Fransız Yeni Dalgası'nın temsilcilerinden Éric Rohmer'in ikili ilişkilere odaklandığı ve karakterlerini anlamaya çalıştığı serisi Altı Ahlak Hikayesi'ndeki filmler ve konuları.

Fransız Yeni Dalgası’nın temsilcilerinden Éric Rohmer, diğer Fransız Yeni Dalga yönetmenleri gibi Cahiers du Cinéma dergisinden yazar olarak yer almıştır. Claude Chabrol ile Alfred Hitchock üzerine yazdığı yazılar ile Hitchock’un tarzının incelenmesinde ve auteur teriminin yaratılmasında bir rol oynamıştır. Rohmer, 1956’dan 1963’e kadar Cahiers du Cinéma dergisinin editörlüğüne yapmıştır ve sonrasında dergideki ekiple yaşadığı ideolojik anlaşmazlıklar nedeniyle işini bırakmıştır. Akımın diğer isimlerinden daha sonra film eleştirmenliğinden sinemacılığa olan geçişini gerçekleştirmiştir.   

Éric Rohmer gizliliğine fazlasıyla önem veren bir yönetmendir. İsmi veya doğum tarihi sorulduğunda gazetecilere farklı cevaplar verdiği bilinmektedir. Bazı film gösterimlerine takma bıyık gibi aksesuarlar takarak katılmıştır. Hatta, bir söylentiye göre Rohmer’in annesi öldüğünde oğlunun bir sinemacı olduğundan haberi yokmuş.

Yönetmen çeşitli edebiyat uyarlamaları çekmiş de olsa en çok üç ayrı seri halinde çektiği filmleriyle biliniyor. Bunlardan ilki Altı Ahlak Hikayesi, ikincisi Komediler ve Özlü Sözler ve üçüncüsü Dört Mevsim Öyküleri. Bu üç serideki filmler de kendi içlerinde tematik bir bağlantıya sahiptir. Ayrıca, benzer tipte karakterlerin hayatlarını işlerler.

Altı Ahlak Hikayesi

Altı Ahlak Hikayesi serisi iki tane kısa film ile başlamaktadır. Serinin devamında uzun metrajlı filmler çeken Rohmer, serinin üçüncü filmi olan Koleksiyoncu Kadın (La Collectionneuse) ile tanınmaya başlamıştır. Sonrasında Maud’daki Gecem (Ma nuit chez Maud) filmi ile iki dalda Akademi Ödülleri’ne aday olarak tanınırlığını arttırmıştır.

Bu serinin adında ahlak geçmesine rağmen filmler hikayelere ve karakterlere ahlakçı bir bakış açısıyla bakmamaktadır. Filmler, karakterlerini yargılamak yerine onların motivasyonlarını ve yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını incelemeye, anlamaya çalışmaktadır. Altı Ahlak Hikayesi, ikili romantik ilişkilerine odaklanmaktadır ve ilişkilerinin tam ciddi olmaya başladıkları anda başka kadınlarla tanışan erkekleri anlatmaktadır.

Diğer Fransız Yeni Dalgası filmlerine benzer şekilde, bu seri de, orta-üst sınıf Fransız entellektüellerine odaklanır. Yalnız diğerlerinden farklı olarak Rohmer'in elinde bu karakterler daha üç boyutlu haller alırlar. Yine karakterlerin kendi dünyalarındaki bunalımlar filmlerin konusudur ama, belki de filmler karakterlerin motivasyonlarını incelemeye çalıştığı için, karakterler gerçeklikten uzak ve köşeli değillerdir. Ayrıca, erkek karakterlerin ilgi odağı olan kadın karakterler yalnızca onların bakış açısına ve doğrularına bağlı değildir.

Altı Ahlak Hikayesi’ni, Rohmer’in diğer serisi Komediler ve Özlü Sözler’i ve ilk filmlerinden bazılarını MUBI Türkiye’den izleyebilirsiniz!

Monceau’nun Pastaneci Kızı (La Boulangère de Monceau)

Film, genç bir öğrencinin sokakta gördüğü bir kadına aşık olmasıyla başlar. Genç adamın cesaretini toplayıp kadınla konuşması kolay olmaz. Kadın ile uzun süre rastlaşmadığı bir dönemde geçtiği sokaktaki bir pastanenin müdavimi olur. Bu sefer de pastanede çalışan genç bir kadından hoşlanmaya başlar.

Serinin ilk filmi olan Monceau’nun Pastaneci Kızı 23 dakika ve siyah beyaz olarak çekilmiş. Sinemalarda gösterilmeyen filmin teknik olarak kalitesinden Rohmer pek memnun değilmiş.

Suzanne’in Kariyeri (La carrière de Suzanne)

Suzanne’in Kariyeri arkadaş olan iki genç adamın Suzanne isimli genç bir kadın ile olan ilişkisini anlatır. Arkadaşlardan daha dışa dönük olan Guillaume kısa süre içinde Suzanne ile bir ilişki yaşamaya başlar ancak hızlıca Suzanne’den sıkılır. Daha içine dönük olan Bertrand ise uzaktan Suzanne’i ve halen daha Guillame’in yanında olmasını yargılar.

Serinin bu ikinci filmi yine siyah beyaz olarak çekilmiş ancak süresi uzayarak 60 dakikaya ulaşmıştır. Aynı Monceau’nun Pastaneci Kızı gibi bu film de sinemalarda gösterilmemiştir.

Koleksiyoncu Kadın (La Collectionneuse)

Film, Fransa’nın güneyindeki bir yazlık villada kalan iki erkek ve genç bir kadının ilişkiler ağını anlatır. Genç kadın, Haydée, her akşam başka bir erkekle dışarı çıkar ve sonra onları villaya getirir. Bir önceki filmle benzer olarak Adrien, Haydée’nin sürekli başkalarıyla olmasını yargılarken evdeki diğer kişi Daniel, Haydée ile bir ilişkiye başlar.

Serinin ve Éric Rohmer’in ilk renkli filmi olan Koleksiyoncu Kadın, Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazanmıştır. Böylece Rohmer daha da tanınmaya başlamıştır. Ayrıca film, Rohmer’in en iyileri içinde sayılmaktadır.

Maud’daki Gecem (Ma nuit chez Maud)

Maud’daki Gecem, Jean-Louis isimli kendi dünyasındaki bir adamın hayatına giren birbirinden farklı iki kadın ile ilişkilerini anlatır. Paris’te yaşayan dört ana karakter kendi aralarında hayata, felsefeye, dine ve aşka dair çeşitli konuşmalar gerçekleştirirler. Jean-Louis, Maud’un evinde geçirdiği geceden sonra ondan etkilenmeye başlar ama bir yandan da aklında kilisede gördüğü sarışın genç kadın vardır.

Bu film, Rohmer’in hem eleştirmenlerce fazlasıyla beğenilen hem de gişede iyi bir performans sergileyen ilk filmi. Maud’daki Gecem, 1969’daki Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday olmuştur ve En İyi Yabancı Dil, En İyi Özgün Senaryo dallarında Akademi Ödülleri’ne aday olmuştur. Ayrıca, bu film, aslında serideki üçüncü film olarak planlanmıştır ancak çekim takviminin başrol oyuncusunun programı ile çakışmasından ötürü dördünce film olmuştur.

Claire’in Dizi (Le Genou de Claire)

Claire’in Dizi, Güneydoğu Fransa’daki bir gölün yakınında tatil yapan Jérôme’un eski bir arkadaşı Aurora ile karşılaşmasını ve o arkadaşı aracılığıyla tanıştığı insanlarla ilişkisini anlatır. Aurora’ın kaldığı evin ergen yaştaki kızı Jérôme’dan hoşlanmaya başlar. Ancak, Jérôme’un ilgisi daha çok o kızın üvey ablası Claire’da ve özellikle onun dizi üzerindedir

Film, Rohmer’in çektiği ikinci renkli filmdir ve yönetmen bu kararını filmin geçtiği bölge üzerinden açıklamıştır. Annecy Gölü’nün etrafında çekilen film, göl ve dağ görüntülerini, çimenlik alanları ve yeşil otları içermektedir.

Öğleden Sonra Aşk (L'Amour l'après-midi)

Film, evli bir adam olan Frédéric’in eşine olan duygularına dair şüphesini ve bekarken yaşadığı hayata özlemini anlatır. Bir gün, ofisine yıllardır görüşmediği bir tanıdığı Chloé gelir ve Frédéric o günden sonra daha fazla duygu karmaşası yaşamaya başlar. Eşini fiziksel olarak aldatmaz ama, bir süre sonra Frédéric eşi Hélène ve Chloé arasında bir seçim yapmak durumunda kalır.

Serinin son filmi olan Öğleden Sonra Aşk filminde Frédéric’in kurduğu bir hayal sırasında serinin diğer filmlerinde yer alan kadın oyuncular gözükmektedir. Bu filmin sonu da diğer filmlerin sonu gibi ekran karardıktan sonra hikayenin devam ettiğine dair izler taşımaktadır ve seyirci film bittiğinde olayların karakterler için tam olarak nasıl sonuçlandığı bilmemektedir.

Kaynakça:

https://altyazi.net/yazilar/yonetmen-portreleri/eric-rohmer-suclar-ve-kabahatler/

https://www.rogerebert.com/streaming/criterion-releases-wonderful-box-set-of-eric-rohmers-six-moral-tales

https://www2.bfi.org.uk/news-opinion/news-bfi/features/eric-rohmer-beginners                    

https://en.wikipedia.org/wiki/%C3%89ric_Rohmer_filmography


BENZER YAZILAR

Scarface: Yaralı Yüz

Al Pacino'nun yeni bir benliğe hayat verdiği suç, drama, gangster, uyuşturucu konulu kült filmi: Scarface.

Pandemi Sonrası Sinema Salonlarının Geleceği

Yaklaşık bir yıldır dünyanın pek çok yerinde sinema salonlarının kapalı olması, film festivallerinin iptal edilmesi, stüdyoların filmlerin yayın tarihlerini ertelemesi sinemayı nasıl etkiledi?


Paylaş