Müziğin evrensel dili ve alfabesi olan notaların ortaya çıkış hikayesi

Yazar: Mahir Ergin - İstanbul Üniversitesi

Dünyada tüm kültürlerin ortak okuduğu ve konuştuğu, müziği değişse bile sistemi aynı kalan bir alfabe var: Notalar.  Yüzyıllardır tüm dünyada ortak dil olarak kabul edilen notalar bir günde ortaya çıkmış değil. İşte biz de bu icadın serüvenini ele aldık. Birçok yerde notaların tarihte Pisagor'a dayandığı bilgisi geçiyor ama notaların tarihi daha eski. 

Bu bilgiyi paylaşmadan önce tarihte nota ile ilgili gelişen yazı sistemlerini ele alalım: Bunlardan biri, Mezopotamya, Antik Mısır ve Yunan Medeniyeti'ne dayanan harf yazısı. İkincisi harf-şekil yazısı: Günümüz notalarının temeli olan Neuma'lar Kilise ve Bizans müziğinin sistemi. Diğer ise tablaturalar: Perdeli enstrumanlarda perdelerin yerini göstermek için kullanılıyor.

Notaların bulunduğu en eski uygarlık: Sümerler

İlk nota yazısının kullanılması, en eski uygarlık olarak kabul edilen Sümerler zamanına dayanıyor. 1950 yılında Suriye’nin kuzeyinde yapılan kazı çalışmalarında bununla ilgili tabletlere rastlandı. MÖ. 2000’lere dayandığı düşünülen bu 36 adet tablet Hurrilere ait. (Hurriler, Hurri Devleti mensubu Mezepotamya’da yaşamış Asya kökenli topluluktur.) Ancak Sümer diliyle yazılmış bu tabletlerden yalnızca bir tanesi anlaşılabilir durumda. 6 numaralı bu tablet dinlenebilir hale getirilmiş ve ‘‘Hurrian Hymn No 6’’ ismi ile dinleyebileceğimiz şirin bir besteyi içeriyor. 

İşte tarihte bilinen en eski notalarla çalınan melodi

Hurrilerin gizemi yakın geçmişte çözülmesine rağmen notaların ilk defa ne zaman ve nerede ortaya çıktığı konusuyla ilgili kaynaklarda çeşitli bilgiler bulunuyor. 

Notaların ortaya çıkışı ve Pisagor

Rivayete göre Pisagor,  (MÖ 570 – MÖ 495) bir gün demircinin önünden geçerken demircinin çekiçlerle çıkardığı sesler arasındaki tizlik farklılıklarını duyup, oluşan armoni ve uyumsuzluğu hesaplayarak müzik aralıkları ile ilgi varsayımlarda bulunduğu söylenilir. Fakat bu rivayet o dönemin kaynaklarıyla teyit edilmiş değil.

Pisagor ile ilgili araştırmalarda Raffaello Sanzio’ın Atina Okulu tablosunda Pisagor’un öğrencilerine müzik üzerine ders verdiğine rastlıyoruz.

Raffaello Sanzio’nun şampiyonlar ligini resmettiği ‘‘Scuola di Atene’’ tablosu 

‘‘Tabloyu biraz yaklaştırdığımızda Pisagor’u görebiliriz. Öğrencilerinden biri müzik oktavlarını gösteriyor.’’

Notaların Ortaya Çıkışı: Orta Çağda Nota Sistemi

Orta Çağ’da manastırlarda ve kiliselerde şarkıcıların şarkılarının iniş ve çıkış yerlerini belirtmek ve hatırlayabilmek için bir müzik yazısı buldukları ortaya çıktı. Bu müzik yazısına "Neuma" adı veriliyordu. Bu kelime Yunanca'da "işaret" demek.

Notaların çizildiği 5 satırdan oluşan dizeklerin ise 1030 yılında İtalya'da yaşayan rahip Guido D'arezzo tarafından kullanıldığı biliniyor. Nota isimlerini ve sistemini oluşturan kişinin de yine rahip olduğu düşünülüyor.

Rahip, çocuk korosuna duaları ezberletmek amacıyla bir yöntem geliştirdi. Bu yönteme göre her yeni ses bir öncekinden daha yüksek başlıyordu ve dualar halk ezgisi şeklinde söyleniyordu. Buradan ortaya çıkan "Guido'nun Eli" metodu notaların adının ortaya çıkışını da gösteriyor.

Notalar adını nereden alıyor?

Rahip Arezzo “Aziz Johannes Battista” ilahisinin ilk hecelerini nota ismine çevirdi. Bunu da parmaklarını kullanarak yaptı. Elinin parmaklarındaki girinti ve çıkıntılara metnin ilk hecelerini yazdı. Böylece müzikte bir gam dizisinin sekiz sesini birden ortaya çıkardı. Müzik tarihinde buna "Guido'nun Eli" deniyor.

Nota isimlerinin ortaya çıkmasına ilham veren o ilahinin Latincesi ve Türkçe'ye çevirisi de şöyle:

Utqueant laxis (ut sonradan Do olarak değişecektir) : Kullanın

Resonare fibris : Harikulade başarılarını 

Mira gestorum : Bağıra bağıra duyurabilmeleri 

Famuli tuorum : İçin onların dudaklarında 

Solve polluti : Her türlü pislik 

Labii reatum : İthamını siliver 

Sancte Joannes (sonradan Si olarak değişecektir) : Ey Aziz Yohanna

Guido, seslerin birbirine göre daha ince veya daha kalın olduğunu işaret etmek amacıyla ayrı renklerde dizeklere kullandı. İşaretlerini bu dizeklere yerleştirdi ve "dizek"i müziğe kazandırdı.

Tarihte notaların en iyi okur yazarlarından biri olan Amadeus şöyle diyor,

"Müzik notalarda değil, aralarındaki sessizliktedir"

Kaynaklar:

NOTA YAZISININ TARİHSEL GELİŞİMİ, San. Öğr. El. Kamer GÜNGÖR / Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı

MÜZİK KÜLTÜRÜ DERS NOTLARI, Doç. Dr. Ömer Can Satır

Türk Müziğinde Geçmişten Günümüze Nota Yazıları Yüksek Lisans Tezi, Sare Ebru Ekmekçioğlu

Müzikal Seslere Dair, İhsan Feyzibeyoğlu 


İLGİLİ

Çok Sevilen 6 Müzik Eseri ve Az Bilinen Hikayeleri

Çok bilinen ve sevilen altı şarkı ve türkünün ardındaki hikayeleri bu yazıda topladık.


Paylaş