Bir başyapıt olan Otomatik Portakal film ve kitap incelemesi.

''Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum...''

Otomatik Portakal: Modern Toplum İronisi

İyilik bir seçimdir. Kanun veya düzen iyi bir adam yaratabilir mi? Burası pis bir dünya kimse eşit değil ve olamaz. Suç, şiddet, eşitsizlik içinde kaybolan, iyilik kavramından uzak bir hayat hikayesi. İyilik bir seçimdir, bir insan iyiliği seçmezse iyilik ortadan kalkar. 

Otomatik Portakal'ın Konusu nedir? Yönetmeni Kimdir?

1971 yapımı olan Otomatik Portakal bir kitaptan uyarlaması yapılmış, estetik kusursuzluğu elde etmek için farklı teknikler denemiş ve dünya çapında sinemayı etkilemiş olan Amerikalı film yönetmeni Stanley Kubrick ellerinden çıkma bir film. İzlerken absürt cinsellik ve şiddet biraz rahatsız edici gelebiliyor ancak böylesine mesajlar barındıran bir kitap, beyaz perdeye başka nasıl yansıtabilirdi ki?

Eski bir dönemi anlatan bu film şu an olduğumuz çağı tasvir ettiğini görebiliyoruz. Her zaman gözü üzerimizde olan insanlar, toplum ve baskılanmış bizler. Bu filmin verdiği mesajlar çok farklı ve haklı. 

15 yaşında olan antikahramanımız Alex ve çetesi birlikte birçok suç işler. Bu suçlar onlar için önemli değildir çünkü hiçbir zaman bir yaptırıma maruz kalmamışlardır. Ta ki çete üyelerinin çıkar çatışmasından dolayı Alex'i ihbar etmesine kadar.

Tecavüz ve cinayetten hapse mahkum edilen Alex, buradan bir çıkış yolu arayışındadır. Hapishanede gardiyanların konuşmalarını duyan Alex devletin üzerinde çalıştığı bir deneye gönüllü olmak ister. Bu yeterince denenmemiş olan "Ludovico" tekniğidir.

Filmin Oyuncuları

Malcolm Mcdowell: Antikahraman, başrol oyuncusu Alex

Sheila Raynor: Alex'in annesi

Madge Ryan: Dr. Branom

James Marcus: Georgie Alex'in çete üyelerinden biri

Philip Stone: Alex'in babası

Ludovico Tekniği Nedir?

Suçlulara ilaç verilerek şiddet ve cinsellik içeren videoların çeşitli işkence yöntemleriyle zorla izletilmesinden ibarettir. Sonucunda suçlu olan kişi bu görüntüleri izlediğinde veya yaşadığında berbat bir mide bulantısıyla baş başa kalır. Devlet için bu suçlunun hapisten çıkmasını ve bir daha girmemesini sağlayan, iradesiz kişiye irade vaad eden başarılı bir tekniktir. Aslında bu teknik bir suçluyu masumlaştırmak için uygulanan başka bir şiddet türüdür. Bu uygulanan deney sırasında dikkatinizi en çok çekecek şey Beethoven'ın 9. senfonisinin sürekli çalması olacak. 

Bir deney başarıya şiddeti kullanarak ulaşabilir mi? Tabii ki hayır. Alex'in insani tüm dürtülerinin yerini mide bulantısı alır. Bu deneyden sonra hayatına devam edemez ve intihara teşebbüs eder. Belki de zaten istenen bu değil midir? Normal olmayan bireyler topluma kazandırılmaya çalışılamaz çünkü bu devlet için bir zaman kaybıdır. Bu deney iyi bir adam yaratabilir mi? Evet yaratır, yarattı da. Tüm insan özünü oluşturan dürtü, düşünce ve iradeden yoksunlaştırılarak.

Otomatik Portakal Kitabında Verilen Mesajlar 

Kitabın yazarı olan Anthony Burgess 1 yıldan kısa ömrünün kaldığını öğrenince, eşinin kalan hayatında geçimini sağlayabilmesi için bu kitabı yazar. Kitabı okurken kafanızda canlanan olay örgüsü ve görüntüler filmden farklı ve daha az absürt. Kitap tüm dürtüleri ve sonuçlarını gözler önüne serecek şekilde yazılmış bir başyapıt. Her paragraftan ayrı alıntılar, anlamlar ve ömrü olmayan sözcükler çıkarılabilir şekilde. Karabasan gibi bir gelecek atmosferi, makineleşmesi istenen insanların hazin sonu. Bu roman kesinlikte tüm zamanların en sarsıcı romanı. Kitabın başından sonuna kadar anlatıcısı antikahramanımız Alex, ailesinden beklediği ilgiyi ve sevgiyi görmez, çevresi tarafından dövülür ve bir kenara atılır ve en sonunda birileri tarafından "iyileşmek" olarak adlandırılan eylemi yapar ve iyileşir. Distopik bir yaklaşımı olan bu eserin ahlaki diretmeleri yerle bir etmiş, insanların otomatiğe bağlamasına şiddetle karşı çıkmış. 

Bir tavsiye olarak kitabı okuyup sonra filmi izlerseniz, kitabın vermek istediği mesajların tadını çıkarabilmeniz kolaylaşır.

Otomatik Portakal Film ve Kitap Ödülleri

Film Ödülleri:

Hugo En İyi Dramatik Sunum Ödülü (1972)

New York Film Eleştirmenleri Birliği "En İyi Yönetmen" Ödülü (1971)

Saturn Award for Best Dvd or Blu-ray Collection (2012)

Nastro D'argento 'En İyi Yönetmen' Ödülü (1973)

Kansas City Film Critics Circle Award for Best Foreign Language Film (1973)

New York Film Eleştirmenleri Birliği 'En İyi Film' Ödülü (1971)

Kitap Ödülü:

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü 

Anthony Burgess (1917-1993) Kimdir?

İngiliz romancı, besteci ve eleştirmen. 1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi. Burgess öfkeyle masaya oturup 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğunu öğrendi. Ne var ki artık tanınan bir yazar olmuştu. 50'den fazla roman ve kitap yazdı. Karısının tiksindiği kitapların yazarı olarak da bilinmektedir.

''Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan onu düşünen biri...''

 


BENZER YAZILAR

Delidolu (The Kissing Booth)

Aşkın ve arkadaşlığın arasında sürüklenen delidolu bir yolculuğun hikayesi.

Satranç Dünyasında Bir Devrim "The Queen's Gambit"

Henüz çocukken satrançta büyük bir yeteneği olduğu keşfedilen Beth Harmon’un, nasıl dünyaca ünlü bir oyuncu olduğunun hikayesini anlatan mini diziyi sizler için inceledik.


Paylaş