Hitit İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyu varlığını korumuş başkenti Hattuşa’nın tarihi.

Çorum Boğazköy’de yer alan Hattuşa, MÖ 1600’lü yıllarda Hitit İmparatorluğunun -veya Etiler- başkenti olmuş bir antik kent. Önceki sahipleri Hattiler tarafından “Hattuş” olarak adlandırılan kent, Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Hitit egemenliğinde Hattuşa adını aldı.

Günümüzden yaklaşık 3500 yıl önce kurulan Hitit İmparatorluğu, bıraktığı mimarlık ve sanat eserleriyle Anadolu’nun tarihine dair çok önemli bilgiler veriyor. Bu görkemli imparatorluğun başkenti Hattuşa ise 1986 yılından beri UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde yer alıyor.

Hattuşa’nın Kuruluşu

Hattuşa, yaklaşık 400 yıl başkentlik yapmış bir şehir. Yazılı kayıtlara göre ilk Hitit Kralı olan Anitta tarafından MÖ 1700’lerde alınan Hattuşa, yine Anitta tarafından yıkıldı. Yaklaşık yüz yılın ardından Hattuşa, I. Hattuşili tarafından yeniden kuruldu. Uzun yıllar egemenliğini sürdürecek kent, hikayesine böylece başlamış oldu. Anadolu’nun ilk örgütlü devlet yapısı olan Hititler, MÖ 1200 yıllarında yıkıldı. Dağılan imparatorluğun ardından Hattuşa da kademeli olarak terk edildi. Günümüzde görebildiğimiz medeniyetin kalıntılarının büyük çoğunluğu ise Kral IV. Tudhaliye döneminden.

Hattuşa Antik Kentin Keşfi 

Hattuşa ilk önce 1834 yılında Fransız Mimar ve Arkeolog Charles Texier tarafından keşfedildi. Texier keşifleri esnasında buradaki bazı kalıntıların eskizlerini çizdi, önce buranın Pteria adlı bir şehir olduğunu öne sürdü.

Yıllar içerisinde farklı mimar, arkeolog ve tarihçilerin çalışmalarıyla yeni kabartmalar ve nişantaş yazıtları bulunup resmedildi. 1882’de ilk topografik planı Karl Human tarafından çizildi. Planın çizilmesiyle kazılar pratiklik kazandı, ardından ilk çivi yazılı tabletler bulundu. Ernest Chantre, Hugo Winckler ve Theodor Makridi’nin yaptıkları sondajlar ile çıkarılan yazılı tabletler büyük bir medeniyete işaret ediyordu. Tabletlerdeki çivi yazılarının okunmasının ardından burasının Hititlerin başkenti Hattuşa olduğu anlaşıldı.

Şehir Katmanları

Hattuşa, sanat ve mimarlık dalında önemli eserler bırakmış bir başkent. Büyük bir ovanın, dik kayalık yamaçlarına kurulmuş bu kentte kazılar sonucunda 5 ayrı kültür katı ortaya çıkarıldı. Bu katlarda Hatti, Asur, Hitit, Frik, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar bulundu. Hattuşa’nın bu kadar farklı kültürlerce, yüzyıllar boyu tercih edilmesinin sebebi Anadolu’nun kalbinde yer alması ve sulak alanlara da yakın olan verimli bir coğrafyaya sahip olması. 

Bu çevrede ilk yerleşim MÖ 6000’lerde Kalkolitik Çağ’da ortaya çıkıyor. Tunç Çağı’na geldiğimizde ise ilk şehrin kurucuları Hattiler oluyor. Hattilerin Hattuş şehri, sonrasında yerini Hititlerin Hattuşa şehrine bırakıyor.

Hattuşa şehri temelde 2 ana şehir yapısını barındırıyor; Aşağı ve Yukarı şehir. Hattuşa’nın kuzeyi “Aşağı şehir”, güneyi ise “Yukarı şehir”. Bu isimlendirme iki şehir arasındaki 300 metrelik yükseklik farkından geliyor.

Aşağı Şehir

Burada en eski kalıntılar, MÖ 19-18. yüzyıllardan kalan Asur Ticaret Kolonileri Çağı yerleşmeleri. Şehrin adına ilk kez bu çağa ait belgelerde rastlanıyor. Bulunan yazıtlardan Hattuşa’nın MÖ 18. yüzyılda Kuşşara Kralı Anitta tarafından tahrip edildiği ortaya çıkıyor. Asıl kentin kurucusunun ise I. Hattuşili olduğu yazıtlardan öğreniliyor.

Yukarı Şehir

Yukarı şehirin tapınak kalıntıları

Yukarı şehir, eğimli bir arazide 1 km2 büyüklüğünde bir yer kaplıyor. Burası daha çok tapınak ve kutsal alanlardan oluşuyor. Yukarı şehrinin güneyi surlarla çevrelenmiş ve bu surların 5 tane kapısı bulunuyor. Bu kapılardan üçü Kral Kapısı, Aslanlı Kapı ve Sfenksli Kapı.

Aslanlı Kapı

Yazılıkaya

Yazılıkaya, Hattuşa’nın 2 km kuzeydoğusunda yer alan bir açık hava tapınağı. MÖ 13. yüzyıldan kalan tapınak, kayaların arasında galeri adı verilen iki girintiden oluşuyor. Tapınağın taş süslemelerinde 63 tanrı figürü yer alıyor. Zaten Hititler’in bin tanrılı ülke diye adlandırılması da bunu destekliyor. Hitit dininin baştanrıları ise, Yazılıkaya’daki taş işlemelerinin de merkezinde yer alan Fırtına Tanrısı Teşup ve Güneş Tanrıçası Hepat.

12 Tanrı rölyefleri

Hattuşa’nın tapınaklarından çıkartılan eserler Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yer alıyor.

Çivi yazılı bronz tablet

 

Kaynaklar

Çığ, Muazzez İlmiye. (2000) “Hititler ve Hattuşa - İştar’ın Kaleminden” İstanbul: Kaynak Yayınları.

https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44427/hattusa-bogazkoy---hitit-baskenti-corum.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Hattu%C5%9Fa%C5%9F#Hattu%C5%9Fa%C5%9F'ta_Ortaya_%C3%87%C4%B1kar%C4%B1lan_%C5%9Eehir_Katmanlar%C4%B1


BENZER YAZILAR

Deepfake Nedir?

Yapay zeka ve makine öğrenmesi ile birlikte gerçeğinden ayrıt edilemeyecek fotoğraflar ve videolar ortaya çıkaran, tehlikeli olarak nitelendirilen bir teknolojik uygulama

Tarihte Bilinen En Eski Venedik Çizimi

Bu çizim 14. yüzyılda seyahat eden bir keşiş tarafından yapılmış illüstrasyon. Dr. Sandra Toffolo tarafından gün ışığına çıkarıldı.⁠


Paylaş