Küreselleşen dünyayla birlikte hayatımıza giren ortak saat dilimlerinin oluşumu ve etkileri

Yazar: Selin Gürkaş - İstanbul Teknik Üniversitesi

Günü zamanlara bölmek toplu yaşamın önemli ihtiyaçlarından biriydi ve Antik Mısır’dan beri insanlar uzun yıllar buna bir çözüm aradı. Zamanla ortaya çıkan değişik saat fikirleri ticaretin özellikle denizciliğin yaygınlaşmasıyla önem kazanmaya başladı ve modern anlamda saat ve benzeri ürünler üretilmeye başlandı. Gittikçe küreselleşen dünyada ortak bir zaman dilimine ihtiyaç kritik hale geldi ve birçok ülke buna çözüm bulmak için günümüzde kullandığımız zaman dilimlerini yarattı.

Saatin Tarihi

Bilinen ilk saat MÖ 4000 civarında Mısır’da kullanıldı. Güneşin düzenli aralıklarla doğduğunu ve battığını farkeden Mısırlılar, buna dayanarak bir Güneş saati icat ettiler. Gölgesi belli olan ve dik duran bir cisme gelen ışık sonucu oluşan gölge boyuna bakarak saati belirleyebiliyorlardı. Ancak bu saatin kullanımı için gün ışığına ihtiyaç vardı ve bu nedenle sadece gündüzleri kullanılabiliyordu. Bu sorunu çözmeye çalışan Mısırlılar, su ve kum saatini icat ederek, günün her anı için kullanabilen saatler kullanmaya başladılar.

14. ve 15. yüzyıllar boyunca saat gittikçe geliştirildi ve aksesuar olarak da kullanılmaya başlandı. 1524’te ilk kurmalı saat üretilirken, 1550’lerde kurmalı saatlerin yerini mekanik saatler aldı. 1656 yılında ise İngiliz saat ustası George Graham tarafından sarkaçlı saat icat edildi. Bu saat günde sadece 1 saniye geri kalması sebebiyle o zamana kadar üretilmiş en iyi saatti. Ancak bu saat o dönemin en büyük problemlerinden biri olan boylamın ölçülmesi konusunda işe yaramıyordu. 16. ve 17. yüzyıllarda deniz ticareti oldukça yaygındı ve gemiler özellikle Avrupa’da oldukça yoğun kullanılan taşıma araçlarıydı. Ancak boylamların arasında sürelerin ölçülememesi nedeniyle gemiler rotalarını şaşırıyor ve yolculuklar oldukça uzun sürüyordu. Sürenin uzaması hem denizcilerin sağlığını hem de ekonomiyi etkiliyordu. Bu duruma etkili bir çözüm bulmak için İngiliz Hükümeti, 1714’te boylam sürelerini ölçebilecek bir alet yapan kişi için para ödülü belirledi.

George Graham tarafından yapılan ilk sarkaçlı saatlerden biri

Kronometrenin İcadı

Mekanikle ilgilenen bir İngiliz Marangoz olan John Harrison, meraklı bir araştırmacı olarak saatler üretiyordu. Ülkesindeki yarışmaya katılmak için birkaç çalışma yapan Harrison, Londra’ya geldi ve ilgi çekici fikirleri nedeniyle George Graham onu yanına alarak destek oldu. 5 yıllık bir çalışma sonucu ürettiği saat, deniz yolculuğu testini geçen Harrison, hükümetten daha iyisini yapmak için izin istedi. Sonraki 35 yıl boyuna birçok başarılı saat üreten Harrison, mükemmeliyetçiliği nedeniyle çalışmasına son noktayı koymuyordu. Ürettiği beşinci saati 1761’de tamamlayan Harrison sonunda istediği saati elde etmişti. Günde yalnızca 0.02 saniye geri kalan bu saat ile birlikte Harrison ömrünün son yıllarında büyük ödülün sahibi oldu. Ürettiği bu son saat türü bir kronometreydi. İki boylam arasındaki süreyi ölçebilen ve denizciler tarafından oldukça kullanışlı bulunan bu alet uzun yıllar boyunca kullanıldı. 19. yüzyılda ise kronometrelerin cebe girebilen boyutları yapıldı ve sadece denizciler değil birçok insan tarafından kullanılmaya başlandı.

John Harrison’un ürettiği denizci kronometresi günümüzde Greenwich Kraliyet Gözlemevi’nde sergileniyor

Ortak Zaman Dilimleri İhtiyacı

Kronometrelerin yaygınlaşması, dünya genelindeki saat kullanımını çok değiştirmedi. Dünyanın birçok yerinde insanlar güneşin doğuşu ve batışına göre saatlerini ayarlamaya devam etti. Uzun süreli ve uzun mesafeli seyahatlerin yaygınlaşmaya başladığı 19. yüzyıla kadar, farklı zaman dilimleri ve saatlerin, uzak mesafelerdeki etkileri tam olarak anlaşılmadı. Demiryollarının gelişmesiyle beraber saat kullanım farkları insanlar arasında daha çok karmaşıklığa neden olmaya başladı. Buna bir çözüm olarak, Amerika’daki demiryollarında her istasyon kendi saatini ve tarifelerini ayarlamaya başladı. Ancak trenlerin hızlanmasıyla, bazen günde yüzlerce kilometre yolculuk yapan yolcular için bu durum yine de oldukça zordu. Bunun üzerine yeni bir plan uygulayan Amerika Birleşik Devletleri, 1883’te ülke için geçerli dört standart saat dilimi uygulamasına geçti.

Amerika’dan daha önce standart saat sistemine geçen İngiltere, 1884’te küresel bir standart saat uygulaması için harekete geçti. Daha önceleri, farklı ülkeler arası referanslar için çeşitli meridyenler kullanıldı ve bunlar arasında en bilineni Greenwich Meridyeni’ydi. Greenwich’te bulunan gözlemevinin verileri o dönemde kullanılan en güvenilir ve doğru verilerdi. Bu durum Greenwich Meridyeni’ne oldukça itibar ve ün kazandırdı.

Greenwich Kraliyet Gözlemevi

Uluslararası Saat Dilimleri

1884’te İngiltere ve ABD öncülüğünde, ABD’nin Washigton şehrinde Uluslararası Meridyen Konferansı gerçekleşti. 25 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleşen konferansta, ülkeler ortak bir saat dilimi belirlemeyi amaçlıyordu. Paris ve Londra arasındaki büyük çekişme İngiltere lehine sonuçlandı. Greenwich’in o zamana kadar edindiği itibar ve güvenilir verileri nedeniyle, Greenwich oy çoğunluğuyla başlangıç meridyeni kabul edildi. Greenwich Mean Time yani GMT’nin kabul edilmesiyle dünya, 15 derece boylam uzunluklarıyla 24 bölgeye bölündü ve bir gün uluslararası olarak 24 saat kabul edildi. Ancak anlaşmayı imzalayan çoğu ülke, bu uygulamanın sadece bilimsel ve uluslararası çalışmalarda kullanılması şartını öne koştu. Bu nedenle de İngiltere de dahil olmak üzere birçok ülke yeni saat dilimi uygulamasında çok zorlandı ve alışmak dünya genelinde çok uzun zaman aldı. Konferansa katılan ülkelerden biri olan Osmanlı Devleti de bu uygulamaya alışmakta zorluk çeken ülkeler arasındaydı. Ancak 20. yüzyılla beraber GMT birçok ülkede günlük hayatta da kullanılmaya başlandı. 1926 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edilmesinden sonra, Türkiye de otuzuncu derecedeki meridyeni ulusal saat olarak kabul etti.

İlerleyen yıllarda bilimin gelişmesiyle, zaman aralıkları daha detaylı ölçülmeye ve Dünya ile ilgili daha fazla bilgi edinilmeye başlandı. Dünya’nın güneş etrafındaki dönüşünde farklı noktalarda hız farklılıkları olduğunu fark eden bilim insanları, Eşgüdümlü Evrensel Zaman denilen evrensel adı UTC olan bir zaman dilimi ortaya koydular. 1963 yılında kullanılmaya başlanan UTC ile GMT arasında aslında sadece 0.9 saniye fark vardır. Günlük hayata çok etkisi olmayan bu farkın, havacılık ve benzeri birçok profesyonel alanda oldukça önemli etkileri oldu.

Ortak saat dilimine adapte olmadan önce ülkelerde kullanılan saat çevirme tabelası, 1853

Günümüzde de neredeyse her alanda UTC temel alınıyor. Ancak UTC zaman diliminin getirdiği yenilikler de uluslararası saat sorunlarını çözmüyor. Çin, Hindistan gibi yüzölçümü büyük olan ülkeler bütünlük için tek bir saat dilimi kullanıyor ve bu da büyük karışıklıklara yol açıyor. Aynı şekilde geçmiş siyasi olaylar nedeniyle halen olması gereken saat dilimini kullanmayan birçok ülke de uluslararası sorunlara yol açıyor. Havacılık sektörü de bu sebepler nedeniyle günümüzde en çok maddi kayıplar yaşayan sektör.

Kaynaklar:

https://www.timeanddate.com/time/time-zones-history.html

https://greenwichmeantime.com/what-is-gmt/

https://t24.com.tr/yazarlar/cemal-tuncdemir/kuresel-dunyanin-saat-karmasasi,11584


İLGİLİ

Andy Warhol ve Popüler Kültür

“Bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak” sözüyle akıllara kazınan, popüler kültürün dahisi Andy Warhol’un sansasyonel yaşamı.

Robot Hayvanlar

Robot hayvanlar nasıl ortaya çıktı, özellikleri neler, nerelerde kullanılıyor?


Paylaş