Giorgos Lanthimos’un 2015 yılında çektiği ve Cannes Film Festivali Jüri Ödüllü filmin gerçekle paralel bir seviyede olan distopyasını inceledik.


1973 doğumlu Giorgos Lanthimos,Yunan Yeni Dalga Sinemasının en başarılı yönetmenlerinden birisi. Son derece özgün bir estetik anlayışına sahip, Kynodontas ve Kinetta adıyla iki uzun metraj filmin mimarı. Bunun yanında Attenberg filminin de genç mühendisi. Genellikle oyuncuların ayna karşısında kendi kendisine iç gıdıklayıcı şeyler yapmasının izleyiciyi rahatsız edici bir güzellik yaratacağının farkında bunu filmlerinde başarılı bir şekilde kullandığını görüyoruz. Dogtoot filmindeki diş çıkarma sahnesi, Alpeis filmindeki yanak dikme sahnesi bu fikirleri doğrular nitelikte.

Bunun gibi absürt gerçekliği filmlerinin ana merkezi olarak alan yönetmenimiz, 2015 yılında bizimle buluşturduğu Lobster filmi ile yeniden tüm ezberleri bozacak nitelikte bir distopya hikayesini bizlerle buluşturuyor. Filmin IMDb puanı 7.2 ve 1 saat 58 dakika uzunluğunda.

Filmin Konusu ve Kısaca Karakterler 

Filmin konusunu Otel ziyareti, Yalnız-Gezenler ve Firar olarak üç bölümde ele alabiliriz. Otel ziyareti kısmında ziyaretçilerine sadece kırk beş gün süre vererek onlardan bir eş bulmasını isteyen bir otele giriş yapan David'in(Colin Farrell) yaşadığı absürt durumları bizimle paylaşılıyor. Yönetmen bu kısmın kurgusunda komedi ve dramın tezatlığını ustaca harmanlayarak bizlere aktarırken, filmin geneline uyguladığı sabit plan çekimlerinde de bize her sahnenin daha da gerici ve karanlık olacağı izlenimini vermeyi ustaca başarıyor. Karakterlerin üzerindeki  karanlık ve ruhsuz hava, izleyenlere Jens Lien'ın The Brothersome Man filmini anımsatıyor.

Kendi duygularından ve kalbinden taviz verip aradığı kişiyi bulabileceğini düşünen David, bir süre sonra bunu başaramayacağını anlayarak otelden kaçıyor ve yalnız-gezenler grubuna katılıyor ki bu da inceleyeceğimiz ikinci kısım. Bu grup, kırk beş gün boyunca uygun bir eş bulunamadığında kişinin daha önce belirttiği bir hayvana dönüştürülmesi fikrine karşı direniş göstererek doğada saklanıyorlar.

Hatta bu grubun da kendi arasında belirlediği maddeler var. Üyeler arasında bir ilişki yaşandığını farkettikleri an ceza veriyorlar. Aslında bu biraz modern zamanın büyük metropol insanlarının durumuna dikkat çekmeye çalışıyor. Maslow'un ihtiyaçlar piramidindeki ilk iki basamağa dahi uymayarak hayatlarını korkunç bir şekilde yalnızlaştırıyorlar. David ve Miyop kızın şarkısındaki "tüm güzellikler ölmeli" cümlesi de filmin ucu açık bırakılmış finali hakkında da bizlere minik bir ipucu sağlıyor.

Bunun yanında filmin en başarılı oyunculuklarından biri de şüphesiz ki Aggeliki  Papoulia'ya ait. Filmde hiçbir olaydan ve koşuldan etkilenmeyen duygusuz ve içlerindeki en iyi avcı olan karakteri o kadar başarılı canlandırıyor ki, izlerken dehşete kapılmamak mümkün değil.

Filmin bir başka oyuncularından Olivia Colman ise En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ı, Altın Küre Drama Dizileri'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne sahiptir. Filmdeki otelin yöneticisi karakteri fazla ön planda tutulmamış olsa da oyunculuğu sayesinde akıllarda kalıcı olmayı yeniden başarmıştır.

Laoise Murphy ise yeni kız karakterinin soğuk duruşu ve olaylara asla duygusal yaklaşmamasıyla izlerken zaman zaman gerse de filmde genel olarak başarılı bir oyunculuk performansı sergilemiştir.

Filmin Kamera Arkasından İlginç Bilgiler  

Filmin çekimleri esnasında oyuncular en fazla bir kez prova yapabilmişler ve çoğu sahneyi de bu nedenle tekrarlamadan çekmişler. Bu da onları oldukça cesur bir çalışma içine götürmüş. Filmin başrol oyuncusu için ilk başta Jason Clarke düşünülmüş. Bunun yanında Lea Seydoux Spectre'da  Madeline karakterindeyken Ben Whishaw Q olarak karşımıza çıkmıştı. Rachel Weizs ise Daniel Craig ile evli.

Filmin Aldığı Bazı Ödüller

Hellenic Film Academy Award For Best Foreign Language Film(2016)
Avrupa Film Ödülü-En İyi Senarist(2015)

Cannes Film Festivali Jüri Ödülü(2015)

Bizlere farklı bir hayattan değil, aslında tam da içimizden gelen bir distopyayı başarılı bir şekilde aktaran Giorgos Lanthimos'un filmlerine Netflix platformundan ulaşarak evinizde sadece bir hafta sonu misafir etmenizi öneririz.

Kaynakça:

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/The_Lobster

https://filmhafizasi.com/the-lobster-buyuk-biraderin-kiskacinda/

https://filmloverss.com/the-lobster-hakkinda-mutlaka-bilinmesi-gereken-15-


BENZER YAZILAR

Hitchcockçu Gerilime Bakış "Kuşlar"

Anlatılanı, özü yaratacak biçimde kullanan gerilim ustası Alfred Hitchcock sinemasında insani kaygılara dayanan gerilim filmleri serimize özgür bıraktığı “Kuşlar” ile başlıyoruz…

Unorthodox: Geleneksel Olmayan

Topluma hapsolmuş bir kadının kendini bulma hikayesi.


Paylaş