Kitâb-ı Mukaddes'in en ilgi uyandıran hikayelerinden Salome ve Yuhanna hikayesini ve hikayenin sanat dünyasında nasıl şekillendiğini inceledik.

Yüzyıllar boyunca sanatçılara ilham vermiş olan Salome ve Yuhanna hikayesi, Yeni Ahit'in en ilgi çekici hikayelerinden biridir. Hikaye ve özellikle Salome karakteri sonradan yazılmış bir çok karaktere esin kaynağı olmuş bir çok resimin konusu olmuştur. İhtiras, intikam ve aşk ile süslenmiş bu yazımızda hikayenin kendisine ve sanat dünyasında nasıl işlenildiğine odaklandık.

Yuhanna Kimdir? 

Yuhanna veya Yahya, İsa peygamberi vaftiz eden din büyüğüdür ve aziz olarak kabul edilir. Mesih'in geleceğini insanlara müjdeleyip vaazlar vermiştir. Yahudiye krallarından Herod'un Herodias ile evliliğini aralarındaki kan bağından dolayı lanetlemiş, evliliğin kutsal yasaya göre geçersiz olduğunu söylemiştir. Bu yüzden Herod tarafından hapsedilmiştir.

Salome Kimdir? 

Yahudiye Kralı İkinci Herod'un ve Herodias'ın kızı Salome, Yeni Ahit'te ismi geçen kadınlardan biridir. Kutsal Kitap'ta adı pek az anılıyor olsa da bir kültür öğesi olarak sanatçılar tarafından defalarca işlenmiş, esinlenilmiş bir karakterdir. Femme Fatale arketipinin ilk örneklerindendir.

(Vaftizci Yahya'nın Başıyla Salome, Caravaggio,1610, Tuval üzerine yağlı boya) 

Salome'nin Dansı 

Kral Herod kendi doğum günü kutlamasında üvey kızı Salome'nin dans etmesini ister. Kral, Salome'nin dansından o kadar etkilenir ki ona bir dileğini gerçekleştirme sözü verir hatta eğer isterse krallığının yarısını vermeye razıdır. Bunu üzerine ne isteyeceğini bilemeyen Salome, annesi Herodias'a danışır. Yahya'nın evlilikleri üstüne söylediklerini unutamayan Herodias, kızı Salome'nin kraldan Vaftizci Yahya'nın kafasını bir tepside getirilmesini istemesi gerektiğini söyler. Kutsal bir insan olduğu için Yahya'yı idam ettirmekten çekinen kral, verdiği sözün esiri olur ve Vaftizci Yahya'nın öldürülmesi için emir verir. Yahya öldürülür ve kafası gümüş tepside Salome'ye getirilir. 

(L'Apparition, Gustave Moreau, 1876) 

Salome ve Yuhanna'nın Sanatta Reprezantasyonları 

Bu hikaye yüzyıllar boyunca fresklere, tablolara, hikayelere, filmlere ve oyunlara konu olmuştur. Salome başlı başına şehvet ve yozlaşma sembolu haline gelmiştir. 
Titian, Caravaggio, Gustave Moreau gibi birçok ünlü ressam bu eski hikayeden ilham alarak hikayeyi kendi biçimlerinde resmetmiştir. Resimlerde genellikle Salome ya masum yüzlü bir genç kız ya da cezbedici bir kadın olarak tasvir edilir. Bu ayrım Salome'nin hikayedeki rolü hakkındaki fikir ayrılıklarından kaynaklanır. Kimisi onu annesinin manipüle ettiği masum bir kız olarak görür kimisi de aksine suç ortağı olduğunu düşünür.

(Salome, Titian,1515,Tuval üzerine yağlı boya) 

Fransız romancı Joris-Karl Huysmans, "À rebours (Tersine)" adlı romanında Moreau'nun tablosundaki Salome'yi şöyle anlatıyor: 

"O artık çekici vücüduyla yaşlı bir adamdan şehvet ve istek çığlıkları koparan basit bir dansçı kız değildi; iradeleri yıkan, titreyen göğüsleri, beli ve kalçalarıyla Kral'ın zihnine hükmeden; dünya kadar eski bir günahın sembolik bir enkarnasyonu olarak sunulmuştu. Ölümsüz histerinin tanrıçası, kaslarını sertleştiren, etini titreten kataleptik spazmlarıyla tüm güzelliklerden üstün bir güzel ve güzelliğin lanetiydi. Kıyametin korkunç canavarı, kayıtsız, güvenilmez, duygusuz ve zehirliydi."

Gustave Flaubert'in Herodias adlı hikayesinde ise Salome bu tanımın tam zıttı olarak sunuluyor. Hikayede Salome aslında annesinin manipülasyonuna maruz kalmış masum bir çocuk ve mağdur olarak sunuluyor. Yuhanna'nın ölümünden sorumlu olarak Salome'nin annesi Herodias gösteriliyor ve Salome Yuhanna'nın kafasını isterken Yuhanna'nın kim olduğundan bile habersiz.

Hikayenin bir diğer ve belki de en meşhur reprezantasyonu Oscar Wilde'ın "Salome"  adlı oyunudur. Wilde'ın oyununda gelişen olaylar, Yeni Ahit'teki orijinal halinden biraz daha farklıdır. Burada Salome Yuhanna'ya aşıktır ancak Yuhanna günah işlememek adına onu reddeder. Bunu üzerine öfkelenen Salome, Kral'ın doğum günü kutlamasındaki isteğinden yararlanır. Yedi tüle bürünerek Kral'ın karşısına çıkar ve dans eder, dans ettikçe tüllerini tek tek yere bırakır ve en sonunda çırılçıplak kalır. Bu gösteri yüzünden büyülenen kraldan ise Yahya'nın kafasını ister. Gümüş tepside getirilen Yahya'nın kafasını kaldırır ve dudaklarından öper ve ağzından şu sözler dökülür: "Dudaklarında acı bir tat vardı. Yoksa bu kanın tadı mıdır? Hayır, belki de bu aşkın tadıdır. Aşk acıdır derler, ama ne önemi var? ne önemi var? Senin dudaklarını öptüm Yuhanna, senin dudaklarını öptüm."

Flaubert'in Salome'sinin aksine Wilde'ın Salome'si tam olarak bir "Femme Fatale" örneğidir; ölümcül, talepkar, güçlü ve erkeklere diz çöktüren bir kadındır.

Hikayeden algılananlardaki farklılıklar tek bir hikaye üzerine birçok farklı görüş, birçok farklı temsil oluşturup zengin bir kültür öğesi haline geliyor. Eski ve trajik bir öykü sürekli değişerek yüzyıllardır bizimle yaşamaya devam ediyor ve hala film karakterlerinden tablolara birçok esere ve karaktere ilham kaynağı oluyor.

Kaynakça:
Wilde Oscar, Salome, 1891
Mark 6:21-29
Matt 14:6-11
Huysmans Joris-Karl, À rebours, 1884, Charpentier publishing
Flaubert Gustave, Three Tales, 1877 


BENZER YAZILAR

Stefan Zweig: Hayatı, Savaş Yılları, Eserleri ve İntiharı

Edebiyat dünyasına damga vuran kitaplarının arkasındaki yazar; Stefan Zweig.

Ahmet Ümit ve Polisiye Romanları

"Hayat, yaşadıklarımızdan çok hayal ettiklerimiz değil mi zaten.” Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, Ahmet Ümit


Paylaş