Korku türünün bilindik sınırlarının dışında yer alan, gizem ve sembolizm dolu Kuzu filminin konusu ve incelemesi.

Kuzu filmi, İzlanda'da bir çiftlikte koyun sürüleriyle birlikte gözlerden uzak yaşayan bir çiftin, gizemli bir kuzunun doğumuyla ve bebeğe kendi çocukları gibi bakmaya karar vermeleriyle hayatlarının nasıl tahmin edemeyecekleri bir noktaya evrildiğini anlatan bir dram/korku filmidir. Filmin yönetmenliğini Valdimar Johannsson, senaristliğini ise Valdimar Johannsson ve Sjon üstlenmiştir. 2021 İzlanda/İsveç/Polonya ortak yapımı olan Kuzu filmi, yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olma özelliğini taşır. 

Avrupa Film Ödülleri’nde en iyi görsel efekt ödülünü ve Cannes Film Festivali’nde özgünlük ödülünü alan Kuzu filminin fragmanı aşağıda yer almaktadır.

Kuzu Filmi Fragmanı 

Bu yazıda, IMDb puanı 6.4/10 olan Kuzu filminin, konusuna değinerek genel film incelemesi yapılacaktır. 

Kuzu Filmi Konusu

Gözden uzakta bir çiftlikte yaşayan Maria (Noomi Rapace) ve Ingvar (Hilmir Snær Guðnason), aralarındaki iletişim kuvvetli olmayan ve tuhaf bir hayat yaşadıkları yüzlerinden belli olan bir çifttir. Bir gün çiftliklerindeki bir koyun doğum yapar, ancak doğan kuzulardan biri son derece gariptir. O kuzuyu evlerine alıp kendi çocukları gibi büyütmek isteyen Maria ve Ingvar, başlarına geleceklerden habersiz hayatlarına devam ederler. Ancak bu işin sonu, hiç hayal ettikleri gibi olmayacaktır.

Filmin sonu akıllara şu soruları getiriyor: "İnsan doğaya sandığı gibi hükmedebilir mi?’’ yoksa "Doğa, sonunda kendine ait olanı geri alır mı?’’

Aynı zamanda film boyunca "Aile olma kavramı insan ya da hayvan olması fark etmeden içten gelen ve hayatımızda olması gereken bir kavram mı?’’ sorusunu düşünmeden duramıyorsunuz.

Kuzu Filmi Oyuncuları

Filmin oyuncu kadrosunda Noomi Rapace, Hilmir Snær Guðnason, Björn Hlynur Haraldsson gibi isimler yer arıyor. Noomi Rapace, Maria rolünde seyirci karşısına çıkarken, Hilmir Snær Guðnason ise Ingvar rolünde karşımıza çıkıyor. Ingvar'ın kardeşi Petur rolünde ise Björn Hlynur Haraldsson karşımıza çıkıyor. 

Kuzu Filmi Nerede Çekildi?

13 Temmuz Cannes Film Festivali'nde ilk kez vizyona giren Kuzu filmi, İzlanda'nın kırsal bölgelerinde çekildi. Filmin genel mutsuzluğunu ve umutsuzluğunu yansıtan boş ve donuk araziler, filmin bütününü tamamlar niteliktedir.

Kuzu Filmi İncelemesi

-Spoiler içerir-

Filmin başında, son derece gerilim içeren bir sekansa şahit olurken, yönetmenin kamerayla bize göstermeden odaklanmamızı istediği bir durum olduğunu kavrıyoruz. Koyunların kaçmaya çalışmaları bize, ahıra gelen birinin olduğunu ve bunun korkutucu bir şey olduğunu yansıtıyor. Ancak koyunlardan biri kaçamıyor ve olduğu yerde kalıyor.

Ne kadar zaman geçtiği tam olarak bilinmese de bir koyunun doğum yaptığı sahneye geçiş yapıyoruz. Bu sahnede Maria ve Ingvar doğum yapan koyuna yardım ediyor ancak son doğan kuzuda bir gariplik olduğunu, çiftin yüzlerindeki anormal ifadeden anlıyoruz.

İyice sarıp sarmaladıkları kuzuyu eve getiren Maria ve Ingvar, kuzuya kendi bebekleri gibi bakmaya başlıyorlar. Evde bulunan beşik, evde daha önce bir bebek bulunduğunu gösteren sembollerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Maria’nın kuzuya gösterdiği şefkatin yoğunluğu ve onu beslerken tereddütsüz hareketleri, evde daha önce bir bebek olduğunu destekler niteliktedir.

Bu sırada kuzunun annesi hala hayatta ve kuzunun olduğu pencerenin önüne gelerek sürekli ona seslenmeye ve onu bulmaya çalışıyor. Ancak Maria’nın bebeği gibi olan kuzuyu, kimseye vermeye niyeti yok. İster bir hayvan olsun, ister bir insan olsun, çocuğu yerine koyduğu kuzuyu vermemek için her şeyi yapabilecek güçte hissediyor. Bu nokta, Maria’nın ve Ingvar’ın daha önce bir çocuk sahibi olduğu ve çocuğu bir şekilde kaybettikleri teorisini desteklemeye devam ediyor. Yas sürecini hala atlatamadıkları belli olan bu çift, kuzuyla birlikte kendilerine bir aile kuruyorlar ve mutluluklarını bozacak her türlü durumu ortadan kaldırıyorlar.

Kuzu git gide büyüyor ve ortaya kuzu kafası fakat insan bacakları olan bir çocuk çıkıyor. Filmde bu sahneyi gördükten sonra, filmin bambaşka bir yöne evrildiğini anlıyoruz. Neden diğer kuzular normal? Neden özellikle bu kuzu mitolojik bir obje gibi? Film bize ne anlatmak istiyor?

O sırada, Ingvar’ın abisi Petur (Björn Hlynur Haraldsson) çiftliğe geliyor. Kuzuyu görünce orada yanlış bir şeyler olduğunu düşünüyor fakat bir şey söyleyemiyor. Kendi içinde kardeşinin ve karısının psikolojisini sorgulamaya başlıyor. Bu sahnelerde çiftin bir yas sürecinde olduğunu hatırlatan küçük konuşmalara şahit oluyoruz. Aslında yönetmen burada, karakterleri yargılamadan önce onların psikolojik alt yapısını anlamamız gerektiğini vurguluyor.

Ada ismini verdikleri kuzu, insan gibi sofrada oturuyor, konuşmaya çalışıyor ve yürüyor. Bu son derece garip olsa da evdeki herkes duruma alışmış görünüyor ve hayatlarına bu şekilde devam ediyorlar. Ada, artık bir kuzu değil, Maria ve Ingvar’ın çocukları oluyor. Ancak çift, başına geleceklerden habersiz bir şekilde, kuzunun annesini öldürdükten sonra onu almaya gelecek birinin olmadığını düşünüyor. Filmin bu noktasından sonra, en başta sorguladığımız soruya geliyoruz:

‘’Doğa, kendine ait olanı insana bırakır mı, yoksa eninde sonunda elinden alır mı?’’

Filmin sonunda Ada ve Ingvar’ın bir gezisi esnasında, karşılarına çıkan mitolojik bir varlık tarafından Ingvar öldürülür. Kuzunun elinden tutarak uzaklaşan bu garip varlık, doğanın elinden alınanın karşılığında birini almış ve kendine ait olanı da alarak oradan uzaklaşmıştır. Maria, kuzunun annesini öldürerek ve kendine ait olmayan bir varlığı alarak doğanın kendi karmasını yaratmış ve bunun sonucunda tek dayanağı kalan kocasını kaybetmiştir. Bu noktada izleyici olarak şu soruyu sormak gerekiyor: ‘’Maria, kendi çocuğu öldükten bir müddet sonra gelen bu kuzuyu, doğanın ona verdiği bir mucize olarak kabul etmiş olabilir miydi?’’

Filmin renklerinden, karakterlerin yüzüne kadar her detay son derece anlamlı kurgulanmış bir bütün halinde karşımıza çıkıyor. Çiftin yalnızlığı, hissettiği yas, konu filmin başında bize verilmese de net bir şekilde yansıyor. Yönetmenin alan derinliğini kullanım şekli ile izleyici sadece bir izleyici olarak kalmıyor ve filmin içerisinde her sekansta kendi yorumunu yapan kişi haline dönüyor.

Klasik korku filmlerinin dışında kalan, mitolojik ögelerin ve anlatımın yoğunlukta olduğu ve anlatmak istediklerinin de ötesinde bir anlam çıkaran Kuzu filminin izleyici yorumlarından birkaçını aşağıda bulabilirsiniz.

Kuzu Filmi İzleyici Yorumları

''Bazı ilginç temalarla sanatsal ve sürükleyici!''

''Farklı, eski bir halk masalı deyin, doğaüstü veya duygusal, yine de garip bir şekilde dokunuyor.''

''Yılın en iyi filmlerinden biri!''

''Minimalist ama yine de her kare korkuyla dolu!''

Son olarak;

Kuzu filmi, bir korku filmi olarak değerlendirilmemelidir. Korku türünün çok dışında yer alan fantastik bir boyuta da dokunan bir gerilim filmidir.

Film boyunca, her sahneden sonra aklınızda bir soru beliriyor ve bu sorulara yanıt bulmaya çalışıyorsunuz. Çoğu zaman bu yanıtları, kendi perspektifinizden buluyor olmanız, yönetmenin sizi filmin merkezine koymasından kaynaklanıyor.

Kuzu filmi, sizi duygu karmaşasında bırakacak ve sinematografik olarak sizi çok etkileyecek bir filmdir.


BENZER YAZILAR

Six Feet Under

Hayatları bu kadar ölümle çevrili bir ailenin yaşam öyküsü.

Bonkis: Hayaller Avokado, Hayatlar Menemen

Kar, Beni Sevenler Listesi gibi çok başarılı yapımların yönetmeni Emre Erdoğdu’nun yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu Bonkis dizisinin incelemesi.


Paylaş