Göz alıcı manzaraları ve önemli tarihiyle Avignon Güney Fransa’nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri.

Yazar: Selin Gürkaş- İstanbul Teknik Üniversitesi

Avignon’un Tarihi

Avignon, Fransa’nın güneybatısında, Provence-Alpes-Côte-d’Azur bölgesinde yer alan tarihi bir şehir. 2000 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen şehir, içinde birçok tarihi ve doğal güzellik bulundurmakta. Güney Fransa’nın en çok turist çeken bölgelerinden biri olan Avignon, Akdeniz iklimine sahip olduğu için, en çok ilkbahar ile sonbahar mevsimleri arasında ziyaretçi çeker.

Tarihi ve mimari anlamda önem taşıyan bir şehir olan Avignon’un merkezi, 1995 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Çok eski bir yerleşim yeri olmasının yanında tarih boyunca birçok farklı devletin yönetimi altında bulunması şehrin tarihi öneminin başlıca sebeplerinden. Yapılan kazılara göre Avignon’daki en eski yerleşim yaklaşık 5000 yıl öncesinde. Yaklaşık M.Ö. 49’da Roma Hukukunun hakim olduğu şehir, daha sonra Roma kolonisi statüsünü kazandı. Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin en gelişen şehirlerinden biri oldu. Avignon, Batı-Roma İmparatorluğu'nun yıkıldıktan sonra hem Rhone Nehri'ne olan kıyısı hem Avrupa’daki konumunun etkisiyle de birçok devletin egemenliğinde yönetildi.

Avignon Festivali

Temmuz ayında yapılan dünyaca ünlü Avignon Festivali şehirde en çok turist bulunan zaman olmakla beraber bu dönemde şehirde kalacak bir yer bulmak da çok zordur. 1947’den beri yapılan ve geleneksel hale gelmiş bir sanat festivalidir. Fransa’nın en büyük festivallerinden biri olan Avignon Festivali’nde; tiyatro, dans, müzik ve sinema dallarında birçok performans sergilenir. Kara ve deniz ulaşımı olan şehre havayolu ile ulaşmak için yakınındaki Marsilya ve Lyon şehirlerinden aktarma yapılabilir.

Avignon Papalığı: Papalığın İkinci Başkenti

Avignon’un tarihindeki en önemli dönemlerden biri Avignon Papalığı olarak adlandırılan ve Avignon’un 70 yıl boyunca Papalığın başkenti olduğu dönemdir. 1285-1314 yılları arasında Fransa Kralı olan IV. Philippe, Roma’nın o dönemdeki karışıklığından yararlanarak, kendi desteklediği adayın papa olmasını sağlar. Fransa’nın desteğiyle, 1305’te Papa seçilen V. Clemens, Papalığı Vatikan’dan Avignon’a taşır ve böylece Katolik Bölünmesi ya da Batı Bölünmesi olarak adlandırılan olay gerçekleşir. 1309 ile 1378 yılları arasında 70 yıl süren bu dönem, Roma’ya dönen Papa XI. Gregorius ile son bulur. Bu dönemden sonra ortak bir papa seçme konusunda anlaşamayan Fransa ve İtalya farklı kişileri papa olarak kabul edince Katolik Kilisesi iki Papalı bir dönem geçirir. Uzun süren görüşmeler sonucunda 1417’de V. Martinus Katolik Kilisesi’nin tek papası olarak kabul görür ve bölünme dönemi son bulur. Avignon’da bu dönem ve sonrasında yapılan ve günümüzde nerdeyse hiç bozulmadan kalan birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapıların yanında şehrin tarihi dokusunu uzun yıllardır bozmaması da ziyaretçilerin ilgisini çeken bir faktördür.

Avignon’un Önemli Yapıları

Papalık döneminden kalma Palais des Papes yani Papalık Sarayı, Avignon’un en çok ziyaret edilen yerlerinden biri. Gotik bir tarza sahip olan ve 14. yüzyılda yapılmış olan saray, 70 yıl boyunca 7 farklı papanın evi olmuştur. Daha sonraki dönemlerde ise papalar tarafından yazlık saray olarak kullanılmaya devam edilmiştir.

Palais des Papes, Papalık Sarayı

Şehrin ana meydanı olan Place de l’Horloge, şehrin belediye binası ve opera binasının bulunduğu yer olmakla beraber, Avignon Festivali’nde açık hava gösterilerinin de izleyiciyle buluştuğu meydandır. Şehirde bulunan Petit Palais Müzesi, şehrin en büyük müzelerinden biri olarak, turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği bir yerdir. Müzede Rönesans ve Orta Çağ döneminde yapılmış birçok sanat eseri bulunmaktadır.

Avignon’un simgelerinden biri olan Pont Saint-Bénézet Köprüsü, Rhone Nehri’nin üzerine 1177 ile 1185 yılları arasında yapılmıştır. 12. yüzyılda Fransa’yı Papalık bölgesine bağlayan köprü daha sonraki yıllarda köprü yıkılıp tekrar inşa edilmiştir. Avignon’un merkezi ile köprü de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Pont Saint-Bénézet Köprüsü

Lavanta Cenneti Provence

Avignon’un bulunduğu Provence Bölgesi’nde en çok ziyaretçi çeken yerlerden birisi de lavanta tarlaları. Boydan boya uzanan ve özellikle yaz döneminde açarak göz alıcı manzaralar sunan lavanta tarlaları, düzenlenen özel turlarla turist akınına uğruyor. Avignon’un etrafında da sık sık rastlanan lavanta tarlalarının görsel bir şölen oluşturmasının yanında, lavanta birçok farklı tüketim ürününde de kullanılıyor. Özellikle turistlerin büyük ilgisini çeken lavantalı temizlik ürünleri, lavantalı dondurma ve lavanta esansları kasabalardaki çoğu dükkanda uzun yıllardır satılıyor. Provence Bölgesi’nde, Avignon’un biraz dışında kalan Sault Kasabası, yüzyıllardır ayakta duran çarşısı ve lavanta balının 1887’den beri satıldığı Andre Boyer Pastanesi ile bölgenin en bilinen kasabalarından. Bölgenin en önemli geçim ve turizm kaynaklarından olan lavanta aynı zamanda Fransa’nın en çok ihracatını yaptığı tarım ürünlerden biri.

İnsanlığın uzun yıllardır yerleşimini sürdürdüğü Avignon şehri, tarihi, kültürü ve doğal güzellikleriyle her yıl birçok turisti ağırlıyor. Festivalleri ve diğer etkinlikleriyle de ziyaretçi çeken Avignon’a seyahet şirketleri her sene birçok kez tur düzenliyor. Şehir, Güney Fransa’ya gidenler için mutlaka rotada bulunması gereken şehirlerden biri olarak gösteriliyor.

 

Kaynaklar:

https://www.britannica.com/place/Avignon

https://www.nationalgeographic.com/travel/destinations/europe/france/Avignon/top-activities-things-to-do/

 

İLGİLİ

Paris'in en gösterişli mimarilerinden Palais Garnier

Bu opera binası Fransa'nın en önemli sembollerinden biri. 1875 yılında tamamlanmış ve 1923 yılından beri Fransız Tarihi Anıtlar kategorisinde.

Tarihte En Gelişmiş Maya Kentlerinden: Palenque

Mimarisiyle döneminin çok ötesinde olan bu Maya şehrinin MÖ 6. yy’da kurulduğu düşünülüyor.


Paylaş