Brown'ın, sol ayağını tanımaya başlamasıyla yazdığı kitabı, Gardner’in çoklu zeka kuramına örnek verilebilecek bir yaşam öyküsü sunmuştur.

Christy Brown’un yazmış olduğu ve 1954 yılında yayınlanan eser, yazarın kendi hayatını anlattığı anı ve biyografi özelliğinde bir romandır. Romanın adı, yazarın doğuştan sahip olduğu beyin felci hastalığı sonucu sadece sol ayağını kullanabilmesinden gelmektedir.

Yazarın kendi hikayesini anlattığı roman, kendisinde farklı bir şeylerin olduğunu hissettiği küçük yaşlarda başlamaktadır. Eserde sol ayağıyla kalem tutma, konuşamamanın verdiği acizliklerle annesi ve babasının yardımıyla hayata tekrar bağlanmasını anlatılmaktadır. Bu roman Gardner’in çoklu zeka kuramına örnek bir yaşam öyküsü olarak verilebilir.

Gardner’in Çoklu Zeka Kuramı

Gardner’e göre zekanın bir çok boyutu vardır ve evrenseldir. Farklı zeka türleri birbirinden daha az önemsiz ya da önemli değildir. Sekiz farklı zeka alanı yer alan kuramda, bedensel kinestik zeka alanında bedeni tümüyle iyi kullanma kapasitesi bulunmaktadır. Bu kapasitede bireyler bedenin tüm boyutlarına hakim olup onu farklı şekillerde kullanabilirler. Örneğin, futbolcularda çoğu sağ ayağıyla daha isabetli vuruşlar yapabilirken bazıları hem sağ hem de sol ayaklarını ustaca kullanabilirler. Bu alandaki zekası baskın olan bireyler, beden ve zihinleri arasında güçlü bir bağ ve uyum içindedirler.

Christy Brown Kimdir?

İrlandalı yazar, ressam ve şair Christy 1932 yılında Dublin de doğmuştur. Babası duvar örme ustasıdır ve 22 çocuklu bir ailede yaşamıştır. Doğuştan beyin felci olarak bilinen Serebral Palsi hastalığına sahiptir. 5 yaşına kadar hiçbir zeka belirtisi göstermeyen Christy, kız kardeşinin tebeşirle tahtaya yazı yazdığını görerek heyecanlanmasıyla tebeşiri sol ayağıyla alarak bir şeyler karalamaya başlar. Sol ayağını ilk kez bu şekilde kullandıktan sonra sol ayağı onun her şeyi olmaktadır.

Yazı yazan, resim yapan, arkadaşlarıyla gezen Christy, normal çocuklar gibi bir yaşam sürmektedir. Büyüdükçe bazı şeylerin farkına varıp kendinden nefret etmeye, tanrıya isyan etmeye başlamıştır. Gittiği doktorların tedavi diye adlandırdıkları şey Christy’nin kabusu olmaktadır. Tedavinin işe yaraması için sol ayağın kullanılmaması istenmektedir. Bu yüzden sol ayağı kesilen Christy, fizik tedaviyle düzelmeye başlamaktadır. Düzelme olmasına rağmen hayatının sonuna kadar birilerine muhtaç yaşayan ünlü yazar olarak hayata gözlerini 1981 de yummuştur. 

Serebral Palsi (Beyin Felci) Hastalığı Nedir?

İnsan vücudunda bulunan kasların hareketlerini, vücudun duruşunu etkileyen ve fiziksel olarak yarattığı engellilik durumuna sebep olan hastalıktır. Hastalığın vücutta yarattığı etkiler; hareket bozuklukları, anormal refleksler, istem dışı hareketler, normal olmayan pozisyonda durma ve kararsız yürümedir.

Sol Ayağım Kitap Özeti

Christy, Haziran 1930’ da doğmuştur. Christy ile ilgili ilk sorunu gören annesi olmuş. Annesi telaşlanmış ve eşiyle konuşarak bir an önce tıbbi tedavi almaya karar vermişler. Christy’i gören tüm doktorlar umutsuz vaka olarak değerlendirmiş. 5 yaşına kadar herhangi bir zeka belirtisi göstermeyen christy, hala yeni doğmuş bir bebek gibi bakıma muhtaçmış.

Herkesin evde olduğu bir akşam kız kardeşinin elinden sol ayağıyla aldığı kalem ile kağıdı karalamaya başlar. Ailesi şaşırmış. Annesi, Christy ile ilgilenir ve ona ilk olarak A harfini çizmeyi öğretir. A harfini öğrenen Christy, alfabeyi bu yolla öğrenir. Sol ayağını daha fazla kullanmaya ve yaşıtlarıyla arkadaş olmaya başlamış. 13 yaşında ve hala kendini keşfetmemiş küçük bir ressam olan Christy, hiç görmediği, hayalinde olan köy manzaraları, gemiler ve ağaçlar yapıyordu. Büyüdükçe ve zaman geçtikçe içinde yeni bir his belirmeye başlamış ve elleri ve bedeni yüzünden dünyaya küsmüş.

Bir gün yanına gelen Megrive, onu Lourdes’e götürmeye karar verir. Lourdes de zihninde hiç silinmeyecek anılar olmuş ve dünyanın her yerinde acı çekmekte olan bir sürü insandan yalnızca biri olduğunu anlamış. Lourdes dönüşünün yedi ya da sekiz gün sonrasında, evin önünde beliren arabadan inen yabancının doktor olduğunu öğrenmiş. Onu tedavi etmek ve bunu Christy’e kabul ettirmek için gelen doktor, tedavinin kabulüyle yoğunluklu olarak fiziksel egzersiz içeren özel bir tedavi hazırlamış.

Başlanan tedavinin ardından bir yıl geçmiş ve Christy aldığı tedaviyle bağımsız olmayı daha çok arzulamış ve konuşabilmeyi tüm dünyaya bir şeyler söylemeyi istemiş. Aklına birden gelen fikirle söylemek istediklerini kağıda aktarmayı düşünmüş ve bunun için not defterine bir şeyler yazdığını gördüğü kız kardeşinden yardım etmesi için ricada bulunmuş. Kardeşi, karşılığında bir şey yapması sonucu yardım edeceğini söyleyerek şartı kabul etmiş ve Christy kardeşinin ödevini yapmış.  

Otobiyografisini yazdığında 18 yaşındadır. Aldığı tedaviyle birlikte konuşmasının epey ilerlediğini görmüştür.

Özetle;

Yazarın yazmış olduğu eser, kendi hayatındaki zorlukları, mücadeleleri ve azmi okurlara göstermektedir. Kitaptan çıkarılması gereken azmin elinden hiçbir şeyin kurtulamadığıdır. Hayata olan inanç ve bağlılıkla imkansız görülen pek çok şeyin başarılması mümkündür. 

Kaynaklar: 

https://acikerisim.erbakan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12452/396/tez%2010119914.pdf?sequence=1&isAllowed=y

https://rengarenkdergisi.com/2021/03/30/christy-brown-sol-ayagim-kitabi-incelemesi/

https://edebiyatvesanatakademisi.com/yabanci-roman-ozetleri/sol-ayagim-romani-hakkinda-ozet-ve-inceleme-christy-brown/33675

 
 
 

BENZER YAZILAR

Edebiyat İnsanı İyileştirebilir mi?

“Edebiyatın İyileştirici Gücü” kitabını inceleyerek okumanın ve yazmanın insan ruhuna nasıl iyi geldiğini tarihteki ilginç örnekleriyle ele aldık.

Simone De Beauvoir Kimdir?

Modern feminizmin temellerini atan Simone De Beauvoir, hayatı, özgürleşme teorisi ve eserleri.


Paylaş