Cennet güzelliğinde olan Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı hakkında bilgiler

Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Aydın’ın en güzel turistik ilçelerinden olan Kuşadası’nda bulunuyor. Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar kıyılarda yayılım gösteren bitkilerin bulunduğu, birçok yırtıcı kuşun ve vahşi hayvanın barındığı, yemyeşil ormanlık alanı ve pırıl pırıl denizi ile kültürel zenginliklere sahip bir doğa harikası.

Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Hakkında Genel Bilgiler

Bir doğa harikası olan Milli Park Aydın ili sınırları içerisinde toplam 27.598 hektar bir alana sahip ve Kuşadası, Söke ve Didim ilçe sınırlarında kalıyor. Milli Park Akdeniz’den Karadeniz’e kadar yayılım gösteren bitki türlerine ev sahipliği yapıyor ve bu sebeple doğa müzesi olma özelliğini taşıyor. Benzersiz bitki türü zenginliğine sahip olma sebebiyle Dilek Yarımadası, Avrupa Konseyi tarafından "Flora Biogenetik Rezerv Alanı" olarak kabul edilmiş.

Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Bafa Gölü ile entegre bir sulak alan parçası ve nesli tükenmekte olan canlılara, endemik türlere ev sahipliği yapıyor. Milli Park çeşitli zenginlikte bitki ve hayvanları barındırmasından dolayı uluslararası öneme sahip olmakla birlikte, Milletlerarası Ramsar Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi, Rio Sözleşmeleri ve Barselona Konvansiyonu kararı ile korunmakta.

Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası'nda yaşayan canlı türleri

Türkiye’nin en temiz ve doğal kıyılarından olan Dilek Yarımadası Avrupa’nın en nadir memeli türlerinden olan Akdeniz Fokları için tabii bir yaşam alanı. Yaban domuzu, Karakulak, Vaşak , Çakal, Sırtlan, doğaya terkedilmiş yabani sığırlar ve atlar ile birçok hayvan türü de yarımadada bulunmakta. Yaban domuzları yaz aylarında sahile inip, yarımadada turist misafirlerin yiyeceklerine ortak oluyor. Genel olarak çok fazla insana yaklaşmadıkları için tehlike oluşturmuyorlar.

Bafa Gölü, ekolojik olarak deltanın bir parçası olarak kabul ediliyor ve Tabiat Parkı olarak korunuyor. Deltada Nesli tehdit altında olan Cüce Karabatak yaşamakta. Tepeli Pelikan,  Küçük Akbalıkçıl, Küçük Kerkenez ve Akkuyruklu Kartal deltada üreyen önemli türlerden. Çok temiz olan denizi ise algler, ahtapot ailesinden kafadan bacaklılar, deniz kestaneleri ve deniz yıldızları,süngerler ve sarpa, ısparoz, papaz balığı, karagöz, mırmır, kefal, çipura gibi pek çok deniz canlısını barındırıyor.

Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'nda 6'sı kurbağa, 5'i kaplumbağa, 15'i kertenkelele ve 16'sı da yılan olmak üzere, 2 klasise ait toplam 42 tür sürüngen yaşıyor.

Dilek Yarım Adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda Neler Yapabiliriz?

Milli Park sınırları içinde yapabileceğiniz pek çok aktivite de mevcut. Olta balıkçılığı, bisiklet sporu, piknik, doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık, yüzme, manzara seyiri, yaban hayatı ve kuş gözlemciliği tercih edebileceğiniz aktiveteler içinde yer alıyor.

Milli Park alanı içerisinde 18 km uzunluğa sahip çok önemli bir kanyon olan Olukludere Kanyonu bulunuyor. Kanyon’da belirlenen yürüyüş yolunda, doğa ile baş başa kalmak isteyen ziyaretçiler, Milli Park’ın eşsiz güzellikteki bitki örtüsü, dereleri, havuzları, şelalesi ve harika manzaraları arasında, harika bir deneyim yaşama fırsatı yakalayabilir.

Milli Park sınırları içinde bulunan kültürel miraslar 

Panionion, Zeus Mağarası, Eski Doğanbey Köyü, Eski Şaraphane Mevkii Tebai Antik Kenti ve Milli Park yakınında bulunan Priene ve Milet Antik Kentleri kültürel açıdan çok önemli izler taşıyor.

Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı sahilleri, Türkiye’de yapılaşmanın olmadığı, en temiz ve doğal kıyılardan biri olması sebebiyle turistler tarafından plaj kullanımı için çok tercih ediliyor. Milli Park’ta denize girmek için 4 önemli koy bulunmakta. İçmeler, Aydınlık Koyu, Kavaklıburun (Kalamaki), ve Karasu Koyu, uluslararası güzelliği mavi bayrak ile tescillenmiş koylar. Dilek Yarımadası Milli Parkı koyları ve plajlarının tamamı tuvalet, duş, piknik ihtiyacını karşılıyor. Tüm koylardan Yunanistan’ın Samos Adası’nı da görebilirsiniz.

İçmeler Koyu:

İçmeler koyu girişe 1 km uzaklıkta, Milli Park giriş kapısından hemen sonraki ilk koy. Ulaşımı en kolay olan koy olması sebebiyle en kalabalık koy. Orman ve denizin birleşimi olan bu harika koy kumluk ve suyun hemen derinleşmemesi sebebiyle özellikle çocuklu aileler için çok uygun.

Aydınlık Koyu:

Girişe yaklaşık olarak 5 km uzaklıkta olan Aydınlık Koyu Milli Park’ın ikinci plajı. İlk koyun tersine bu koy taşlık ve hemen derinleşiyor. Sakin ve rahat bir şekilde yüzmek için en uygun koy diyebiliriz.

Kavaklıburun Koyu (Kalamaki):

Kavaklıburun Koyu Dilek Yarımadası’nın üçüncü koyudur ve girişe girişe 9 kilometre uzaklıktadır. 1 km uzunluğu olan ve kavak ağaçları bulunan koy denize girmek için çok güzel bir seçenek.

Karasu Koyu:

Girişe 11 km uzaklıktaki Karasu Koyu Milli Park’ın araçla gidilebilen en uzak noktası. İlerisi jandarma bölgesi olduğu için Karasu Koyu’nda yol bitiyor. Plaj çakıl taşlarıyla kaplı.  450 metre uzunluğundaki doğal plajı ve pırıl pırıl denizi bir harika.

Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası’nda Bir Açık Hava Müzesi: Eski Doğanbey Köyü

Eski Doğanbey Köyü dağların arasına gömülü, temiz rüzgarıyla denize bakan, sessiz ve huzurlu küçücük bir köy. Rum ve Türk mimarisinin en güzel örneklerini sergileyen bu köy bir açık hava müzesi. Ayrıca Doğanbey köyünde Ziyaretçi ve Tanıtım Merkezi'ni ziyaret etmenizi öneririz.

Eski Doğanbey Köyü’nde turistik yerlerin aksine çok fazla restaurant ve cafe seçeneği bulunmuyor. Köyün sakinliğini ve huzurunu korumasındaki en büyük sebep de bu. Ancak deniz kenarına inince çok sevimli deniz restoranları var. Çok lezzetli deniz balıkları ve mezeler servis ediyorlar. Buraya kadar gelmişken balık yemeden dönmemenizi tavsiye ederiz.

Yapılabilecek birçok doğa sporu ve aktivite olması sebebiyle doğaseverler için mükemmel bir alternatif olan Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası eşsiz doğası ve kültürel mirası ile ziyaretçilerine harika bir deneyim sunuyor.

Kaynakça:

http://www.dilekyarimadasi.gov.tr/


BENZER YAZILAR

Topraktan Kadehe: Şarap

Yemeklerin lezzetini katlayan, tek başına tüketildiğinde de ayrı bir keyif unsuru şarabın üretimi ve ham maddesi üzüm.

Türk Lokumunun Tarihi

Yaklaşık 6 yüzyıldır Anadolu topraklarında yapılan lokumun Osmanlı'daki önemi, Avrupa'ya geçiş hikayesi


Paylaş