Afro-Amerikan Edebiyatı’nın öncüsü ve ilk siyahi kadın editör Toni Morrison’ın yazarlık hayatı ve eserleri.

Yazar: Kader Gün - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Toni Morrison'ın Hayatı

Toni Morrison (ilk adı Chloe Anthony Wofford), 1931 yılında Amerika’nın Ohio eyaletine bağlı Lorain ilçesinde doğdu. Afro-Amerikan (Siyah Amerikalı) bir işçi ailesinin ikinci çocuğuydu. On iki yaşına girdiğinde bir Katolik olarak Anthony ismini aldı ve takma ad olarak Toni’yi kullanmaya başladı. Ailesi ona Afro-Amerikan hikayeleri anlatıp bu kökenin ezgilerini dinleterek kimlik bilincinin bu şekilde gelişmesini sağladı. Böylece beyazlarla ortak eğitim gördüğü kolajden mezun olduktan sonra 1949 yılında, genellikle Afro-Amerikalıların gittiği Howard Üniversitesi'ne kayıt oldu ve siyahi aydın topluluklarına katıldı. Okulu Washington’daydı ve Morrison burada ilk kez ırka dayalı olarak ayrıştırılan otobüs ve restoranlar ile karşılaştı, ırkçılıkla yüz yüze geldi. Yazı yazmaya olan ilgisi bu üniversitedeki gayrı resmî şairler ve yazarlar grubunun bir üyesi olmasıyla başladı.

1953 yılında üniversitenin İngilizce bölümünden mezun oldu ve 1955 yılında New York eyaletindeki Cornell Üniversitesi’nde mastırını yaptı. Hayatına İngilizce öğretmeni olarak devam etti ve Texas Southern Üniversitesi'nde iki, Howard Üniversitesi’nde ise yedi yıl eğitim verdi.

1958-1964 yılları arasında Mimar Harold Morrison ile bir evlilik yaptı. Ford ve Slade isminde iki çocuk dünyaya getirdi. Büyük başarılara imza attığı hayatı, 2019 yılında New York’ta sona erdi ve 88 yaşında vefat etti.

“Ben senin yapmadığını, yapamadığını, yapamayacağını yaptım: O küçük, çirkin, siyah kıza baktım ve sevdim onu.” The Bluest Eye, 1970.

Toni Morrison'ın Yazarlık Hayatı ve Eserleri

Toni Morrison yazarlık hayatına 1964 yılında eşinden boşandıktan sonra başladı. İlk siyahi kadın editör olarak döneminin en büyük İngiliz yayınevi olan Random House’ta işe girdi.

Morrison, Random House’taki çalışmalarıyla Afro-Amerikan Edebiyatı’nın (Siyah Edebiyatı), medyada görünmesinde ve öne çıkmasında önemli rol oynadı. Bu konuda yaptığı ilk çalışma Nijeryalı ve Güney Afrikalı yazarların eserlerini içeren Modern Afrika Edebiyatı (Contemporary African Literature) isimli koleksiyon niteliğindeki çalışmasıydı. Daha sonra Kara Kitap (The Black Book) isimli bir çalışma daha yaptı. Bu eserinde kölelik yıllarından 1970 yıllarına kadar Amerikalı siyahların hayatlarından bilgilere, fotoğraflara ve araştırma yazılarına yer verdi.

En Mavi Göz (The Bluest Eye) adlı ilk romanını 39 yaşında yayınladı. Bu kitabında, mavi renkli gözlerinin olmasını isteyen, hiç kimse tarafından sevilmediğine inandırılan siyahi bir kızın hikayesini anlattı. İlk çıktığı zamanlarda pek ilgi görmeyen roman, daha sonra yazarın tanınmış eserleri arasında girdi.

1975 yılında ikinci romanını yazdı. Sula isimli bu kitap, iki siyahi kadının arkadaşlığını anlatıyordu ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülü (National Book Award) adaylığına seçildi. Fakat asıl ününü 1977 yılında yazdığı üçüncü kitabı Solomon’un Şarkısı (Song of Solomon) romanıyla kazandı. Bu kitabında da sosyal hayata işlemiş ırkçılıkla başa çıkmaya çalışan siyahilerin mücadelesini anlattı ve Afro-Amerikan kimliğine dönmenin zorluklarını ortaya çıkarttı. Morrison, Solomon’un Şarkısı kitabı ile Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği Ödülü’nü (National Book Critics Circle Award) ve 1993 Nobel Ödülü’nü kazandı.

“Sahip olduğun en iyi şey, kendinsin.” Beloved, 1987.

Morrison, daha sonra siyahilerin özerklik ve kendilerini gerçekleştirme çabalarını anlatan Katran Bebek (Tar Baby) isminde bir roman daha yayınladı. Ardından Dreaming Emmett isimli bir oyun yazdı. Bu oyun da beyaz erkekler tarafından öldürülen siyahi bir kadının hayatı hakkındaydı. 1987 yılında ise Sevilen (Beloved) isimli romanı çıktı. Bu eserini köleleştirilen Mardaret Garner isimli siyahi bir kadının hayatından esinlenerek yazdı ve kitap, Morrison’ın en çok ödül alan romanı oldu. Sevilen kitabıyla Morrison 1988 yılında Pulitzer Ödülünü, ardından 1993 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Daha sonra bu eseri beyaz perdeye aktarıldı.

Morrison, Sevilen kitabını 1992 yılında yayınladığı Caz (Jazz) ve 1997 yılında yayınladığı Cennet (Paradise) isimli kitapları ile birlikte üç kitaplık bir seriye dönüştürdü ve bunlar yazarın en etkileyici romanları haline geldi.

Yazara 2012 yılında başarılarından dolayı Barack Obama tarafından Başkanlık Özgürlük Madalyası takdim edildi. Ölümünden kısa bir süre önce hayatını, eserlerini ve kariyerini anlatan ve yönetmenliği Timothy Greenfield-Sanders tarafından yapılan, “Toni Morrison: The Pieces I Am” isimli bir film çekildi.

Yazar, hayatı boyunca eserler vermeye devam etti. 11 roman kaleme aldı, çeşitli oyunlar, çocuk kitapları ve kurgu eserler yazdı. Eserlerinde çoğunlukla ırkçılığa ve bunun yıkıcı sonuçlarına değindi. Bir kadın olarak kadınları ve aralarındaki ilişkileri anlattı, bir siyahi olarak da maruz kaldığı ve gördüğü ırkçılığı dile getirdi. Böylece hem siyahi insanların medyadaki sesi oldu hem de edebiyat alanında verdiği eserlerle Afro-Amerikan Edebiyatı’nın bir öncüsü haline geldi.

Kaynaklar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Toni_Morrison

https://www.nytimes.com/2015/04/12/magazine/the-radical-vision-of-toni-morrison.html


İLGİLİ

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk PR projesi

Bu proje Cumhuriyet'imiz henüz 3 yaşındayken, 1926 yılında Atatürk tarafından gündeme getirilen bir proje. 

Kitap Önerisi: Körlük

Adı bilinmeyen bir ülkenin insanları bir anda sebepsizce kör olmaya başlar. Körlük, bir salgın hastalık gibi ülkenin yarısından fazlasına yayılır. ⁠


Paylaş