Recaizâde Mahmut Ekrem'in öncü olduğu Servet-i Fünun dergisi, topluluk içindeki tartışmalar ve derginin kapatılması.

Servet-i Fünun Dergisinin Kuruluşu 

Servet-i Fünun dergisi, 17 Mart 1891 yılında Ahmet İhsan Tokgöz tarafından çıkarılmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem'in tavsiyesinden önce genellikle bilim yazıları yazılmıştır. Recaizade öğrencisi olan Ahmet İhsan Tokgöz'e Servet-i Fünun dergisinin edebiyat dergisi olmasını ve Galatasaray Lisesi'nden öğrencisi olan Tevfik Fikret'in başyazarlığa getirilmesini önermiştir. Ahmet İhsan Tokgöz bu öneriyi kabul ederek Servet-i Fünun dergisini bir edebiyat dergisi haline getirmiştir. Tevfik Fikret başyazarlıktan yazı işleri müdürlüğüne geçtiğinde ise Servet-i Fünun'u tam bir edebi zevke çevirerek sanat ve edebiyat dergisine çevirmeyi başarmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem'in taraftarları yani yenilik yanlısı yazar ve şairler bu edebi dergi etrafında toplanmış ve yazılarnı burada yayımlamışlardır. Tevfik Fikret'in yazı işleri müdürü olmasından sonra Cenap Şahabettin, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Hüseyin Siret, İsmail Safa, Ali Ekrem, Celâl Sahir, Menemenlizade Mehmet Tahir, Ahmet Reşit, Süleyman Nazif, Ahmet Şuayp, Hüseyin Suat, Hüseyin Cahit, Süleyman Nesip, Faik Âli, Ahmet Hikmet, Hüseyin Kâzım vb şairler derginin bünyesine girdiler. 

Servet-i Fünun Dergisine Gelen Tepkiler

Servet-i Fünun edebiyatı şairleri yaşadıkları dönem yüzünden bireysel konuları işlemişlerdir. II. Abdülhamit Dönemi Türk Edebiyatı olarak da adlandırılır. İstibdat  döneminde yaşadıklarından dolayı bireysel ve içe dönük konuları işlemeleri pek de şaşırılacak bir konu değildir. Fakat bu topluluktan olmayan şairler bunu eleştirmekten kaçınmamış üstelik Cenap Şahabettin başta olmak üzere Servet-i Fünun şair ve yazarlarını kapalı dil ve tamlama kullandıkları için eleştirdiler. Ahmet Mithat Efendi ise bu nedenlerden dolayı Servet-i Fünuncuları Dekadanlar makalesinde büyük bir şiddet ile eleştirdi. 

Nedir Bu Dekadan Kelimesi? 

Dekadan, Fransa'da naturalizm akımına tepki olarak çıkan sembolizm akımının temsilcilerine karşı, edebiyatı dejenere ettikleri doğrultusunda yapılan suçlamalar için kullanılan kelimedir. İmgeler doğrultusunda bir çığır aşarak, anlaşılması güç imgeler yaratmışlardır. Bu imgeler için yeni kelimeler oluşturmuşlardır. Bu anlaşılması güç imgeler yüzünden Ahmet Mithat Efendi, Servet-i Fünun topluluğunu bu dekadan kelimesiyle ağır bir şekilde eleştirmiştir. 

Servet-i Fünun Dergisinin Kapatılması 

Ahmet Mithat'ın Dekadan suçlamalaması ağır bir eleştiri olmuştur. Fakat Servet-i Fünun edebi anlayışı kendini benimsetmeyi ve yer edinmeyi başarmıştır. Dış topluluklardan gelen eleştiriler azalsa da Servet-i Fünun topluluğu kendi içinde tartışmalara girmeye başlar. Bu tartışmaların başında Ahmet Şuayp, Son Yazılar eserinde Servet-i Fünun'u yalnızca iç dünya, bireysellik ve aşk temaları üzerinde durdukları için eleştirir. Bu yazı başlangıç olsa dahi topluluğun asıl kopması Ali Ekrem'in yazdığı Şiirimiz eserinden sonra olmuştur. 

Ali Ekrem, yazısında, ilk olarak Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Halit Ziya olmak üzere, Süleyman Nesip, Süleyman Nazif, Fâik Âli gibi pek çok Servet-i Fünun topluluğunu eleştirir. Fakat yazı işleri müdürü olan Tevfik Fikret bu yazının Servet-i Fünun adını değiştirerek ve bazı kısımlarını kırparak yayımlar. Bu olay sonrasında Ali Ekrem dergiden ayrılır ve yanında bazı arkadaşları da katılarak II. Abdülhamit yanlısı olan Malumat dergisine katılır.

Ali Ekrem, Şiirimiz yazısını kısıtlama olamadan Malumat dergisinde yayımlar. Tevfik Fikret Servet-i Fünun dergisi üzerinden, Ali Ekrem Malumat dergisi üzerinden tartışmaya başlarlar. Ali Ekrem'in ve Ahmet Reşit'in yazmaları saray tarafından yasaklanmıştır. Tevfik Fikret ise Servet-i Fünun dergisinden Ahmet İhsan ile aralarının bozulduğu için ayrılmıştır. Servet-i Fünun dergisinin başına Hüseyin Cahit Yalçın getirilir. Bu başa getiriliş dergi için hiç iyi sonuçlanmayacaktır. Çünkü Hüseyin Cahit, Fransızca'dan tercüme ettiği Edebiyat ve Hukuk makalesi, sakıncalı olarak kabul edilmiş ve Servet-i Fünun dergisi kapatılmıştır. Bu bilinen nedendir fakat bazı edebiyatçılar derginin kapatılmasına yol açan başka nedenin olduğunu da söylerler. Servet-i Fünun yazar ve şairlerinin bazılarının adlarının Abdülhamit karşıtı siyasi olaylara karışması nedeniyle derginin kapatıldığını söylerler. 

1898 yılında, Güney Afrika’daki Transval’da sömürgeci İngilizlerle yerli halk Boerler arasında savaş olmuştur ve Hüseyin Cahit dışında Servet-i Fünun yazarları II. Abdülhamit'e karşı İngiltere'nin galibiyetini temmenni etmişlerdir. Bu galibiyet temennisini kaleme alarak İngiliz Büyükelçisi Sir Nicolas O’Conor’a sunmuştur. Saray bu olayı öğrenerek metne imza atan bazı Servet-i Fünûn yazarları sorguya almışlardır. İsmail Safa ve Hüseyin Siret sürgüne gönderilir. Bu olay Servet-i Fünun dergisi üzerinde kötü bir etki bırakmıştır.

Kapatılmasa edebiyatımıza oldukça kusursuz eserler kazandıracak olan Servet-i Fünun ömrü kısa olsa da etkisi uzun bir edebi ekolüdür. Servet- i Fünun topluluğundaki yazarların ve eserleri Türk Edebiyatı için büyük bir kazanımdır. 


BENZER YAZILAR

Türk Edebiyatı'nın 5 Başarılı Kadın Çeviri Yazarı

Türk Edebiyatı'nda başarılı olan kadın çeviri yazarlarımızın hayatları ve eserlerini inceledik.

Hristiyan Dünyasının Tepkisini Çeken Eser: Da Vinci Şifresi

Dan Brown’un yazdığı, Katolik ve Yahudi savaşını tetikleyen, satışa çıktığı ilk haftadan sonra New York Times’ın “En Çok Satanlar” listesinde 1 numaraya yükselen eser.


Paylaş