Kimilerine göre kişinin verirken tamamen özgür olması gereken bir karar, kimilerine göre korkunç bir insanlık suçu…

Sadece kelime anlamı olarak incelenmemesi gereken bir konu ötenazi. Duyan, bilen ve karşılaşan kişinin baktığı farklı noktalara göre şekil değiştirebilen; kimilerine göre kişinin verirken tamamen özgür olması gereken bir karar, kimilerine göre korkunç bir insanlık suçu… Bu yazımızda ötenazinin ne olduğundan, türlerinden, ötenazi hakkında çeşitli ülkelerin tutumlarından ve bazı yaklaşımlarda nasıl ele alındığından bahsedeceğiz.

Ötenazi Nedir?

Yunanca tatlı ve güzel ölüm anlamına gelen ötenazi; bir canlının yaşamının dayanılması zor noktaya geldiği veya iyileşmesinin mümkün olmadığı, acı çektiği durumlarda tüm bunlara son verilmesi için ölümüne tıbbi destekle yardım edilmesidir. Acısız veya minimum düzeyde acıtan ölümcül bir enjeksiyon yahut yüksek dozda ilaç gibi yöntemlerle yapılmakla birlikte farklı formlarda da yapılabilir. Ötenazi türlerinden olan aktif ve pasif ötenazi de bu formlara dahildir.

Genel anlamıyla kişinin talebi doğrultusunda öldürme olarak yanlış bir algıyı üzerinde taşıyan ötenazi için aslında durum bundan farklıdır. Kişiyi kendi talebi doğrultusunda öldürme işlemi herkes tarafından yapılabilecekken; ötenazi yalnızca hekim yardımıyla ve yalnızca iyileşmesi mümkün olmayan hastalığa yakalanmış kişilere, acılarını dindirme amacıyla uygulanır. Dolayısıyla intihara yönlendirici olarak algılanması yanlıştır. Kişi intiharda ölüm eylemini bizzat kendisi gerçekleştirir, ötenazi esnasında ise hekim kişiye ölüm için gereken imkanları gerçekleştirerek yardım eder.

Akıl hastaları, kör veya kötürüm, yaşamaya değer görülmeyen kişilerin rızasız olarak hayatlarının imha edilmesi ötenazi kapsamında görülmemelidir. Ötenazinin yalnızca tıbben iyileşmesi mümkün olmayan, dayanılması güç acılar çeken ancak hayatı üzerinde sağlıklı karar alabilecek durumdaki hastaların açıkça talebi doğrultusunda hekim tarafından bu acıları dindirme amacıyla yapıldığı anlaşılmalıdır.

Geçmişte hayatları toplum tarafından faydasız olarak görülen kişilerin (akıl hastaları, engelli bireyler…) yaşamlarına son verilmesi, İkinci Dünya Savaşı esnasında Almanya’da birtakım toplulukların (hasta, yaşlı, çingene…) sistematik şekilde hayatlarına son verilmesi gibi durumlar da ötenazi altına alınıp meşrulaştırılmaya çalışıldığı için ötenazi konusunda olumsuz bir bakış açısı oluşmuştur. Günümüzde konu hakkında kimi insanlar hala bunun kati suretle karşısında dururken; kimileri de "kişi özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirip, iyi çizilmiş sınırlar ve kurallarla kişinin isteği doğrultusunda gerçekleştirilen ötenazinin suç olmaktan çıkmasını savunmaktadır.

Ötenazi Türleri

Ötenazi, kendi içerisinde aktif ve pasif ötenazi olmak üzere ikiye ayrılır.

Aktif Ötenazi

Aktif ötenazi; acılar içinde olan ve iyileşmesi mümkün olmayan hastalığa sahip kişinin, onay vermesi durumunda yaşamına bir hekim tarafından direkt olarak öldürücü bir madde, ilaç vb. araçlarla son verilmesidir. Aktif ötenazide doğrudan uygulama söz konusudur ve öldürücü madde hekim tarafından hastaya doğrudan verilir.

Pasif Ötenazi

Kişinin tedaviyi reddetme hakkını kullanarak yaşam destek ünitelerinin devre dışı kalmasını istemesi halinde meydana gelen ölüm, pasif ötenazi olarak değerlendirilmektedir. Pasif ötenazide; uygulanması gereken tedavinin hekim tarafından uygulanmaması ve bunun sonucunda hastanın hayatını kaybetmesi durumunun gerçekleşmesi söz konusudur. Yaşamı uzatmak için gerekli tedbirlerin alınmaması gibi durumlarda ortaya çıkan ötenazi türüdür. Kan nakli, solunum cihazı, suni beslenme, yaşam desteğinin çekilmesi gibi durumlar pasif ötenazi dahilinde değerlendirilmektedir.

Ancak kişi bu kararı verirken, hastalığı hakkında tam anlamıyla bilgilendirilmiş ve tedavinin kesilmesi durumunda oluşabilecek riskler hakkında aydınlatılmış olmalıdır. Bu koşullar gerçekleştiği halde kendi geleceğini belirleme ve vücut bütünlüğü üzerinde söz sahibi olma hakkının ihmal edilmesi kabul edilemez. Tedavi açıkça reddedildikten sonra iradeye karşı gelip tedaviye devam eden hekimin konu hakkında cezai sorumluluğu mevcuttur. Aynı şekilde kişinin yaşamının devamı için gereken önlemlerin alınmasını istemesine rağmen hekim tarafından bir ihmalkarlık söz konusu olması ve bunun sonucunda gerçekleşen ölümde de söz konusu hekim için cezai sorumluluk ortaya çıkar.

Dinler Açısından Ötenazi

Ötenazi sadece insani değerlerle değil, birçok kişi tarafından dini sorumluluklar altında da değerlendirilip çeşitli fikir ayrılıklarına sebep olmuştur.

Musevilik ve Ötenazi

İnsan hayatına ve insana bakış açısıyla aynı temelden ötenaziyi değerlendiren Musevilik dininde, tüm insanları tanrının yarattığı ve insan hayatının da tanrı tarafından bahşedildiği inancı mevcuttur. Kutsal metinlerinde de açıkça belirtmiş oldukları bu inançtan hareketle kişinin kendi hayatı hakkında, bu hayatı kendisi yaratmış ve ona sahipmiş gibi söz hakkı olması beklenemez. Bu inanışa göre, tanrı tarafından insana bahşedilmiş olan hayat, yine ancak tanrının dilediği vakitte tanrı tarafından kişiden alınacaktır.

Musevilik inancında ötenazinin karşı çıkılmasının önemli sebeplerinden birisi de insanların tanrı suretlerinde yaratıldığı inancının hakim olması ve dolayısıyla insanların özel bir kutsallığı barındırması fikridir. Kişi topluma fayda sağlayamayacak durumda olsa da, acılar içinde olsa da hayatını mümkün olduğunda uzatması şarttır. Bakıma muhtaç kişilerin ya da bebeklerin de ölüme terk edilmesi ve öldürülmesi yasaktır.

Hristiyanlık ve Ötenazi

Hristiyanlık dininin insan ve insan hayatına bakışı, Musevilik inancıyla oldukça benzerlik taşır. Hristiyanlık tarihinin başlangıcından bu yana, kişinin kendisinin ya da başkasının hayatına kastetmesi kesinlikle yasaklanmıştır. İnsanın yaratılışının tanrı suretinde olduğu inancı Hristiyanlıkta da mevcuttur. Dolayısıyla bu inanışta da insan ve insan hayatı bir kutsallık barındırır.

Hristiyanlık, Roma İmparatorluğu’nun resmi dini ilan edildikten sonra intihar, katil ile eşit tutulmuştur. Bu dönemde intihar eden kişilerin Hristiyan mezarlıklarına gömülmesi yasaklanmış ve mal varlıklarına da el konulmuştur. Bugün dahi Katolik Kiliseleri'nde ötenazi ve intihara aynı katı görüşle yaklaşılmaktadır.

Başta Protestanlarda da durum Katoliklerden farklı olmasa da zaman içerisinde oldukça değişim görülmüştür. Son dönemlerde çağdaş Protestan din adamlarının, çeşitli ötenazi topluluklarında yer alarak ötenaziyi savundukları görülmüştür.

İslamiyet ve Ötenazi

İslami inançlara göre, insanı tanrı yaratmıştır ve hayatını bahşetmiştir. Bundan sebep, insanın kendi hayatı üzerinde karar verebilme gibi bir hakkı da yetkisi de yoktur. İnsana can bahşetme ve canını alma hakkı yalnızca tanrıya aittir. Bu inanıştan hareketle, İslamiyet inancında intihar da ötenazi de benzeri diğer uygulamalar da katı şekilde yasaklanmıştır. Bu uygulamaları gerçekleştiren kişi katil olarak görülür. Bunun yanı sıra kişinin hayatını uzatacak her türlü uygulamanın yapılması gereklidir ve yapılması mümkün olduğu halde yapılmayan uygulamalarla birlikte bireyin ölümüne terk edilmesi de yasaklanmıştır. Var olan tüm bu kurallar, topluma yarar sağlama yetilerini kaybetmiş kişiler için de geçerlidir. Bakıma muhtaç ve topluma fayda sağlayamayan kişilerin bakımsızlık içinde ölüme terk edilmesi veya öldürülmesi de yine kişiyi bir katille eşdeğer vaziyette gösterir. Ayrıca kişinin tanrıdan ölümü dilemesi de İslamiyet’te hoş karşılanmamaktadır.

Ötenazinin Yasal ve Yasak Olduğu Ülkeler

Ötenaziyi son olarak Avrupa Birliği üyesi olan İspanya’da yasal olarak kabul edilen bir uygulama olmuştur. İspanya’yla birlikte, Avrupa’da toplam dört ülke ötenaziyi kabul ediyor. Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’da yasallaştırılan ötenazi, aynı zamanda Kanada ve ABD’nin bazı eyaletlerinde aktif şekilde uygulanabiliyor.

Türkiye’de Ötenazi

Ötenazi uygulamalarından aktif ötenazi, Türkiye’de yasal olarak yapılmamaktadır. 5237. Türk Ceza Kanunu’na göre, hastasına ötenazi uygulayan hekim, taammüden adam öldürme suçuyla yargılanır ve ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılır. Daha önceki yıllarda aktif ötenazi uygulayan hekimlerin katillerle aynı kasıtla adam ölürmüş olmaması sebebiyle bu şekilde yargılanmasının yanlış olması gerekçeleriyle çeşitli öneriler sunulmuştur. Ancak bu maddeler yasalaştırılmamıştır.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 13. maddesine göre, “Ötenazi yasaktır. Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya başkasının talebi olsa dahi, kimsenin hayatına son verilemez”

Kaynakça

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96tanazi#Aktif_ve_pasif_%C3%B6tanazi

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/397755


BENZER YAZILAR

Tarihte Bilinen En Eski Venedik Çizimi

Bu çizim 14. yüzyılda seyahat eden bir keşiş tarafından yapılmış illüstrasyon. Dr. Sandra Toffolo tarafından gün ışığına çıkarıldı.⁠

Perseverance Rover Mars'a İndi

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA), Mars'a gönderdiği gezgin uzay aracı Perseverance hakkında detaylar.


Paylaş