Arkhe Felsefe tecrübesi, birçok farklı açıdan tanıtılacak ve incelenecek.

Arkhe Nerede, Nasıl Ulaşabilirim?

Arkhe, İzmir’in Selçuk ilçesinin Şirince köyünde yer alan bir tesis, etrafında Nesin Matematik Köyü ve Kayserkaya oteli bulunuyor. Bu konudaki detaylara Arkhe Projesinin internet sitesinden erişebilirsiniz.

Arkhe’de Yaşam Koşulları

Öncellikle Arkhe’nin yemekhanesinde üç öğün yemek servis ediliyor, mutfak tavrı olarak vegan seçenekleri de olan vejetaryen bir anlayışa sahip oldukları belirtilmeli. Konaklama seçenekleri ise Arkhe’nin binası, Arkhe’nin ayarladığı çadırlar, katılımcının kendi getirdiği çadır ve anlaşmalı otel ve pansiyonlar düşünülebilir. Konaklama kısmını katılımcının kendisinin ayarlaması da seçenekler arasında. Arkhe’nin doğa ile iç içe bir tesis olduğuna da dikkat edilmeli, bu durum atmosfere birçok katkı sunuyor. Yine de arazinin engebeli hali, katılımcılardan İris’in de belirttiği gibi yürüme zorluğu çeken veya tekerlekli sandalye ile yürümek durumunda kalan insanlar için bir problem, kamp sırasında bu soruna çözüm aranacağının belirtilmesi ise olumlu gördüğüm bir gelişme.

 Nasıl Katılımcı Olabilirim?

Katılımcı olmak için her kampın kendine has koşulları mevcut, benim tecrübemde internet üzerinden bir form doldurmak yeterli oldu. Kamplara bu yıldan itibaren burslu olarak katılmak da mümkün. Son olarak, bir sonraki alt başlıkta açıklayacağım gönüllülük sisteminin bir sonucu olarak, her gönüllünün kamp derslerine katılma imkânı da var. 

Gönüllülük Sistemi

Arkhe’de kampların başarıyla devam etmesi ve koşulların konfor alanına daha yakın olmasının en önemli sebeplerinden biri, bu oluşuma destek olan gönüllüler. Bu sistemin, süreç içinde kendini özellikle de gönüllü tecrübe kazandıkça geliştiren bir yapı olduğu söylenebilir. Gönüllüğün başarısının altında rotasyon kavramının olduğunu düşünüyorum, bu rotasyon gönüllülerin uzmanlığını da göz ardı etmeden her gönüllünün her alanda çalışmasına ve kendini geliştirmesine imkân tanıyor.

Edebiyat ve Hafıza Çalışmaları

Edebiyat ve Hafıza Çalışmaları, bu iki kavramın felsefi bir zeminde tartışıldığı, altı farklı ders sürecinde her ismin kendi perspektifi ve konusuyla bu kavramları merkez alan bir düşünce alanı yaratmaya çalıştığı bir kamp programı. Yazının devamında kamp içindeki derslerden ve bu derslerin sunduğu açılımlardan bahsedeceğim.

Emine Ayhan: Bir Hafıza Kaydı Olarak Shakespeare Tiyatrosu

Bu derste, Shakespeare’in Türkçeye Şirret Evcilleşmesi veya Hırçın Kız olarak çevrilen ‘’Taming of the Shrew’’ oyunu üzerinden edebiyatın hafızası incelendi. Dersin ana ekseni edebiyatta süre gelen diyalog ve metinlerin birbiri üzerinde kurduğu dönüştürücü etkiydi. Emine Ayhan, kendisinden takip ettiğim ilk Shakespeare seminerinden beri gözden kaçırmamaya çalıştığım bir isim. Kendisinin derslerinin, edebiyattan koparılmaya çalışan modern zihin için ilk bakışta takip etmesi zor gelebilecek bir tarza sahip olduğunu söyleyebilirim. Daha önceden dile getirilen edebiyatta süre gelen diyalog ve edebiyatın akışkan yapısı hatırlanmalı çünkü Emine’nin derslerinde bu diyaloğun izlerini sürmek mümkün ve kendisinin derslerine ritmini veren de bu diyalog. Zorluk ifadesine geri dönecek olursak, ‘’zor’’ deyince genellikle anlaşılan olumsuz bir yargı oluyor fakat nasıl ki rahatça okunan bir eserin en iyisi olması denklemi çok da ciddiye alınacak bir denklem değildir, konuşurken veya dinlerken de en net ve bir nefeste anlaşılır ifadeler, her zaman en iyisi olmak zorunda değildir. Kısacası ilk oturum kendi adıma oldukça anlamlıydı.

Mine Söğüt: ‘’…ya insan o kelimeyi bulamazsa’’

Mine Söğüt’ün dersinin işleyişi ise tek bir şiir ve kelimelerinden yola çıkarak bir düşünme atmosferi yaratmaya yönelikti. Arkhe’nin alışkın olduğu bir atmosfer olan, diğer hocalarında derslere eşlik etmesi belki de dersi yeni bir eksene taşıması bu oturumda da gerçekleşti, Solmaz Zelyüt ve Hüseyin Deniz Özcan hocaların katkısı olmadan bazı bağlamların daha dışarıda kalabileceğini söyleyebilirim. Bu bölümün başında bir şiirden hareketle ilerlediğimizden bahsetmiştim, benim için bu oturumun ilgi çekici yanı bir şiirin bağlamının o şiirin üzerine düşündükçe ne kadar değişebileceğiydi.

Solmaz Zelyüt: Ricoeur ile Hafıza ve Anlatı

Solmaz Zelyüt, Arkhe’nin üçüncü gününde Paul Ricoeur merkezinde hafıza üzerine üretilen felsefe ve düşünceye dair hoş bir izlek sundu. Zaman ve tarihin karmaşık ilişkisini imleyen bir mitin incelenmesiyle başlayan ders, bir filozoflar geçidi olarak devam etti, konunun da bizlere sunduğu eksen itibariyle. Solmaz Zelyüt’ün derslerini takip etmenin kendine has bir zevk olduğunu söylemeliyim, bu dersin bence en önemli yanını temelin kurulmasında ve kavramların yerlerine yerleşirken oluşan bütünlüğün içinde bulabiliriz. 

Hazal Bozyer: Bireysel ve Toplumsal Hafıza Arasında Edebiyat ve Roman

Bu dersin ana kavramı ise Hafıza Anlatıları olarak belirlenebilir. Bu Hafıza Anlatılarının oluşum koşullarını, özellikle Refik Halid Karay üzerinden incelemek bizleri büyük kopuş kavramıyla karşılaştırdı. Gazetelerin ve bu alandan para kazanma ihtiyacının dönem üzerindeki etkileri de önemli bir vurguydu. Bizlere eşlik eden bir durak ise Walter Benjamin’in Hikâye Anlatıcısıydı, fikrim Hafıza Anlatılarının Benjamin’in kavramsallaştırmasındaki sistematik amaca ulaşmadığı veya kendi sistematik amaçlarını üretmediği yönünde olmakla birlikte bu kavramın gündeme gelmesi Hafıza Anlatısını daha kapsamlı bir yöne sevk etmiş.

Hakan Atay: Ömürlülük, Gerçekçi Bir Hafıza Teorisi

Sophokles’in Oidipus üçlemesinden ilham alan bu derste, sonsuzluk kavramının muğlaklığı ve aynı zamanda bu muğlaklığın tehlikeleri vasıtasıyla sonlulukla ilgili bir düşünme zemini üzerinden ilerledik. Bu dersin kendine has özelliği, atölyenin başlamasından az önce şekillenmeye başlaması ve Arkhe’nin sunduğu atmosferin etrafında şekillenmesiydi. Böyle bir ders tarzının çeşitli imkân ve imkân eksikleri olduğu söyleyebilirim bence imkân yönüne bakmamız daha verimli sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Elbette teorinin alacağı şekli tahmin etmek zor ama şuan ki haliyle de düşüncemde yeni ufuklar açtı.

Hüseyin Deniz Özcan: Estetik Değer ve Roman Geleneği

Bir edebiyat türü kurucusu olarak Henry Fielding ve onun kurallarını koyduğu roman geleneğinin kendine has imkânları üzerine bir oturum gerçekleştirdik. Edebi ve estetik diyalog üzerine üretilen düşünce, bir sanat geleneğinin sınırlıkları içindeki estetik özerkliği ve romanı roman yapan nedir gibi aklımdan çıkmayacak sorularla karşılaştım. Bu dersin ders içinde ders bölümü ise Romantik akım üzerine yapılan tartışmalardı, o bölümümde beni daha çok soruyla ama kıymetli sorularla baş başa bıraktığını belirtmeliyim.

Öğle Arası Etkinlikleri ve Kapanış Performansı

Arkhe’nin önemli yönlerinden biri de kamp içinde plan dışı etkinliklere imkân vermesi bana soracak olursanız. Benim katıldığım aralıkta Ahsen ve Umut tarafından dört tane öğle arası etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikler, şişe boyamaca, maske yapımı, ritim ve bir enstrüman olarak beden başlıklarıyla tanımlanabilir. Bu etkinliklerin hepsinde fotoğraf çekmek amacıyla bulunmuş biri olarak kesinlikle kampı parlatan ve ana değer katan etkinlikler olduğunu bilmenizi isterim. Son günde gerçekleşen performansta ise maske yapımı sırasında yapılan maskeler, ritim ve beden sırasında ortaya atılan fikirler çok iyi sonuç verdi.


BENZER YAZILAR

Genco Erkal

Tiyatronun en büyük isimlerini saymak istesek birçoğumuz için şüphesiz en başta onun adı gelir. Bu paylaşımımızda, sahnede 50. yılını deviren büyük usta Genco Erkal’ı (1938) paylaşmak istedik.

Edebiyat Festivalleri: Jaipur Edebiyat Festivali

Dünyadaki en büyük edebiyat gösterisi olarak adlandırılan Jaipur Edebiyat Festivali’nin içeriği ve tarihçesi.


Paylaş